Shoji Kawamori, Hollywood’un Kopyaladığı Ama Asla Şereflendirmediği Yaratıcı (3) — Ollie Barder

Ollie Barder — 10 Aralık 2015 — forbes.com

(2)

“Canlandırma dünyasında çoğu zaman uçması imkânsız vasıtalar yine de bir şekilde havalanabilirler. Fakat ben bir zamanlar makine mühendisi olmak istemiş biri olduğumdan, her zaman bu işlere daha büyük bir gerçekçilik seviyesiyle yaklaşmak isterim. Demek ki aslında makineler bakımından bunların kesinlikle tasarımda varolmasını isterim, sırf gösteri olsun diye değil. Bu iş özellikle sonradan o tasarımların oyuncaklarını yaptığınızda önemlidir, çünkü çizgifilmdeki tüm gerekli parçalar o zaman oyuncakta mevcut olur.”

“Dönüştürme yönü, en azından benim için, hep bir özgünlük duyusunu kovalama çabasıyla ilgili oldu. İyi gözüken ya da tarz sahibi birçok şey var dünyada, ama mecha dönüştüğü zaman, mesela motorun ve oturakların işlevleri kaybedilir. Ayrıca çoğu zaman mechayı dönüştürebilmek için dışarıdan parçaların eklenmesi gerekir. VF-1 Valkyrie’yi 35 yıl önce tasarladığımda mechaların dönüşmesinin bağımsız bir süreçle yapılması çok enderdi.”

“O zamanlar öyle bir şey gerçekte varolmadığı için, bir kez başarılabildiği zaman, benim özgün sayacağım bir şey oldu.”

“Bu da benim için ve çalışmam için büyük bir güdüdür.”

“Tesir bakımından, Isuzu 117 Coupe’nin tarzını sevmiştim. Babam ben ilkokuldayken Giorgetto Giugiaro diye İtalyan bir tasarımcıdan çok bahsetti, o da Alfa Romeo, Fiat ve Geleceğe Dönüş‘te kullanılan DeLorean DMC-12 gibi bir sürü ünlü araba tasarısıyla uğraşıyordu. O yüzden sanırım ondan bayağı etkilendim, çalışmalarını çok severim.”

“Sevdiğim diğer tasarımlar bakımından, XB-70 Valkyrie dahiyanedir. Çok yenilikçidir, apaçık bir pratik kullanımı vardır ama aynı zamanda eşsiz gözükür. Thunderbird 2’yi de gerçekten severim, hem bedeninin karakterini hem de onu yapan yaratıcılığı. Gerçekten muhteşemdir.”

“Lise arkadaşlarımla çizim yaptığım günlerde, öyküleri düşünmeyi severdim. Studio Nue’ye katıldığım ve ilk Macross’un planlanmasına dahil olduğum zamanlarda, öyküyü ve genel konsepti de inşa ediyordum. En çok da öykü konseptini getirmeyi seviyorum galiba, bu da benim için anahtar bir nedendir.”

(4)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri