Shoji Kawamori, Hollywood’un Kopyaladığı Ama Asla Şereflendirmediği Yaratıcı (4) — Ollie Barder

Ollie Barder — 10 Aralık 2015 — forbes.com

(3)

Yazarlık ve Yönetmenlik Üzerine

Bu bağlam ve dünya anlayışı Kawamori’nin çağdaş bir öykü anlatıcısı olmasına da yardım etti. Sayısız özgün dizi ve filme imza atan sanatçı yazarlık ve yönetmenlik sürecini tartışarak tasarım çalışmasına nasıl geri bağlandıklarını ele alıyor.

“Yazma süreci bakımından, işe özgün bir şey yapabilir miyim diye yaklaşırım. Önceki bir canlandırma çalışmasında, film ya da romanda görülmedik bir şey. Kısacası, önceden aslında yapılmamış bir çalışma. O yüzden öyküye yaklaştığımda, süreç yazım, yönetmenlik ve mecha tasarımından o kadar da farklı olmayabilir; çünkü her parça çoğu zaman diğerleriyle bağlantılıdır.”

“Genelde bir öykü anlatmanın yeni bir yolunu bulmaya çalışmayı severim. Yeni bir açı.”

“Çok sevdiğim yazarlara gelirsek, yurtdışında tanınıyor mu bilmiyorum ama Kuniko Mukoda‘nın çalışmalarını gerçekten severim. Japonya’da dramlara senaryolar yazdı ve romanları da muhteşemdir. Ayrıca Arthur C. Clarke‘ı da severim.”

“Yönetmenlik işinde, benim ilk gerçek çalışmam Macross: Hatırlar Mısın Aşkı? filmi içindi. Filmin yaratıcılarından birisi olarak TV dizisinin çalışan kadrosunun bir mensubu olup en başından beri üzerinde çalışmış ve yeri geldikçe editlemiş biri olduğumdan, yapımcı benim film işine de girmemi önerdi. Yönetmenliğim için başlangıç oldu bu.”

kawamori_dyrljpg-1200x643

1984 filmi Macross: Hatırlar Mısın Aşkı? Kawamori’nin yönetmenlik dünyasına ilk girişi oldu.

“Yönetmenlik sürecimde, aslında kimse bana nasıl yapacağımı öğretmedi, ben de işe tasarımcı bakış açısıyla yaklaştım. 30 yıl önceydi yani film okuluna gitmemiştim. Kıdemli meslektaşlarımdan da yönetmenliğin nasıl yapılacağı ya da onun gibi hiçbir şey öğrenmedim.”

“Yapımın diğer yönlerine yani öyküye ve mecha tasarımına dahil olduğumdan, herşeyin nasıl oturduğu hakkında iyi bir fikrim var zaten. Bana göre esas iş dünyayı ya da öyküyü vurgulayacak bir sahne göstermek için en etkili yolun bulunmasıdır. O nedenle tasarım yöntemimi de yönetmenlik çalışmama uygulamaya karar verdim.”

“Öykülerde her zaman bir başlangıç, orta, ve son vardır. Genel bir zaman akışı içinde olayların yavaş bir tempo ile vurgulanması gerekir. Karakterlerin duygularında da inişler ve çıkışlar olur. Eylem sahnelerinin şekillenmesi ve duygusal ifadeler de benzer bir yapıdadır, tasarım ve tarzlarla uyumludurlar. Yine, önceden aslında yapılmamış bir şeyi yapma yöntemi ile her zaman özgünlük peşinde olmak çok önemlidir.”

“Benim sevdiğim birçok yönetmen var ama Yasujiro Ozu kesinlikle en sevdiklerimden biri, bir de Stanley Kubrick‘in ilk çalışmaları. Gerçi aslında filme göre değişir, çünkü birçok iyi yönetmen var.”

(5)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri