Taşduvar Jackson’ın torunlarının torunlarından açık mektup — Jack Christian, Warren Christian

stonewall_jackson_monument_ave-crop-promo-xlarge2

Richmond, Virginia’daki Taşduvar Jackson heykeli.

Jack Christian, Warren Christian — 16 Ağustos 2017 — slate.com

Değerli Richmond Belediye Başkanı Levar Stoney ve Anıt Bulvarı Komisyonu üyeleri,

Biz Richmond yerlisiyiz ve Taşduvar Jackson’ın torunlarının torunlarıyız. Taşduvar’ın en yakın iki akrabası olarak, onun heykelinin ve tüm İttifak heykellerinin Anıt Bulvarı’ndan kaldırılmasını istemek için bugün size yazıyoruz. Onlar ırkçılık ve beyaz üstünlüğünün bariz simgeleridir ve kamusal görüntüden gitmelerinin vakti geldi de geçiyor bile. Bir gece Baltimore bu eylemi yerine getirmeyi uygun buldu. Richmond da bunu yapmalı.

Bu talepte bulunurken Başkan Stoney’nin liderliğine duyduğumuz saygı ve hayranlığı ifade etsek de onun “simgelerin kaldırılması ne gerçek hakikatin anlatılmasına ne de ülkede günümüzdeki ırkçılık hâl ve kültürünün değiştirilmesine yarar” iddiasıyla asla uzlaşmıyoruz. Bize göre Jackson heykelinin ve diğerlerinin kaldırılması ister istemez ırk adaleti konusunda zorlu konuşmaları ilerletecektir. Hepimizin aklının başına gelmesi hakikatini anlatmaya başlayacaktır.

Geçtiğimiz haftasonu Charlottesville, İttifak heykellerinin ırkçılara hazır ikonografi sunduğunu apaçık gösterdi. Geçen hafta Charlottesville’e inen insanlar beyaz üstünlüğü için çıplak bir güç gösterisi yapmak için oradaydılar. Onlara göre Robert E. Lee heykeli kendi nefretli ideolojilerinin açık bir simgesidir. Anıt Bulvarı’ndaki İttifak heykelleri de öyledir – özellikle de Jackson, güya savaşı sürdürecekmiş gibi kuzeye bakar.

Adaleti dedemizin dedesinden çok farklı anladığımızı söylemek için size yazıyoruz, ve onun heykelinin bizi temsil etmediğini netleştirmek istiyoruz.

Yetiştirilmemiz ve eğitimimiz boyunca Taşduvar Jackson hakkında çok şey öğrendik. Onun savaşmaktan çekinmesini ve Lexington, Virginia’nın köleleştirilmiş insanlarına Pazar Okulu yapmasını öğrendik, ki zamanında bu bir suç eylemi sayılabilirdi. Ailesine karşı ne kadar düşünceli ve sevgi dolu olduğunu öğrendik. Ama onun köle sahibi olma kararını, İttifak lehine savaşa gitme kararını ve esas olarak beyaz üstünlüğü tarafında savaş veren bir beyaz adam olması gerçeğini gözardı edemeyiz.

Büyük büyük dedemizden utanıyor olmasak da, siyah aile ve arkadaşlarımız acı çekerken beyaz üstünlüğünden istifade ediyor olmaktan utanıyoruz. Bu anıttan utanıyoruz.

Aslında biz Jackson’ın şiddetini övmektense Taşduvar’ın kızkardeşini – büyük büyük büyük halamız Laura Jackson Arnold’u kutlamayı seçiyoruz. Yetişkin olarak Laura sağlam bir Birlikçi ve kölecilik karşıtı oldu. Onunla Taşduvar çocukluktan dolayı inanılmaz yakın olsalar da, İttifak’ı destekleme kararından sonra Laura Taşduvar’la asla konuşmadı. Laura Jackson Arnold ile birlikte tarihin doğru tarafında durmayı seçiyoruz.

Jackson heykeli gibi İttifak anıtlarının maksadı zararsız simgeler olmak değildir asla. Daha çok onlar açıkça beyaz üstünlüğüne ifade veren sanat eserleridir. Birçok örnek arasında, Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki bir İttifak heykelinin ithafına bakarsak bunu açıkça görürüz: bir konuşmacı İttifak askerinin “Güneyde Anglo-Sakson ırkın hayatını kurtardığını” beyan etmişti. Rahatsız edicidir ki, federal askerlerin önünde siyah bir kadına “at kamçılaması” yapmanın “memnun edici görevi”ni yerine getirmekle ilgili bir hikaye anlatarak konuşmasını sürdürdü. Güneyin her yerinde bu ürkütücü mesaj benzer anıtlarla iletilmektedir. Önemlidir ki bu mesaj günümüzün ilan edilmiş beyaz üstünlükçüleri için de açıktır.

Anıt Bulvarı’ndaki heykelleri inşa edildikleri zaman siyah Richmond’luların reddettiğine dair tarihsel deliller de vardır. 1970’lerde siyah belediye meclis üyesi John Mitchell bu anıtların “kan ve ihanet” övgüsü olduklarını söylemiş ve kamu fonlarıyla inşa edilmelerine kuvvetle karşı çıkmıştı. Lee Anıtı hakkında Afrikalı Amerikalıların “orada olup onları indireceği” bir günün geleceğine ant içmişti.

Hapishanelerde, eğitim sağlanmasında, polis zulmünde, işe alma pratiklerinde, sağlık bakımına erişimde, ve belki de en büyük keskinlikle, zenginlikte süren ırksal eşitsizlikler, bu anıtların bir şekilde tarihin dışında durmadığını açıkça gösterir. Günümüzde sürdüğü kuşkusuz olan ırkçılık ve beyaz üstünlüğü, ne doğaldır ne de kaçınılmazdır. Daha çok bunlar gerekçelendirilemez olanı gerekçelendirmek için yaratılmışlardır, özellikle de köleciliği.

Geniş ailemizi bağlayan bir şey, ortak atamız dışında, birçoğumuzun çoğu zaman rahip ya da eğitimci olarak kendi topluluklarında adalet için çalışmış olmasıdır. Taşduvar’ın tüm akrabaları adına konuşma iddiamız olmasa da, adalet duyumuzun bizi inanmaya sevkettiğine göre, Taşduvar heykeli ve diğer anıtların kaldırılması, yüzlerce yıllık beyaz üstünlüğünün yoğurduğu ırksal eşitsizliklerin etkinlikle onarılması için daha büyük bir projenin parçası olmalıdır. İttifak generalleri soyundan başkalarının da bizimle birlikte olmasını umarız.

Güneyin her yerinde şehirlerin şu anda fark ettiği gibi, bize bağlam eklenmesi gerekmiyor. Bize yeni bir bağlam gerekiyor – heykellerin kaldırıldığı bir bağlam.

Saygılar,
William Jackson Christian
Warren Edmund Christian
Thomas Jonathan “Taşduvar” Jackson’ın torunlarının torunları

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under çeviri

Comments are closed.