Araştırmacıların Dediğine Göre Halen Dünya Çapında 8 Bin Sahte Bilim ‘Dergisi’ Var — Bryson Masse

Bryson Masse — 6 Eylül 2017 — motherboard.vice.com

1504712234905-10692878336_7f15c1c18e_k

Laboratuvarda bir araştırmacı. Fotoğraf: Oregon Devlet Üniversitesi/Flickr

Yüksek profilli kuruluşlardan araştırmacılar bu dolaplara kanıyorlar

“Avcı yayıncı” terimi on yıl önce pek bilinmiyordu, ama bugün dolap çeviren bilim dergileri büyüyen bir sorun. Özetle, bu sahtekâr yayınlar bilimcileri araştırmalarını göndermeye ikna ediyorlar, çoğu zaman spam e-posta yağdırarak. Fakat yayın hiçbir editörlük ya da akran değerlendirmesi yürütmüyor, ve makale yayınlandıktan sonra (ya da en azından internete konduktan sonra) çoğu zaman fahiş “yayın ücretleri” istiyorlar.

Resmî gözüken web sayfaları ve e-postalar yaratma yetenekleriyle avcı yayıncılar küresel çapta faaliyet gösteriyorlar. Bugün 8 bin kadar faal “dergi” yılda kabaca 400 bin araştırma makalesi yayınlıyor, Doğa‘da yeni bir inceleme yayınlayan araştırmacılara göre. Bu da kaynakların –çalışmalarda kullanılan laboratuvar hayvanları ve hasta verileri dahil– ve bilimsel olanakların boşa harcanmasına yol açıyor, çünkü yöntem ve sonuçlar bilimsel ihtimam gereğini karşılamıyor ya da sonradan kendi bulguları için başvurabilecek başka kişilerce bunlara kolayca erişilemiyor.

“Bu noktalara konan çalışmaların paylaşılması, yayılması, okunması, temel alınması muhtemel değildir,” dedi bana çalışmanın eş-yazarı Larissa Shamseer bir telefon görüşmesinde. Shamseer, Ottawa Hastanesi Araştırma Enstitüsü’nün Dergibilim Merkezi‘nde bir PhD adayı.

“Bana sorarsanız araştırmacıların çoğu avcı dergilerin düşük gelirli ülkelere ait bir sorun olduğuna inanıyor,” dedi Shamseer. Bu görüşün aksine, çalışmada kapsanan şüpheli avcı dergilerde yayınlanmış 1907 klinik ve önklinik biyomedikal araştırma makalesinin yüzde 57’sinin yüksek ya da orta-yüksek gelirli ülkelerden, çoğu zaman da prestijli araştırma kuruluşlarından geldiği bulundu. “Şunu gösterdik: Dergiler düşük gelirli ülkelerde icat ediliyor olsa da dünyanın her yerinden araştırmacılar onları dolduruyor.”

Doğa yazarları çalışmalarında hangi makalelerin kapsanacağını, Jeffrey Beall’in (artık kullanılmayan) “olası, mümkün, yahut muhtemel” avcı dergiler listesinde bulunan yayınların rastgele seçimi ile belirlediler. Listeyi kişisel sebeplerle ortadan kaldıran Beall, hangi yayınların listeye konacağına Yayın Etiği Kurulu‘nca sunulan kriterleri kullanarak karar vermişti.

“Etkilenmesi olası insan ve hayvan sayısını aslında ilk defa niceleyebilmiş olduk”

Yeni makale ABE Ulusal Sağlık Kuruluşları’nın (NIH) bu şüpheli avcı dergilerde bulunan araştırmaların olağan fonlayıcılarından birisi olduğunu buldu. Fakat yazarların uyarısına göre bu beklenmedik bir şey değil, çünkü ABE diğer tüm ülkelerden daha çok yayın yapıyor, çoğunu da meşru dergilerde yapıyor.

Çalışmanın yazarlarının tahminine göre analiz ettikleri biyomedikal makaleler içinde 2 milyon klinik deney hastasından gelen veri bulunuyor. Ayrıca onlara göre en az 8 bin laboratuvar hayvanı gereksiz yere kullanılmış.

“Etkilenmesi olası insan ve hayvan sayısını aslında ilk defa niceleyebilmiş olduk,” dedi eş-yazar Kelly Cobey, OHRI yayınlar memuru. “Hayvanların biyomedikal araştırmada kullanılmasının gerekçesi, önklinik araştırma problemlerinin hayvan modeller kullanarak çalışılması yoluyla sonradan bunu tercüme edebilmemiz ve insanlar için sağlık bakımını iyileştirebilmemizdir,” dedi Shamseer.

Bir başka sorun, bu çalışmaların çoğunun “endekslenmemiş” olması – bu yayınlar Medline ya da PubMed gibi sistemlerde, tıbbî araştırma veritabanlarında gözükmüyor.

Ve bu makalelerde kullanılan bilimsel yöntemlerin çoğu zaman çöp olduğu bulundu. Rastgele seçilen makalelerin sadece yüzde üçü kör kontrol grubu kullandığını bildirmişti, ve tüm örneklemin sadece yüzde 40’ı bir etik kuruldan onay aldığını bildirmişti, ki bunların ikisi de bilimsel araştırmanın taraflı olmasını önlemenin standart yollarıdır. Ana akım yayınlarda bu rakam hayvan deneylerinde yüzde 90, insan çalışmalarında yüzde 70’tir, dedi araştırmacılar.

Çözüm olarak, yazarlar fonlayıcılara ve kuruluşlara daha sıkı gözetim çağrısı yapıyor. Madalyonun öbür yüzünde, insanların özgeçmişlerini çöp makalelerle doldurmaktan vazgeçirmek için daha fazla uğraşmak gerekli. Araştırmacıların ellerini yakmamaları için araçlar sunan OHRI çalışması, sahte yayınları tespit etme yolları içeriyor. Geri çekme yordamı olmayan, yazım ve gramer hataları olan, ve düşük çözünürlüklü resimleri olan yayınlardan sakınmayı öneriyorlar.

Bilimcileri bu konuda eğitmek de önemli. “Bu biraz şaşırtıcıdır çünkü yayın yapmak biz araştırmacıların yaptığı işin çok büyük bir kısmıdır, ama yayın yapmakla ilgili çoğu yetenek aslında iş başında öğrenilir,” dedi Cobey.

Avcı yayıncılar sadece dolap çevirdikleri araştırmacılara zarar vermiyorlar. Esasen bilimin gelişimini tehdit ediyorlar.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

One response to “Araştırmacıların Dediğine Göre Halen Dünya Çapında 8 Bin Sahte Bilim ‘Dergisi’ Var — Bryson Masse

  1. Pingback: Asla bir daha — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER