Türkiye’de adalet yeniden sağlansın — Tabiat

Tabiat 554, 145 (2018) Editöryal — 6 Şubat 2018 — nature.com

Barış kampanyaları üzerine yüzlerce akademisyen ve bilimci siyasî baskılara kapıldı.

d41586-018-01677-z_15437650

Türk Tabipler Birliği üyelerinin tutuklanmasının ardından protestolar oldu. Kredi: Adem Altan/AFP/Getty

Ünlü akademik bilim dergisi Tabiat, İngilizce adıyla Nature, editör yazısında Türkiye’yi konu almış. Ben de yazıyı Türkçe’ye çevirdim. İyi okumalar.

IBF

Türkiye’de barış davasını savunmak şu anda tehlikeli. Akademisyenlerin yediği son tokat, Türk Tabipler Birliği’nin 11 üyesinin, başkanı Raşit Tükel de dahil, geçen hafta sabahleyin baskınlarla tutuklanması oldu. Suçları neydi? ‘Savaş bir halk sağlığı meselesidir’ sloganını kullanan birlik, Suriye Kürtlerinin askerî birimlerine karşı Türk ordusunun 20 Ocak’ta başlattığı –uluslararası şaşkınlık yaratan– sınırötesi hücumun durdurulması çağrısı yapmıştı. (Hedef alınan Kürt birimler Suriye’nin kuzeybatısında BE askerlerinin yanında İslamcı terör örgütü IŞİD’e karşı savaşıyorlardı.) Baskınlar, ülkede hükümet kuvvetlerinin Kürt ayrılıkçılarla savaştığı güneydoğu için barış çağrısı yapan Ocak 2016 tarihli kampanyaya imza veren binden fazla akademisyenin tutuklanmasının ardından geldi. Birçoğu suç isnatlarıyla karşı karşıya ve yüzlercesi işini kaybetti.

Temmuz 2016’daki başarısız darbenin ardından getirilen acımasız kanunlar ve olağanüstü hâl altında gözaltına alınan ve işten atılan 150 bin kamu çalışanı arasında üniversite profesörleri ve bilimciler de vardı. Türkiye’deki insan hakları örgütlerinin 18 Ocak’ta yayınladıkları bir rapor, işten atılanların çoğunun FETÖ’yü (ya da Gülen, hükümetin darbe girişiminin arkasında olduğuna inandığı örgüt) desteklemekle suçlandığını gösteriyor. Başka terör örgütlerine üyelik de iddia ediliyor ve sonuç olarak bu akademisyenlerin birçoğu terörizmle bağlantılı ciddî suçlamalarla karşı karşıya.

Raporda mümkün olduğunca ayrıntısı verilen, darbe sonrası tasfiyelere kapılanların tutuklanma, gözaltı ve mahkemeleri, büyük ölçekte adlî hatalar yaşanıyor olabileceği endişesi yaratmakta. Üniversiteler büyük zarar gördü – rapora göre 5822 profesör ve araştırmacı işini kaybetti, bunların 380’i 2016’daki Barış için Akademisyenler kampanyasının imzacılarıydı. 21 binden fazla sağlık çalışanı kamu hizmetinden atılanlar arasındaydı, 4113 tanesi de yargıç ve savcılardı; onların kaybedilmesi mahkemelerin niye bu kadar yavaş ilerlediğini kısmen açıklıyor. Raporda belirtildiğine göre akıllı telefonuna belirli bir şifreli mesajlaşma sisteminin indirilmiş olması bile (Gülencilerin tercih ettiği ByLock adındaki bu sisteme savcılara göre sadece şahsî tanıtımla erişilebilirdi) insanları suçlamak için yeterli oldu.

Türkiye’nin akademisyenlerinin düştüğü hâl unutulmamalıdır. Adil duruşma ve mahkemeler gecikme olmadan onlara sağlanmalıdır. Hikâyelerini anlatmak da çok etkili olabilir. Geçen hafta Tabiat, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde kuramsal fizikçi Ali Kaya ile bir röportaj yayınladı. Röportaj, terörist bir örgüte üye olmakla suçlanan Kaya’nın hapiste geçirdiği 15 ay boyunca araştırmalarını sürdürmeyi nasıl becerdiğine dairdi. Başka ülkelerden meslektaşlar onun bu başarısı hakkında cıvıldadılar – başka bilimciler de bu taktiği benimseyerek Türkiye’deki meslektaşlarının kamu bilincinin dışına düşmelerini önlemeye yardım edebilirler.

Türkiye’deki genel durum –başkanın giderek daha otoriter ve kavgacı olması, adeta bir iç savaş havası yaşanması– ülkenin son zamanlarda araştırma tabanını iyileştirmek için yapmakta olduğu ciddî çabaları tehlikeye atmaktadır. Hükümetin bir kanadı kitlesel tutuklamalar yürütüp savaş hamlesi yaparken, diğer kanatları araştırma sistemindeki yerleşik sorunların bazılarını onarmak için sessizce ama kararlılıkla çalışmaktadır. Son yıllarda binlerce yeni PhD konumunun yanısıra bazı yepyeni araştırma kurumları açılmıştır ve iyi performans karşılığında finansal ödüller teklif ederek üniversiteler birbirleriyle rekabet etmek üzere harekete geçirilmiştir. Bu bir başlangıçtır ve en azından yurtdışında postdoc yapan kimi genç bilimcileri eve dönerek bağımsız araştırma labları kurmaya ikna etmeye yetmiştir.

Birden fazla anlamda bir umut kaynağıdır bu. Bilim, siyaseten gergin zamanlarda ülkeler ve kültürler arasında irtibat ve tartışmanın sürdürüleceği bir kanal sağlayabilir. Fakat ister istemez, diğer profesyoneller gibi, Türkiye’de başarılı kariyer yapan bilimcilerin birçoğunun aklında göç planları oluşmaktadır. Türk hükümetinin kendi bilimcilerinin güvende hissetmelerini sağlaması gerekir. Yeni uzattığı ve meşru amacını çoktan aşmış olan olağanüstü hâli bitirmelidir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

One response to “Türkiye’de adalet yeniden sağlansın — Tabiat

  1. Pingback: Bizce siz çuvalladınız — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER