Monthly Archives: March 2018

Go oyuncusu Hikaru (2001-2003)

78317l

Japonca adı: Hikaru no Go
Studio Pierrot

Oyunların anlam ve önemi üzerine uzun ve güzel bir çizgi dizi ararsanız Go oyuncusu Hikaru’yu izleyebilirsiniz.

Sıradan bir çocuk olan Hikaru, arkadaşıyla bir depoyu kurcalarken toz içinde eski bir Go tahtası bulur.

Hikaru silmeye çalıştığı Go tahtasının lekeli olduğunu görür. Ama arkadaşı o lekeyi göremez. Sonra Hikaru bir konuşma sesi duyar. Arkadaşı o sesi de duyamaz.

Bu ses bir hayalettir. Kadim ve usta bir Go oyuncusunun hayaleti, Sai gelmiştir. Bundan sonra hayatında Hikaru’ya eşlik edecektir.

Sai’nin verdiği cesaret ve destekle Hikaru iyi bir Go oyuncusu olur. Go salonlarında, Go turnuvasında, Go kulübünde arkadaşlar ve rakipler edinir. Profesyonel bir Go oyuncusu olmak için Go enstitüsünde çalışır. Enstitüdeki Go hocaları onun ilerleyişini ilgiyle takip ederler.

Yirmişer dakikalık toplam 75 bölüm. Her bölüm sonunda minik bir Go kursu da var.

YouTube’da İngilizce altyazılı izlenebiliyor. 1. Bölüm: https://www.youtube.com/watch?v=k6e03IDZ9a0

Türkçe altyazı dosyaları da var: http://www.turkcealtyazi.org/mov/0426711/hikaru-no-go.html

1 Comment

Filed under şey

Yaratıcı bir çokluk: Deleuze ve Guattari’nin felsefesi – Edward Thornton

Dünyadan Çeviri

header_essay-110153028

1969’da, Fransız yazının zirvesinde, radikal bir psikanalist tanınmış bir felsefeciyi aramaya çıktı. Üç saat boyunca güneye, orta Fransa’nın ormanları ve büyükbaş hayvan çiftlikleriyle bilinen bir bölgesi olan Limousin’e direksiyon salladıktan sonra, aradığı adamı evde yatağında, veremli ciğerini aldırdıktan sonra nekahette buldu.

Yüzsüz, sokulgan bir psikoterapist olan Félix Guattari, münzevi profesör Gilles Deleuze’ü böyle buldu. Hemen uyum sağladılar. İkili, ömür boyu dost olacaklar ve entelektüel işbirlikleri, günümüzün en kışkırtıcı felsefi polemiklerinden bazılarını üretecekti.

View original post 2,342 more words

Leave a comment

Filed under şey

Çağdaş Müphemcilik Üzerine — Alain Badiou

14

Alain Badiou — theoryleaks.org

Darwin, Marx ve Freud’un çalışmalarına, bu sıradışı entelektüel inşalara ne ad vermeliyiz? Tam anlamıyla bilim değildirler, biyoloji –çağdaş biyoloji dahil– Darwinci çerçevede düşünülse bile. Felsefe de değildirler kesinlikle, felsefenin eski Platoncu adı olan diyalektiğe Marx yeni bir momentum vermiş bile olsa. Işık tuttukları pratiklere indirgenemezler, deneyler Darwin’in haklılığını kanıtlasa bile, devrimci politika Marx’ın komünist hipotezini geçerlese bile, ve psikanalitik tedavi Freud’u psikiyatrinin sürekli değişen sınırlarına yerleştirse bile.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri