“Parodi” hesaplar meselesi — Işık Barış Fidaner

Twitter’da “parodi hesap” diye bir pratik türedi: Bilinmeyen bir kişi bir siyasetçinin ismini ve resmini kopyalayarak onu taklit eden bir Twitter hesabı oluşturuyor. Sonra da adeta o siyasetçi söylemiş gibi mesajlar göndererek insanları (yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce insanı) kandırmaya başlıyor. Gerçek ve taklit hesapları ayırt etmenin en kolay yolu, isminin yanında mavi “verified” (doğrulanmış) işareti olup olmadığına bakmak. Bu konuda bilgilendirici bir cıvıltı hazırlamıştım.

Bilindiği gibi sosyal medya (özellikle Twitter ve Facebook) günümüzde güncel siyasette küçümsenemeyecek bir rol üstlenmektedir. Özellikle geçtiğimiz on yıl içinde sosyal medya, bir yandan vatandaşların duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebildikleri bir yere dönüşürken, öbür yandan bu ifadelerin sık sık çatışması/zıtlaşması yoluyla siyasî polarizasyon/kutuplaşmanın da en belirleyici odak noktası olmuştur.

Facebook’un aksine Twitter’da mesaj boyu sınırlıdır: 280 karakter ile kısıtlı olan “cıvıltı” (tweet) Twitter’ın mesaj birimidir. Mesajları kısaltmaya mecbur ederek simgesel işlemleri basitleştiren cıvıltı kalıbı/şablonu sayesinde, Twitter’ın Facebook’a kıyasla çok daha çabuk siyasallaştığı söylenebilir.

Buna bir örnek verelim: Geçen yıl seçilen Amerikan Başkanı Donald Trump’ın vatandaşlarla iletişiminin başlıca yöntemi (hatta seçim kampanyasından beri) @realDonaldTrump Twitter hesabı oldu. Donald Trump’ın Twitter hesabı (sadece Kuzey Amerika’da değil, tüm dünyada) siyasî kutuplaşmanın en keskin uçlarından birisidir. O hep oradan birilerini iğneler, birileri hep onun yazdıklarını eleştirir ve o da onu eleştirenleri engeller (bloklar). Bu konuda ilginç bir gelişme, geçen hafta bir Amerikan mahkemesinin verdiği karar oldu: Trump’ın Başkan sıfatıyla Twitter’da vatandaşları engellemesi Amerikan anayasasına aykırı bulundu [*].

Trump örneği gibi bizim ülkemizde de birçok siyasal kişilik kendisini Twitter aracılığıyla ifade etmektedir. Burada farklı bir söz eylemiyle (speech act) karşılaşırız: Bir cıvıltıda gerçekleşen söz eyleminin, bir konuşmada gerçekleşen söz eyleminden farklı bir yapısı vardır. Konuşmada edilen bir söz o anda duyulur ve duyanların belleğinde kaldığı ölçüde varlık gösterir, bir yere kaydedilmezse belki de unutulup gidecektir. Cıvıltıda edilen bir söz ise o anda Twitter’da kayıt altına alınır, sonsuz kere yanıtlanabilir ve sonsuz kere duyurulabilir (yani başkalarına okutulabilir). Sosyal medyanın geçtiğimiz on yılda siyasî kutuplaşmanın en keskin alanına dönüşmesinin en önemli sebebi bu sonsuzca tekrarlanabilme özelliğidir. Bu özellik dolayısıyla cıvıltıların konuşma yapmaktan “daha etkili” olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Fakat etkinin biçimi farklıdır: Bir konuşma kabul gördükçe hakikat etkisi kazanır (her konuşma kendi muhataplık koşullarına atıf yapar, onları yeniden düzenler). Bir cıvıltı ise tekrarlandıkça hakikat etkisi kazanır (cıvıltının muhataplığı cıvıltı paylaşıldıkça genişleyen dinamik bir çemberdir). Bu paylaşılma-tekrarlanma yoluyla muhatapın dinamik olarak belirlenmesi, sosyal medya kullanıcılarına büyük bir sorumluluk yükler: Tek bir cıvıltıdan kısa bir sürede yüzlerce, binlerce insan etkilenebilir.

Twitter’da kendilerini ifade eden siyasî kişilikleri taklit eden “parodi” adı verilen sahte hesaplar türemiştir (Trump’ın kendi hesabına “real” (gerçek) Donald Trump demesinin sebebi budur). Bu “parodi” denen hesaplar, cıvıltıların sonsuzca tekrarlanarak yarattığı (post-truth da denilen) hakikat etkisini sömürmeyi amaçlarlar. Marx ve Lacan’a atıf yaparsak, taklit ettikleri siyasî kişiliği kullanarak bu hesaplar bir nevi değer-fazlası ve keyif-fazlası (daha yaygın terimle artı-değer ve artı-keyif) üretirler. Türkiye’den örnek verirsek, Muharrem İnce’yi taklit eden, Selahattin Demirtaş’ı taklit eden, Fatih Mehmet Maçoğlu’yu taklit eden “parodi” hesaplar türemiştir. Bu hesaplar kendilerine “parodi hesap, fan hesabı” diyerek yalan bilgiler yayılmasını meşru kılmaya çalışırlar.

Ben sözlerin ve muhataplıkların anlamlı ve doğru olmasından yanayım, o yüzden “parodi hesap”larla mücadele edilmesini savunuyorum. Bu mücadelenin ilk adımı doğrulanmış hesaplarda bulunan mavi işaretlere dikkat etmektir. İkinci adımı “parodi hesap”ları “Beni ya da bir başkasını taklit ediyor” diyerek Twitter’a şikayet etmektir. Üçüncü adımı, farkına varmadan “parodi hesap”lara destek olan kişileri uyarmaktır.

[*] Aslında Twitter’da yer alan tüm kurumlar bu karar ışığında engelleme davranışlarını gözden geçirmelidir.

Işık Barış Fidaner

Twitter’ın İngilizce yardım sayfaları

Doğrulanmış hesaplar konusunda:
https://help.twitter.com/en/managing-your-account/about-twitter-verified-accounts

Taklit hesapların bildirilmesi:
https://help.twitter.com/en/safety-and-security/report-twitter-impersonation

Parodi hesaplar politikası:
https://help.twitter.com/en/rules-and-policies/parody-account-policy

1 Comment

Filed under şey

One response to ““Parodi” hesaplar meselesi — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Nazar Noktası — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER