Simgesel Düzen Nelerden Oluşur? — Işık Barış Fidaner

Bu metnin ilk kısmında, simgesel düzeni Žižek’in terimleriyle tarif ediyorum. İkinci kısımda, aynı görüngüyü adlandırmak için kendi terimlerimi öneriyorum.

I.

Žižek simgesel düzeni matematiksel olarak iki terimle adlandırır: S1 ve S2. “S” harfi bu iki terimin imleyenlere [signifiers] atıf yaptığını belirtir, yani insan dilinde konuşulan kelimelerin anlamı inşa etmesi gibi işlev gösterirler: Simgesel bir işlevleri vardır. 1 ve 2 indisleri ise bunların bir düzen teşkil ettiklerini belirtir: S1‘in (Esas-İmleyen) S2 (bilgi) üzerinde önceliği vardır.

Şu olumsal olguyu sorgulamak her zaman mümkündür: Neden S1‘in önceliği vardır? Neden bir başka imleyen değildir? Kendine atıf yapan bir varlık olan simgesel düzen, bu soruya ancak S1‘i tekrar ederek yanıt verebilir.

Böylece S1 kendi sorgulanmasının yanıtı olarak belirir. Bu aslî simgesel sorgulamanın yeri, simgesel düzenin sıfır noktasıdır. Bu bir imleyen olsaydı adına S0 denebilirdi, ama imleyen değildir. Onun yerine buna $ denir, Lacancı terimlerle üstü çizili öznedir [barred subject].

İmleyenlerden bir tanesi olarak nicelenebilen S1‘in aksine, $ tek bir özneyi belirtmez. $ tekillikleri de belirtebilir (Ben, ego, o) çoğullukları da belirtebilir (biz, onlar). Simgesel düzenle ilişki içinde konumlanmış bir simgesel sorgulama yeridir. Yani “the subject” dediğimizde, “the”, konumlanmış bir öznelik yerine atıf yapar, bahsedilen öznenin nicel tekilliğine değil.

$, simgesel düzenin mündemiç simgesel olumsallığının yeridir. S1, bu simgesel olumsallığın üstünü örterek ve onu saklayarak mevcut düzeni istikrarlandırır. Bu yüzden gramerde bir cümlenin öznesi en başta gelir: İlk kelime öznelik yerinin üstünü örtmelidir.

S2, geri kalan imleyenleri belirtir; bunların hepsi Esas-İmleyen S1‘e bağlıdır. Žižekçi-Lacancı jargonda S2‘ye bilgi denir.

Žižek’in kuramında bilgi her zaman S1‘in önceliğini doğrular [1]. Başka bir deyişle, bilgi, her zaman içinde konumlandığı simgesel düzenin içkin gerekliliğine tanıklık eder.

Simgesel gerekliliğin ifadesi olan bilgi, dünyanın nesnelerine dayanır. Gerçekliğin nesneleri arasında, Lacan ve Žižek, simgesel gerekliliği destekleyen arzunun sebebi olarak simgesel düzeni temellendiren özel bir nesneye atıf yaparlar: objet petit a [2].

Böylece S1 ve S2‘den iki diğer terim olan $ ve a’yı matematiksel olarak türettik. $ ve a sırasıyla simgesel düzenin olumsallığını ve gerekliliğini temsil ederler. Lacan’a göre S1 $’yi S2 için temsil eder: Esas-İmleyen kendi olumsal statüsünün üstünü örter, böylece bağlı bilgi mevcut düzenin simgesel gerekliliğine tanıklık edebilir.

II.

Şimdi yukarıda ele alınan dört matheme’in adlandırdığı görüngüleri adlandıran dört evrensel imleyen önereceğim.

Bir simgesel düzende, Esas-İmleyen S1, “yetki” işlevini belirtir. “Evrensel” kılığına giren tikel bir yetki, kendi hakim statüsünün olumsallığını saklayarak bir simgesel alana egemen olur.

$’nin imlettiği altta yatan olumsallık, “irade” işlevini belirtir. Tikel bir irade simgesel düzenin hakim yetkisini destekleyebilir ya da sorgulayabilir. Her halükarda, yetki iradeyi temsil etmeye çabalar, bunun için onun yetkiyi sorgulama özgürlüğünü baskılamaya çabalar.

Yetkiye bağlı S2 bilgisi, “sistem” işlevini belirtir. Tikel bir sistem her zaman tikel bir yetkiye bağlı olan bir bilgiye dayanır. Lacan’ın sözünü uyarlarsak, yetki iradeyi sistem için temsil etmeye çabalar.

Simgesel düzende objet petit a’nın sebep olduğu içkin gereklilik, “beden” işlevini belirtir. Bir dünyadaki tikel bedenler (mesela Hegelci kralın bedeni) simgesel düzenin gerekliliğine beden verir [3].

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler blogunun Admini, Žižekçi Analiz’in Admin/Editör/Küratörü, ve Facebook’taki “Žižek and the Slovenian School” grubunun adminlerinden birisidir. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

1. Hakikat yerindeki bilgiyi saymazsak (analitik söylemde böyledir). Bu durumda yeni bir S1 üretilir.

2. Aslında simgesel düzeni düşlem nesnesi olarak desteklemek objet petit a’nın işlevlerinden sadece birisidir (sapkın işlevidir). Bu nesne, analitik söylemde düşlem yerindeki boşluğu da adlandırabilir.

3. Bu dört terim “Postmodern Yabancılaşma Modeli”nden çıkmıştır.

12 Comments

Filed under şey