Simgesel Değerlenme ile Gerçek Değerlenme — Işık Barış Fidaner

Koronavirüs krizinde Türkiye’deki toplam ölüm sayısı 400’e yaklaşırken sınırlı sayıda da olsa “önemli” insanların kaybına dair (mesela tıp profesörleri Cemil Taşçıoğlu ile Feriha Öz) haberler yapılmaya başlandı. Haberi yapıldığı için bildiğimiz birkaç ölüm ile haberi yapılmadığı için hiç bilemediğimiz yüzlerce ölüm arasındaki fark üzerine gelin biraz düşünelim.

Tıp profesörlerinin ölümü, özellikle “iyi yetişmiş, eğitimli ve topluma faydalı” insanlar oldukları için önemsendi. Elbette yitirilen bu insanların değerini asla yadsımamalıyız. Yine de bu insanları öne çıkaran değerlendirme tarzının sınırlarını görebilmeliyiz. Yapılan haberlerde kaybedilen insanların biricik özelliklerinden de söz edildi, ama bu insanların önemsenmesi esas olarak “topluma faydalı” yani “işe yarar” olmaları üzerinden oldu. İnsanların olumlu (faydalı) özelliklerine odaklanan bu değerlendirme tarzına “simgesel değerlenme” diyelim. Simgesel değerlenmenin kurumsal yapılanma merkezi üniversiteler olduğu için profesörlerin kaybedilmesine ciddi bir haber değeri verildi. Olağanüstü salgın şartlarında “sağlık” değerinin öne çıkması da dikkati tıp profesörlerine çekti.

Faydalı ve işe yarar olmak elbette önemlidir. Ama fayda ve işe yararlığın neye göre belirlendiği daha önemlidir. Peki işe yararlık nasıl belirlenir? Bu belirleme süreci, maddi olarak, “işe yaramaz” sayılan şeylerin dışlanmasından oluşur. İşe yaramazlığın maddi örnekleri, işe yararlık kuralının kesin sınırlarını çizen olumsuz delillerdir. Fakat işe yararlığın nedeni sorulduğunda bu olumsuz delillerden pek söz edilmez, daha ziyade rasyonelleştirici olumlu izahatler yapılır. O deliller aslında daha önemli bir “işe yaramış”lardır ama artık unutulmaları gerekir.

Bir örnek verelim: İnsan hayatının sınırlarını çizen olumsuz delil, ölümdür. Ama “Neden yaşıyorsun?” diye sorarsanız kimse “Ölmemek için yaşıyorum” demez. Size çeşitli olumlu rasyonelleştirmeler sunar: Aşk, mutluluk, başarı, vb. Bunlar ölümle ilgisiz görünür, çünkü hayat ölümü dışlar. Yine de ölüm hayatın “mutlak efendi”sidir (Hegel). Bir başka örnek koronavirüstür: Sağlığımızı korumamız, virüsü dışlamamıza bağlıdır. Böylece virüs sağlığımızın “efendi”si olur.

İşe yararlığın sınırlarını çizen (yani ilke ve kriterlerini belirleyen) gerçek olumsuz etmenler, yol açtıkları simgesel değerlenme süreci içinde “işe yaramaz” diye yargılanarak feda edilirler; karanlığa çekilerek kaybolurlar. Önemli bir mektuba, makaleye, teze son halini verene kadar çöpe atılan ya da silinen (feda edilen) taslakları düşünün. Jameson ve Žižek bu kurbanlara “kaybolan aracı” (vanishing mediator) adını verir.

Simgesel değerlenmeden önce gelen, hem onun sınırlarını çizen hem de ona feda edilerek karanlığa çekilen bu ön-sürece “gerçek değerlenme” adını verelim. Üniversitelerin temsil ettiği simgesel değerlenmenin odaklandığı olumlu özelliklerin aksine, gerçek değerlenme, çatışkı, çelişki, karşıtlık gibi olumsuz olgulara bağlıdır ve gerçek angajmanlara [1] dayanır; politiktir.

Simgesel değerlenme ve gerçek değerlenme, sırasıyla toplumun bilinci ve bilinçdışı gibidir. Yeni yayına giren meşhur “Freud” dizisindeki repliği hatırlayalım:

Ben bir evim. İçim karanlık. Bilincim yalnız bir ışık. Rüzgarda bir mum ışığı. Titriyor. Bir orada, bir burada. Geri kalan her şey gölgede. Geri kalan her şey bilinçdışında. Ama yok değil, orada.

Haberi yapılan ölümler ile “gölgede kalıp” haberi yapılmayan ölümler arasındaki farkı böyle düşünebiliriz. Kaybedilen tıp profesörleri rüzgarda bir mum ışığıdır. Geri kalan bütün kayıplar yok değildir, oradadır.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Simgesel Angajman ile Gerçek Angajman”

2 Comments

Filed under şey

2 responses to “Simgesel Değerlenme ile Gerçek Değerlenme — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Symbolic Valuation and Real Valuation — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis

  2. Pingback: Koronavirüs — derleme | YERSİZ ŞEYLER