Doğru Doğrudan Yanlışa Yanlar — Işık Barış Fidaner

pink-floyd-oli-scarff

Kaynak: Pink Floyd’un Hayvanlar albümü.

Not: Birbirlerinin karşılığıymış gibi kullanılsalar da Türkçe’deki doğru-yanlış’ın İngilizce’deki true-false’tan çok farklı anlamlar taşıdığını (onu right-wrong ile karıştırdığını) biliyorum. Bu yüzden false’ı genelde “fol” diye çeviriyorum [1]. Ama bu çeviride “doğru-yanlış” kelimelerini kullanacağım, çünkü bu ikilinin dilde oynadığı temel Ödipal rolü hedef alıyorum.

İnsanlar “Şikago bir şehirdir” gibi doğruları söylemeye yetkilidirler. Ama bu gibi doğruları söyleme yetkisi “Domuzlar uçabilir” gibi yanlışların reddedilmesinden kuvvet alır. Olmayana ergi, mantığın ayrılmaz bir parçasıdır. Yanlışlar, mantığınıza çelme takmaya kalkışan bir keyfiyet fazlasıyla yüklenmiştir. Yanlış, mantığınızı tökezletip düşürecek zevkli bir ayartıdır. Yanlışların yan yatıran ayartısından kaçınmayı bilerek doğruluk kazanırsınız. Mantıksal doğruluğun “olgun” ve “kanaatkar” (austere) arzusu, yanlışların deneyimlenmesi yoluyla başarılır, yanlışlara yanlayarak, onlardan doğru geçerek ve onlardan doğru görerek başarılır. Doğruluk, insanın düştüğü yanlışları doğrudan işleyerek başarılır.

İnsanın düştüğü yanlışların alemi, düşlemdir. Yani “düşlemi katetmek”, uzatılmış bir olmayana ergi sürecine benzer. En büyük yanlış (“ölüm dürtüsü”ne adını veren) ölme ayartısı olduğuna göre, en temel doğru, yaşama arzusu ve iradesidir. İğdişin anlamı budur: “İğdiş şu demektir: Keyfiyet reddedilmelidir ki arzu Kanununun ters merdiveninde ona ulaşılabilsin.” (Yazılar [Écrits], Lacan) Doğru arzu, yanlış keyfiyeti reddederek kazanılır. Doğru, yanlışın reddedilmesinden doğru oluşur. Özetle: Doğru doğrudan yanlışa yanlar.

O halde doğrunun kendi başına ayakta duramadığını, yanlışa bağımlı olduğunu kabullenmeliyiz. Başka bir deyişle, doğrunun yetkisi asla özerk değildir. Şimdi Ödip kompleksini hatırlama zamanıdır. Standart Ödipal hikaye üç adımdan oluşur [2]:

1) Anneyle olan ilk imgesel bedenlenmede, çocuk kendi egosu içinde yabancılaşır.

2) Fallusla ilgili eksiklik ve arzu, çocuğu, fallusa sahip olduğu varsayılan babaya yöneltir.

3) Babayla simgesel yetkilenme, çocuğu anneyle olan yabancılaşmadan ayırır.

Bu aynı zamanda mantığın kahramanca efsanesidir: En başta kahraman bir yanlışlığa aldanır (imgesel bedenlenme) ama sonra kendine gelir, uyanır (ayık olur) ve yanlışlığı reddederek doğruya yönelir (fallusla simgesel yetkilenme). “Fallogosantrizm”in anlamı, cinsiyet ile mantık arasındaki bu efsanevi ilintidir.

Fallus soyut bir fetiştir çünkü yetkilenme ile bedenlenmeyi adeta kıyaslanabilir rakiplermiş gibi birbirine düşürür. Bir yetki bir bedenle çatıştırıldığında, dilin fallik doğası dolayısıyla yetki her zaman kazanır. Ama yetkinin zaferi aynı zamanda onun yenilgisidir, çünkü o böylece bedensiz bir yetkiye indirgenir, yani bir tanrıya indirgenir [3]. Böyle bir “dinin zaferi” tüm bedenleri fallik tanrının mutlak yetkisine kurban edecektir. Neoliberalizmin “kanaatkar” (austere) karanlık tanrısını düşünün, fallik yetkilenmeden “başka alternatif olmadığı” için herkes bu tanrıya kurban edilir.

“Doğru doğrudan yanlışa yanlar”, doğru arzunun yanlış keyfiyete olan bağımlılığını kabullenmemiz gerektiğini belirtir. Lacan’ın “gerçek” kavramı doğru ile yanlış arasındaki bu diyalektiğe işaret eder. Bu diyalektiğe göre fallus, Ödipal gelişimin son noktası değildir. Fallik yetkilenme kendi başına “ham/pişmemiş/olgunlaşmamış”tır, Ödipal gelişim hikayesine dördüncü bir adım eklenmesi gerekir [2]:

4) Anneyle gerçek bedenlenmeye diyalektik geri dönüş.

Yetkilenmenin bedenlenmeden ayrılması esas olarak yetkilerle bedenler arasındaki savaşı durdurmakla başlar. Fallik yetkilerin bedenlerle savaşmasının tek sebebi onların sistem kavrayışından yoksun olmalarıdır. Bedenlenmelerin salt “imgesel” değil de “gerçek” olmaları için, onlara zemin olacak bir sistemin bilgisinin bulunması gerekir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

[2] Ayrıntılar için, bkz “Soyut Fallus Fetişinin Ötesi”

[3] Bkz “Fetişlerin bozulması tanrılar ve canavarlar üretir”

Türkçe başlık için Zeynep Nur Ayanoğlu’na teşekkürler.

4 Comments

Filed under şey