Fetişçi “Kavrayış” ile Semptomcu Kavrayış — Işık Barış Fidaner

Dilde de “sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır”: Dil, imleyenlerin ifade verilmiş bir bedenlenmesi yoluyla bir muhatapı yetkilendirerek işler. Muhatapın yetkilenmesinin zemini, konuşma iradesidir, imleyenlerin bedenlenmesinin zemini ise dil sistemidir. Konuşmada ne olacağını bedenlenme ile yetkilenmenin eşzamanlılığı belirler.

İki süreç eşzamanlı olduğunda, imleyenler dolaysızca muhatapın yetkilenmesini bedenlendirir, ve konuşanın konuşma iradesi inkar edilir, dil sisteminden ayırt edilemez hale gelir. Bu tür söylemin örneği övgü ve iltifattır. Bu, imleyenlerin fetişine dayanan simgesel bir yetkilenmedir [2]. Varsayılan bilme öznesi bu şekilde yetkilenir.

İki süreç eşzamansız olduğunda, bedenlenme dolaylıdır: İmleyenler ancak muhatapın yetkilenmesine zemin olan konuşma iradesini bedenleyebilir. Bu durumda, ifadeye zemin olan dil sistemi, konuşma iradesinin bastırılmış “öbür yüzü” olarak erişilebilir hale gelir. Bu, imleyenlerin semptomuna dayanan gerçek bir yetkilenmedir [2]. Bu tür söylemin örneği bir analizanın serbest çağrışımıdır. Kendini-yetkilendirmenin yolu budur.

“Kavram”, tikel bir imleyenin değerini işaretleme işlevi gören özel bir imleyendir. Örneğin “devlet kavramı”, “devlet” imleyeninin değerini işaretler. Bir imleyenin “kavramsal” değeri fetişçi ya da semptomcu olabilir.

Eğer konuşmacı imleyenin “kavram”ının (imleneninin) onun hakkında konuşma iradesinden bağımsız olarak varolduğuna inanıyorsa, o halde o tikel imleyene dair fetişçi bir “kavrayışı” vardır. İmleyenin sözde “rastgeleliği,” (Saussure) konuşma iradesini inkar eden böylesi bir fetişçi “kavrayış”tan türer. Varsayılan bilme öznesi her zaman böyle fetişçi bir yoldan “kavranır”. Böyle “kavrayışlar” dil sistemini erişilemez kılar. Kaba materyalizmin biyolojinin nesnelliğini “kavraması” bunun iyi bir örneğidir.

Eğer konuşmacı kavramı var edenin bağlam olduğunu kabul ediyorsa, yani bir imleyenin kavranmasının her zaman ona dair konuşma iradesine dayandığını kabul ediyorsa, o zaman o tikel imleyene dair semptomcu bir kavrayışı vardır. Böyle bir kavrayış, dil sistemini konuşma iradesinin bastırılmış “öbür yüzü” olarak erişilebilir hale getirir. Semptomcu kavrayışta imleyenler hiçbir zaman rastgele değildir, her zaman birbirlerini çağırır ve yankılar (veya iter). Böyle kavrayışlara örnekler: analiz çalışması, kayıp ardından yas. Semptomcu kavrayışlar yoluyla konuşmacı kendi kendisini yetkilendirebilir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır”

[2] Bkz “Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi”

3 Comments

Filed under şey