Anne ve kaygı — Jacques Lacan

Bilmez misiniz ki kaygıyı kışkırtan şey annenin memesine duyulan özlem değil, memenin yakınlığıdır? Kaygıyı kışkırtan şey, kucağa geri alınacağımızı bize duyuran, bize belirten herşeydir. Söylendiğinin aksine, annenin varlık ve yokluk arasındaki gelgitinin ritmi değildir. Küçük çocuğun varlık ve yokluk oyununa bayılması bunu kanıtlar. Varlığın güvenliği yokluk imkanıdır. Küçük çocuk için en sıkıntılı şey, onun kendini dayandırdığı ilişkinin –onu arzuya dönüştüren eksikliğin– bozulma anıdır; ve bu ilişkiyi en çok bozan şey, hiçbir eksiklik imkanı olmamasıdır, annenin hep çocuğun tepesinde olmasıdır, özellikle de çocuğun kıçını sildiğinde.

Jacques Lacan, 10’uncu seminerden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

İngilizcesi:

Don’t you know that it’s not longing for the maternal breast that provokes anxiety, but its imminence? What provokes anxiety is everything that announces to us, that lets us glimpse, that we’re going to be taken back up onto the lap. It is not, contrary to what is said, the rhythm of the mother’s alternating presence and absence. The proof of this is that the infant revels in repeating this game of presence and absence. The security of presence is the possibility of absence. The most anguishing thing for the infant is precisely the moment when the relationship upon which he’s established himself, of the lack that turns him into desire, is disrupted, and this relationship is most disrupted when there’s no possibility of any lack, when the mother is on his back all the while, and especially when she’s wiping his backside. (Anxiety, pp. 53–54)

1 Comment

Filed under çeviri

One response to “Anne ve kaygı — Jacques Lacan

  1. Pingback: Nazar Noktası — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER