Butler’ın nevrotikliği — Molly Anne Rothenberg

Psikanalizin özne oluşumu kuramı Butler’ın şu iddialarıyla doğrudan çelişir: Babasal mecaz bir “konuşulamazlık” alemi yaratır; riskli de olsa iradeli konuşma eylemleriyle bu aleme erişilebilir. Daha ziyade, babasal mecazın eklenmesi, bir şeyin kaybedildiği yanılsamasını yaratır, sürçmenin mümkün olmadığı kusursuz anlayışın dünyası kaybedilmiş gibidir. Butler’ın dediğinin aksine, bu “kayıp” aslında hiç gerçekleşmemiştir; Simgesel kaydın ardından gelen bir etkiden ibarettir. Bu dünya hiç varolmadığı için de, asla geri getirilemez. Özne bu dünyadan “kovulmuş” değildir, “dışlanmış” değildir. Daha ziyade, özne, Non/Nom-du-Père’in (Babanın Adı/Hayırı) eklenmesiyle üretilen bu hayali/imgesel kaybın etrafında yapılanır. Butler’ın “konuşulabilir olan ve olmayan arasındaki ayrımı yeniden çizmek” projesi, “kovulmuş” kalıntıya bir şekilde erişim edinildiğini varsayar (alıntı Excitable Speech kitabından). Demek ki Butler’a göre, ilke olarak, kayıp onarılabilir – “kapatılmış” bağlamların açılmasına yol açacak konuşma eylemlerine sahip çıkılması, siyasal anlamda ezilenlerin içerilmesiyle sonuçlanabilir, böylece kayıp onarılabilir.

Butler’ın benimsediği konuma psikanalizin verdiği bir ad var: Nevrotik.

Nevrotik, kayıp nesnenin geri getirilebileceğine inanır … Nevrotik, eksikliği kabul edebilir, ama ancak ilke olarak onarılabileceğine inanabildiği sürece … Nevrotik, çektiği acıyı hayal kırıklığı olarak anlar – başarılı bir hayat için sahip olması gereken (ve sahip olabileceği) bir şeyden yoksun veya mahrum bırakılmıştır. (Van Haute, Against Adaptation)

O halde Butler öznenin oluşumunu dışlanma ile açıkladığı zaman, kaybın onarılmasını talep ettiğini belirtmekle kalmaz, aynı zamanda psikanalizden Foucaultculuğa kayar. Kayıp, bir olguysa, o zaman belirli bir şeyin kaybı olmalıdır: Bir olumluluğun eklenmesiyle kayıp onarılabilir olmalıdır.

Molly Anne Rothenberg, The Excessive Subject (Aşırı Özne)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Yorum bırakın

Filed under şey

Yorumlar kapatıldı.