İğdiş ve Jouissance Diyalektiği — Işık Barış Fidaner

İnsan varoluşunu imleyenler düzenine münhasır bir atıf yoluyla anlayamayız, hele jouissance’a münhasır bir atıf yoluyla hiç anlayamayız. Varoluşumuzu yaşayışımız, daha ziyade, bu iki kutup arasında özsel bir gerilim şeklinde olur. Tam da bu nedenle, yeni nesnelere özel anlamlar yüklemeye devam ederiz, eksiksiz olarak tamamlanmış bir varoluşu hayal ederiz; öte yandan, bu arzu nesnelerinin sınırlı oluşuyla tekrar tekrar yüzyüze geliriz, bu kutuplar –varoluşumuzun eşit ölçüde ilksel belirleyicileri– arasında gerilmiş olmaktan başka türlüsünü umut etmemizin boşuna oluşuyla yüzyüze geliriz. İnsanlar bu anlamda “arada-varlık”tırlar, varoluşları iki tezat terim –jouissance ile iğdiş– arasındaki diyalektik ilişki içinde yürütülür. İnsanın varlığı arzudur. (Philippe Van Haute, Uyumlanmaya Karşı [Against Adaptation])

Žižekçi bir kuramcı olarak, İstanbul’da düzenlenen ilk Yeni Medya Çalışmaları Kongresi’nde (2013) “Postmodern Yabancılaşma Modeli”ni (PYM) yayınlamıştım [1]. Türkçe olarak Lüzum ile Keyfiyet’in diyalektiğini tarif ediyordu. PYM’yi İngilizce’ye tam anlamıyla 2018’de çevirdim. Şemada görebileceğiniz gibi, PYM, Yetkilenme ile Bedenlenme’yi sırasıyla Lüzum ile Keyfiyet’e dayanan iki koşut süreç olarak tarif eder.

gelistirici-yasam2

Daha sonra Žižekian Analysis blogunu açıp orada yazmaya başladıktan sonra, PYM’nin aslında iğdiş ile jouissance diyalektiğini tarif ettiğini fark ettim. Bu bağlantıyı ancak PYM’yi icat ettikten yıllar sonra kurabildim. Lüzum dediğim şey psikanalizin “iğdiş” dediği şeye tekabül ediyordu ve Keyfiyet dediğim şey psikanalizin “jouissance” dediği şeyi belirtiyordu [2]. Bu bağlantı kendiliğinden Yetki-Beden çifti ile S1-objet a çifti arasındaki koşutluğu düşündürdü [3]. S1 iğdiş ederek yetkilendiren öğedir, objet a ise jouissance’ın bedenlenişidir.

Žižek’in kuramında S1 ile objet a’yı bileştiren bir çifte dikiş vardır. Ben bu çifte dikişe “Simgesel Dikiş” ile “Gerçek Dikiş” adlarını verdim ve bu iki dikişi Yetkilenme ve Bedenlenme terimlerimle ilişkilendirdim [4]. Bu da Žižek’in objet a’nın S1‘den çıkarılması tarifine odaklanmamı sağladı:

Esas-İmleyen’de objet a imleyici işlevle birleşmiştir, objet a Esas-İmleyen’e halesini veren gizemli je ne sais quoi‘dır (nedir bilinmez‘dir); objet a imleyici uzaydan çıkarıldığında, yani S1 ve objet a birbirinden ayrıldığında ise, S1, S(Ⱥ)’ya dönüşür – bu ayrılma yoluyla, S1 bütün acınası iktidarsızlığı ile, eksikliğin salt dolgusu olarak görünür. (Cinsiyet ve Başarısız Mutlak)

Bu odaklanma PYM’nin terimleriyle Fetiş ile Semptom’u ayırt etmemi sağladı [5]: Fetiş, Yetkilenme ile Bedenlenme birbirine karıştırıldığında olur; Fetiş, bir Yetki-Beden kompleksini bedenlendirir (“objet a imleyici işlevle birleşmiştir”). Semptom ise Yetkilenme Bedenlenme’den ayrıldığı zaman olur; Semptom, yetkilenmeyle mesafelenmiş bir bedenleniştir (“objet a imleyici uzaydan çıkarılmıştır”). Bu da Fetişlere dayanan Simgesel Yetkilenme ile Semptomlara dayanan Gerçek Yetkilenme’yi ayırt etmemi sağladı [6]. Bu ayrım yas’a dair yeni bir yaklaşım getirdi ve Simgesel Yas’ı (anıtlarla anma) Gerçek Yas’tan (kaybın kaybı) ayırt etmemi sağladı [7].

PYM’de Yetkilenme ile Bedenlenme’nin zeminleri sırasıyla İrade ile Sistem olarak tanımlanmıştır. Bu iki öğe $ ile S2‘ye tekabül eder, bunlar Histeriğin söylemi ile Üniversite söyleminin failleri ve ürünleridir; bu iki söylem ise mevcut kapitalist sistemin iki elzem veçhesini oluşturur [8]. Öte yandan, Lacan’ın Kapitalist Söylem dediği şey, dikey olarak ters çevrildiğinde PYM’ye çok benzer [9].

capdis

Kısacası, PYM, Lacancı iğdiş ve jouissance diyalektiğini gündelik kelimelerle çok kolay kavranır hale getiren bir kavramsal icattır: Yetki, Beden, İrade, Sistem. Yakınlarda bu kavramsal icada bir ekleme yaptım: Arzu ile Arıza. Arzu İradeyi bozar, Arıza Sistemi bozar [10]. Bu iki yeni terim, Freudcu Parapraksis veçhesini, kapitalizm gerçekliğini oluşturan İrade ve Sistemlerin kazai görünen başarısızlıklarına yerleştirmemizi sağlar. (Bileşimsel dediğim bu veçheyi Uzamsal’ın karşısına koyuyorum [11].) Yakın zamanda bu imleyenler kümesini Koronavirüs krizine uygulayan bir makale yazdım. Birkaç gün içinde yeni Türkçe psikoloji dergisi Kimera’nın ikinci sayısında yayınlanacak [12]. Bu makalenin İngilizce çevirisi de elimde ama onu ne yapacağımı bilmiyorum.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler blogunun Admini, Žižekçi Analiz’in Admin/Editör/Küratörü, ve Facebook’taki “Žižek and the Slovenian School” grubunun adminlerinden birisidir. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Postmodern Yabancılaşma Modeli”

[2] Bkz “Lüzum ve Keyfiyet”

[3] Bkz “Simgesel Düzen Nelerden Oluşur?”

[4] Bkz “Yetkilenmenin (Simgesel Dikiş) Bedenlenmeden (Gerçek Dikiş) Ayrılması”

[5] Bkz “Fetiş ve Semptomda Yetkilenme ile Bedenlenme”

[6] Bkz “Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi”

[7] Bkz “Hep Vardı ile Hiç Olmadı”

[8] Bkz “Esas hackerlar histeriklerdir”

[9] Bkz “Postmodern Yabancılaşma Modeli Lacan’ın Kapitalist Söylemini Yeniden Keşfeder & Şifresini Çözer”

[10] Bkz “Arzu ile Arıza”

[11] Bkz “Uzamsal ile Bileşimsel”

[12] Bkz “Kimera” ve “Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs”

6 Yorum

Filed under şey