Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir — Işık Barış Fidaner

db3d16c5091bf7aad26451f5669b2f31-1024x460-1

İnsan olmayan hayvanlar, içgüdü dediğimiz bilgilerle donatılmıştır, indirgeyici bir mecaza başvurursak, adeta “doğa” onları programlamış gibidir; böylece onlar doğduktan hemen sonra kalkıp yürümeye başlayabilirler. İnsanın diğer hayvanlardan ayırt edici farkı ise bilmesinden çok bilmezliğidir (ignorance [1]). Bilmezlik bilginin ufkunda sahiliğin (truth [2]) alanını açar ve insan bilmezliği sayesinde öğrenir. İnsan olmayan hayvanların da bir miktar öğrenme kapasiteleri vardır ama hiçbirinde insan gibi tamamen dönüşme yeteneği yoktur.

İnsanın öğrenerek dönüşmesi belli bir amaç için belli bir yönde olmaz, daha ziyade kendi sınırlamalarının farkına varma yoluyla olur: Önce niyetlerden arzulara doğru olur, sonra arzulardan dürtülere doğru olur. İnsan öğrendikçe, nesnesiyle kurduğu ilişki de giderek soyutlaşır, bunun aracı ve aracısı da dildir. “Diyalektik” terimi bu öğrenme sürecini belirtir. Ruhun Fenomenolojisi (Hegel) kölenin öğrenme sürecini anlatır. Diyalektik, “evrenin değişmez yasaları” değildir (öyle olsa insandaki bilmezlik son bulurdu), insanın öğrenip dönüşme yeteneğidir. Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir.

İnsanda diyalektik öğrenmenin belki de en belirgin göstergesi, kahkahadır. İnsan önce niyetli kontrolünü aşan gizli arzularının farkına vararak trajik bir duruma düşse de, daha sonra arzuların nesnelerden soyutlaşarak dürtülere dönüşmesi komiktir ve onu güldürür. Dildeki imleyenler trajediden geçerek güldürüye ulaşır: Önce bilinçdışındaki imleyenlerin bilincimizi yönetmesi karşısında çaresiz kalırız, bir tür gurur geliştirerek imleyenlere karşı kendimizi savunmaya çabalarız, sonra zamanla o imleyenleri sürdüren kuvvetleri tanır ve gülünç bulmaya başlarız. Bu da insanı dönüştürür. İnsan olmayan hayvanların belki bazen gülümsediklerini hayal edebiliriz ama insandaki kahkaha onlarda yoktur.

Filmlerde kötülüğü temsil eden karakterlerin “Muhahaha!” diye güldüklerini bilirsiniz. Bu kötücül kahkaha, arzularına yenik düşen trajik insanın paranoyakça bir yansıtmasından ibaret değil elbette. Yani her zaman “gülmek devrimci bir eylemdir” denemez, kötücül kahkahalar da vardır. Bunlara üstben (süperego) adını veririz. Kötücül kahkahanın diyalektik kahkahadan farkı, trajediye asalak olmasıdır, aşağıladığı insanların trajik çaresizliğinden beslenerek varolmasıdır. Slavoj Žižek’in gösterdiği gibi, “evrenin değişmez yasaları” olarak kavranan “Diyalektik Materyalizm” bu kötücül üstben kahkahasının tuzağına düşmüştü [3]. Žižek’e göre üstben’in “id karşıtlığı” görüntüsü aldatıcıdır, id ile üstben danışıklı dövüş içindedir.

Kötücül üstben kahkahasının “fazla ileri gittiği” ve “ölçüsünü kaçırdığı” düşünülmemelidir, aksine diyalektik kahkahanın dürtüsel güldürüsü yönünde yeterince ilerleyemediği ve kendisini trajediden koparamadığı görülmelidir. Üstben kahkahasını “kötücül” yapan özellik, onun hala kendi “iyi niyetine” güvenmesidir. Bu büyük tarihsel zaafa rağmen kendi programına “Diyalektik Materyalizm” adını vermekten kaçınmayan Žižek, bu tarihsel zaafın aşılmasının yolunu açmıştır.

Kuzunun kurt olması mecazının anlamını “materyalizm” kelimesinde bulabiliriz. Materyalizmin ilk anlamı, kuzunun (küçük burjuva) arzu ve dürtülerini tatmin eden kapitalizmin sunduğu maddi zenginliklerdir. Materyalizmin ikinci anlamına göre ise bizzat kuzunun kendisi “tarihin maddesine” dönüşür ve kurt (proletarya) onu kapar.

Komünist tarihsel vizyonla ilgili sorun, insanlığı üretim araçlarının kullanıcıları olarak konumlandırmasıdır. Bu yüzden “işçi sınıfı” olarak parti aracılığıyla üretim araçlarına sahip olup yetkilenince herşeyin güzelce planlanarak bütün sorunların çözüleceği zannedilmişti. Bu vizyon, insanlığın aynı zamanda tarihsel bir oyuncu olarak bedenlendiğini gözden kaçırır. Keyfiyetin (jouissance) bedenlenmesi dikkate alınmazsa çıplak yetkiler burun buruna gelirler ve “istismar” sorunsalı ve dolayısıyla paranoya oluşur [4]. Tarihsel diyalektiği takip edebilmek için yetkilenme ile bedenlenme bir arada ele alınmalıdır [5].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

[1] Bkz “Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir”

[2] Bkz “Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim” (Fidaner, Ayanoğlu)

[3] Bkz “Pervert’s Guide to Cinema” belgeselinin son bölümü (2:09) (Türkçe altyazı)

[4] Bkz “Postmodern Yabancılaşma Modeli”

[5] Bkz “Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır”, “Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs”, “İğdiş ve Jouissance Diyalektiği”

1 Comment

Filed under şey

One response to “Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Tek-yüzlü Bozuk Para — derleme | YERSİZ ŞEYLER