Arzu-Arıza Kompleksi Olarak Cıvıltı (Tweet) — Işık Barış Fidaner

Lacan’a göre sadece yolunda gitmeyen şeylere “sebep” aranır (11’inci seminer). Sebep, sebepselliğin (sebep-sonuç ilişkilerinin) “doğal” akışını bozan bir şeydir. Yani sistemi bozan arızalara sebep aranır. Ama bu işin nesnel yanıdır; bunun bir de öznel yanı vardır, o da psikanalizin açığa çıkardığı gibi, iradeyi bozan arzulardır. Arzu ile arıza birlikte psikanalitik semptomu (parapraksis) oluşturur [1].

Freudcu psikanalizin temelini oluşturan “serbest çağrışım” yöntemi, analizanın (hastanın) seans boyunca aklına gelen herşeyi söylemesine dayanır, böylece analist anlatım sırasında tezahür eden semptomları tespit edip vurgulama ve yorumlama fırsatı bulur. Herkesin aklına geleni yazdığı sosyal medya sistemlerini de psikanalizin “serbest çağrışım” yöntemine benzetemez miyiz? Sosyal medya aracılığıyla insanların semptomlarının tezahür ettiği kesindir, ama ne yazık ki bu medyanın insanları tedavi ettiğini söyleyemiyoruz. Aksine sosyal medya (özellikle Twitter) sürekli birbirini tahrik ederek şiddetlenen semptomların sergilendiği ve üst üste binerek biriktiği bir alandır.

Semptom arzu-arıza kompleksidir. Bazı cıvıltılarda (tweet) arzu boyutunun, bazı cıvıltılarda arıza boyutunun öne çıktığı söylenebilir. Ama arzu-arıza’dan bir tanesi öne çıktığında öbürü arkaplana saklansa da asla ortadan kaybolmaz. Cıvıltıların önemli bir bölümü, hepimizi içeren kapitalist (bazen ataerkil) sistemle ilgili (bazen yetkili kişi ve kurumlara, bazen de belirsiz bir muhataba) arıza bildirimleri yapılmasından oluşur. Arıza bildiren bir kişi, böylece kendi arzusunu örtüyor olabilir; veya arzularını paylaşan bir kişi, arızaları örtüyor olabilir. Başkalarının sizin cıvıltınızı alıntılayarak arzularınıza katılmaları veya aksine cıvıltınızı veya doğrudan şahsınızı “arızalı!” ilan etmeleri ise an meselesidir.

Twitter’ın insanlara cıvıltılar yoluyla başkalarını kolayca yargılama ve mahkum etme gücü vermesi, bir acımasızlaşmaya yol açmıştır. Sosyal medya linci dediğimiz fenomen buna dayanır: Yeter ki tek bir hatanız bulunsun! O andan itibaren ne kadar “masumum” derseniz o kadar suçlu bulunursunuz, hatta bazen insanlar sürüler halinde üzerinize yüklenirler. Bu mantıksız mantığın psikanalizdeki adı üstben’dir (süperego). Žižek üstben’i şöyle tarif eder: “Asla tatmin olmayan bu acımasız fail beni imkansız taleplere boğar ve bu talepleri karşılamayı beceremedikçe benimle alay eder; ‘günahkar’ güdülerimi baskılayarak üstben’in lüzumlarına layık olmak için ne kadar çok çaba gösterirsem, üstben’in gözünde o kadar suçlu olurum.” [2]

Sosyal medyanın anlam ve önemini inkar edemeyiz, çünkü “insanın arzusu Başkasının arzusudur” (11’inci seminer). Ama kabul etmeliyiz ki Twitter’da işleyen üstben mantığı, Lacan’ın bahsettiği çenesi açılmış timsahı andırmaktadır:

Annenin rolü, annenin arzusudur. Bu temeldir. Annenin arzusu öyle kolayca dayanabileceğiniz, kayıtsız kalacağınız bir şey değildir. Her zaman tahrip edicidir. Dev bir timsahın açılmış çenesinde duruyorsunuz – anne budur. Neyin ona tesir edip sizi kapana kıstıracağını bilemezsiniz. Annenin arzusu işte budur. O yüzden ben de size güven verici bir şey olduğunu açıklamaya çalıştım. Size basit şeyler söylüyorum, doğaçladığımı belirtmem gerekir. Bir silindir vardır, taştan yapılmış tabi, bu silindir o kapan düzeyinde bulunabilir, dizginleyici bir takozdur bu. İşte buna fallus denir. Eğer aniden kapana kısılırsanız bu silindir sizi korur. (17’nci seminer)

Burada timsah olarak “anne”den söz edildiği için kadınlar üzerlerine alınmamalılar. Ödipal gelişimde “birinci Öteki” (anne) ile “ikinci Öteki” (baba) sırasıyla dolayımsız bedenlenme ile imleyenlerin dolayımıyla yetkilenmeyi ifade eder [3]. Twitter’ın üstben mantığına teslim olması, sosyal medyada imleyenlerin dolayımının sürekli bocalaması ve yetkilenmenin sürekli boşa düşmesi ile ilgilidir. Çözüm için benim önerim, en azından cıvıltılarda tezahür eden semptomlardaki “arzu” ile “arıza”nın tespit edilmesi ve birbirinden ayırt edilmesidir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Arzu ile Arıza”

[2] Bkz “İdeal Ben, Ben İdeali, Üstben, Arzu Yasası” Slavoj Žižek

[3] Bkz “Soyut Fallus Fetişinin Ötesi”

2 Comments

Filed under şey

2 responses to “Arzu-Arıza Kompleksi Olarak Cıvıltı (Tweet) — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Fallus’un Ötesi — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak | YERSİZ ŞEYLER