Simgesel Ayrılma ile Gerçek Ayrılma — Işık Barış Fidaner

Bağımsızlık ve koşullanma, siyasette iki temel kavramdır. Bunlar simgesel ilişkilerle, yani tasdiklenme ile ilgilidir. Bir kişi, kurum veya ülkenin bağımsız olduğu veya koşullanmış olduğu simgesel yolla tasdiklenebilir. Aslında aralarındaki fark tasdiğin yapılış şekliyle ilgilidir: Koşullanma, başkasının tasdiğine bağlı kalmaktır; bağımsızlık ise kendi kendini tasdik ettirmektir. Bu iki kavramın simgesel ilişkisi imleyenlerce (signifier) yönetildiği için, Lacan siyasal bağımsızlığı S1 simgesiyle, siyasal koşullanmayı ise S2 simgesiyle ifade eder. S1, bağımsız iktidarı ile kendisini tasdiklettiren Esas-İmleyen’dir. S2 ise S1 tarafından koşullandırılmış ve onun tasdiğine tabi olan bilgidir.

Lacan’a göre modernleşme tarihi boyunca S1‘in iktidarından (Efendi söylemi) S2‘nin iktidarına (Üniversite söylemi) geçilmiştir. Efendi söyleminde, S1 efendinin iktidarını, S2 ise efendinin koşullandırdığı kölenin iş-bilgisini belirtir. Üniversite söyleminde, S2 iktidara yerleşmiş olan evrensel görünümlü bilgidir (episteme), bilgiyi koşullandıran S1 ise perde arkasına gizlenmiştir; bu gizli koşullayıcıyı yerine göre kulislerde dönen dolaplar veyahut bilinçdışına saklanan güdüler şeklinde düşünebiliriz.

Klasik anlamda siyaset, bağımsızlık ve koşullanma (S1 ile S2) alternatifleri arasına sıkışmıştır. Ama bu ikili alternatif salt simgeseldir, başka alternatifler de vardır. Lacan, S1‘in iktidarı (Efendi söylemi) ile S2‘nin iktidarına (Üniversite söylemine) alternatif iki söylem daha sayar: Öznenin iktidarı anlamına gelen histeri söylemi ile nesnenin iktidarı anlamına gelen analitik söylem.

Öznenin iktidarı olan histeri söylemi, kapitalist ideolojinin temelinde bulunan “özgürlük” ideali ile ilgilidir. Bu anlamda bölünmüş öznenin simgesi $’nin aynı zamanda dolar işareti olması manidardır. Öznenin iktidarı, herşeyi eleştirmek ve sorgulamak, hiçbir mecburiyeti kabul etmemek, yaratıcı ve özgür ruhlu olmak, hatta gerekirse radikal isyancı ve devrimci olmak, “güzel insan” veya Hegelci anlamda “güzel can” (beautiful soul) olmaktır. “Alternatif var! Başka bir dünya mümkün!” gibi sloganlar çoğu zaman histeri söylemi alternatifini belirtir. Aslında bu söylemin özünde şikayet etmek vardır, “özgür özne” hep S1‘in egemenliğinden şikayet eder ve bu yüzden olumsuz bir anlamda S1‘e bağlı kalır. S1‘in kendi egemenliğini kurması en azından simgesel bir ayrılma ve bağımsızlıktır; öznenin özgürce S1‘den şikayet etmesi simgesel anlamda bile ayrılma veya bağımsızlık sayılamaz. Histeri söylemi, efendiye meydan okuyarak (challenge) onu yeni bilgiler üretmeye zorlar. Bu anlamda Üniversite söylemi ile eşleniktir.

Dördüncü alternatif, analitik söylem, nesnenin iktidarıdır. “Nesne” derken dünyada bulunan fiziki nesneleri değil de, hani o nesneyi, öznenin arzusunun nesne-sebebi olan objet petit a‘yı kastediyoruz. S1 her zaman küçük a nesnesi ile halelenmiştir; yani bütün S1‘ler güç ve ihtişamlarını öznenin arzusuna ve dolayısıyla o arzuya sebep olan küçük a nesnesine borçludur. Dolayısıyla her simgesel “bağımsızlık” aslında arzunun nesne-sebebine bağımlıdır.

Esas-İmleyen S1‘in kendine tabi kıldığı bilgiden (S2) ayrılarak simgesel bağımsızlık kazanması, simgesel bir ayrılmadır. Küçük a nesnesinin haleleyerek ihtişam kazandırdığı S1‘den ayrılarak gerçek bir bağımsızlık kazanması ise gerçek bir ayrılmadır. Fakat küçük a nesnesi S1‘den ayrıldığı zaman, biçimle (S1) birlikte içerik de (ihtişam) kaybedilir. İmleyenler onu bastıramadığı zaman, a nesnesi, bir atık, çöp, israf görünümüne bürünür. Çünkü onun özü, entropik fedadır [1]. O yüzden analitik söylem, yas tutmak demektir [2].

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Hep Sonradan: Entropi ve Feda” ve “All Success is a Success of the Repression of Sacrifice”

[2] Bkz “Tanrı ve Doğa’nın Modern Yası” ve “Sahici Sadakat Yas Tutma Dürtüsüdür”

7 Comments

Filed under şey