Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Hem Esas-İmleyen (S1) hem de fallus (Φ) “imleneni olmayan imleyen” olarak tanımlanır ama bu ikisi aynı şey değildir. Esas-İmleyen, fallusun yazılmasıdır. Fallusun Esas-İmleyen şeklinde yazılması, eril kimlik taslamayı (masculine imposture) oluşturur [1]: Esas-İmleyen, herkesi iğdiş eden istisnai İlksel Baba’yı temsil eder. Esas-İmleyen, Simgesel’i kuran unsur olsa da; onun yazdığı fallus, Gerçek’in İmgelenmesidir, Simgesel’in ulaşamadığı kör noktadır (üçgen şemada bu görülüyor, ayrıca bkz [2]).

Esas-İmleyen ile yazılan fallusun içeriği boştur, imleneni yoktur, bu yüzden ona “kimlik taslama” deriz; ama yine de fallusun katedilmesi mümkündür [3]. Fallusun katedilmesi, üçgen şemada Φ’den başlayarak saatin tersi yönünde İmgesel-Simgesel-Gerçek’ten geçip tekrar Φ’ye ulaşılmasıdır. Φ gerçekliğin düşlemsel temelini belirttiği için Lacan buna “düşlemin katedilmesi” adını vermiştir. Fallusu katedince “fallusun ötesi”nde gizemli balta girmemiş ormanlara falan ulaşılmaz, dönüp dolaşıp tekrar fallusa ulaşılır; ama bu katetme boşa gitmez, çünkü fetişçi gizemin bozulmasını sağlar. Fetişçi gizem, a‘nın sureti ile S(Ⱥ)’nın sahiliği arasında kurulan sihirli ilintidir (bkz [2]).

Fallusu Esas-İmleyen şeklinde yazıp geçen eril kimlik taslamanın alternatifi, Φ-S(Ⱥ)-a-Φ devresini gerçekten katetmektir. Bu ikisi sırasıyla fetişe dayanan simgesel yetkilenme ile semptoma dayanan gerçek yetkilenmedir [4]. Bu ikisi aynı zamanda Esas-İmleyen’in anahtarıyla açılan dekripsiyon (decryption) ile sahiliği kendi kendisinin anahtarı kılan deşifrelemedir (decipherment) [5].

Žižek, eril kimlik taslamada Φ’nin afallatarak etkileyen karizmasının aldatıcı olduğunu ve aslında onun arkasında Öteki’nin tutarsızlığı olan S(Ⱥ)’nın saklandığını söyler [6]. Dişil kılık değiştirme (feminine masquerade) için bunun tam tersi söylenmelidir: Arzumuzun izlediği suretlerin (objet a) bir adım ötesinde beliren tamamsız S(Ⱥ)’nın sevgi uyandıran sahiliği aldatıcıdır, çünkü aslında S(Ⱥ)’nın arkasında afallatan ve nefret uyandıran Φ saklanır [7]. Eril kimlik taslama Φ’yi yazan S1‘in S(Ⱥ)’nın tamamsızlığını saklamasıdır, dişil kılık değiştirme ise S(Ⱥ)’nın tamamsızlığına yönelten a‘nın Φ’nin gerçekliğini saklamasıdır. İkisinin ortak özelliği, fetişin gizemine dayanmalarıdır. Fallusun/semptomun/düşlemin katedilmesi, fetişçi gizemi bozarak bu iki stratejiyi de boşa düşürür; ikisi de semptomu katetmekten kaçınma taktikleridir.

Eril ve dişil stratejilerde iradenin rolü farklıdır. Eril strateji, sert ve iddialı gözükür, yani Esas-İmleyen (S1) yoluyla Φ’ye hakim olma iradesini imletir. Ama bu bir “kimlik taslama”dır çünkü Φ aslında katedilmiş değildir, S1 fetişçi gizem etkisi yaratmakla kalır. Dişil strateji ise aksine nazik ve hassas gözükür, yani Φ’ye hakim olma iradesinin üzerini örter, “kılığını değiştirir”. Bu da aldatıcıdır, çünkü yine fetişçi gizem etkisine dayanır. Fetişçi gizemi bozarak semptomu kateden gerçek irade, bu iki cinsiyet stratejisinin de dışında kalır.

Belki de semptomun katedilmesine “üçüncü cinsiyet” demeliyiz. Žižek Cinsiyet ve Başarısız Mutlak kitabında Kierkegaard’ın söz ettiği üç cinsiyetten bahseder: Memur, hizmetçi ve baca temizleyicisi. Benim burada söz ettiğim “üçüncü cinsiyet” Žižek’in transgender bireyleri soktuğu “baca temizleyicisi” kategorisine uymaz, çünkü toplumsal cinsiyet kimliği (gender identity) S1 ile S(Ⱥ)’yı bir araya getiren paradoksal bir stratejidir, aynı anda hem eril kimlik taslama hem dişil kılık değiştirmedir, ve tamamen fetişçi gizeme dayanır.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Eril kimlik taslama (imposture) ile dişil kılık değiştirme (masquerade)” Jennifer Friedlander

[2] Bkz “İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür”

[3] Bkz “Fallus’un Katedilmesi”

[4] Bkz “Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi”

[5] Bkz “Dekripsiyon ile Deşifreleme”

[6] “Fallik gücün imleyeni, fallusun afallatan mevcudiyeti Φ, Öteki’nin iktidarsızlığını/tutarsızlığını bedenlendirmekle kalır.” Bkz “Kadın babanın-adlarından birisidir” Slavoj Žižek

[7] Žižek de zaman zaman bundan bahseder. Mesela Sapkının Sinema Rehberi belgeselinde Vertigo filminde Scott’ın gördüğü korkunç rüya üzerine şunları söyler:

“Büyüleyen güzellik her zaman bir kabusu örten bir örtüdür. Büyüleyen bir yaratık gibidir, ama çok yakınına gelirseniz dışkı ve çürüme görürsünüz, her yerde sürünen solucanlar görüsünüz. En büyük uçurum fizikî bir uçurum değildir, bir başka kişinin derinliği olan uçurumdur. Filozofların ‘Dünyanın Gecesi’ diye tarif ettikleri şeydir. Bir başka kişinin gözlerinin içine baktığınızda, uçurumu görürsünüz. Bizi içine çeken esas spiral odur.” (altyazı)

5 Comments

Filed under şey