Fallus, Nefretin Gerçekliğidir — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Mutlak Geritepme kitabının 9’uncu bölümünde Žižek, Lacan’ın üçgen şemasında bir değişiklik yapar: Φ’nin yerine S(Ⱥ)’yı geçirir ve S(Ⱥ)’nın yerine $’yi koyar. Bu değişikliğin amacı ne olabilir? Bence bu değişikliğin amacı şemadaki Φ’nin gerçekliğini etkisiz hale getirmektir.

Žižek, şemanın geçtiği metinde a, S(Ⱥ), $ üçlüsünden bahseder. Ona göre gerçek olan $’dir, Φ ise onu temsil eden “fallik imleyen”den ibarettir. “İmleneni olmayan imleyen” olarak Esas-İmleyen S1 ile bir tutulabilir.

Aslında Lacan’ın şemasında fallus (Φ) en stratejik noktaya yerleşmiştir: Fallus, simgesel düzenin kör noktası olan gerçekliktir. Simgesel düzenin simgeleme faaliyeti İmgesel ile Gerçek arasında dolayım ve köprü kurmakla sınırlıdır, o yüzden dolayımsız İmgesel-Gerçek devresinde bulunan fallus simgesel düzenin erişemediği stratejik sıcak noktadır (hotspot). Orası denebilir ki bilincin erişemediği bilinçdışı noktasıdır. Žižek ise fallusu sorgusuz sualsiz bu noktadan atıp onun yerine S(Ⱥ)’yı geçirir. Peki neden böyle yapar?

Žižek’e göre simgesel düzenin sakladığı hiçbir töz yoktur, daha doğrusu sakladığı tek şey, sakladığı hiçbir töz bulunmadığı gerçeğidir, bu gerçek ise öznedir. Buna göre tek töz, öznedir. Böylece tözü özne olarak deneyimlemiş oluruz. Temel eseri İdeolojinin Yüce Nesnesi‘nde bunu şöyle formülleştirir:

töz, fenomenlerin perdesinin ardında saklandığı varsayılan olumlu aşkın Öz’dür; ‘tözü özne olarak deneyimlemek’, fenomenlerin perdesinin gizlediği şeyin esas olarak saklanacak hiçbirşey bulunmadığı olduğunu kavramaktır, ve perdenin arkasındaki bu ‘hiçbirşey’ öznedir.

Aynı sebeple Žižek, dişil kılık değiştirmenin uyandırdığı gizemle sakladığı tek şeyin ‘sakladığı hiçbirşey bulunmadığı’ gerçeği olduğunu söyler. Žižek’in Lacan’ın şemasında değişiklik yaparak Öteki’nin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ)’yı şemanın baş köşesine yerleştirmesinin nedeni bu tezdir. Fakat fallusun gerçeklik konumundan atılması ve yoksayılmasının ciddi bir bedeli vardır.

Özne kuramının merkezine hiçbirşeyi ($) ve “hiçten az”ı (a) yerleştiren Žižek’in gözünden kaçan konu, Lacan’ın tanımladığı üç temel tutkudur: Sevgi tutkusu, nefret tutkusu ve bilmezlik tutkusu. Lacan bu üç tutkuyu Simgesel, İmgesel ve Gerçek’in kesişimlerine yerleştirmiştir, üçgen şemaya uygularsak: Sevgi tutkusu S(Ⱥ)’nın sahiliğine dayanır, nefret tutkusu Φ’nin gerçekliğine dayanır, bilmezlik tutkusu ise objet a‘nın suretine dayanır [1].

Üç tutkuyu şemanın üzerine yerleştirdiğimiz zaman S(Ⱥ)’nın neden solda kalması gerektiğini anlarız: Dişil kılık değiştirme, İmgesel’den Simgesel’e doğru bakar; üzerine giyindiği S(Ⱥ)’nın sahiliği ile sevgi tutkusunu uyandırır. Simgesel imletimleri kışkırtan sevgi tutkusuna koşut olarak bilmezlik tutkusu da harekete geçer: Bastırıcı ihtiyatla Gerçek’e yönelen objet a suretleri arzuyu kışkırtır. Sevgi ve bilmezlik tutkuları bir araya gelerek düşlemi oluşturur: $ ◊ a.

Peki Žižek’in ileri sürdüğü gibi dişil kılık değiştirmenin aslında hiçbirşeyi saklamadığı söylenebilir mi? Hayır! Kulağa ne kadar şairane de gelse dişil kılık değiştirmenin ‘aslında hiçbirşeyi saklamadığı’ söylenemez. Şemanın sağ üst tarafında, yani İmgesel’in bilinçdışı arka tarafında, Gerçeği imgeleyen Φ’nin uyandırdığı nefret ve tiksinti tutkuları bulunur. Yani dişil kılık değiştirme nefreti saklar, S(Ⱥ) Φ’yi saklar.

Eril kimlik taslamada bunun tam tersi olur, Φ S(Ⱥ)’yı saklar [2]. Erkek için nefret, iktidar olarak üzerine giyindiği Esas-İmleyen S1‘in güç kaynağıdır, burada fallus “fallik imleyen” olur. Ama dişil kılık değiştirmenin sakladığı nefret uyandıran fallus gerçekliği, “fallik imleyen” değildir. Fallus, bir imleyen olmadan önce, nefret tutkusunun dayandığı gerçekliktir.

El çabukluğuyla fallusun yerine S(Ⱥ)’yı koyan Žižek, dişil kılık değiştirmenin bir örneğini sergilemiş olur. Böylece sevgi ve bilmezlik tutkularımızla onun eserlerine yöneliriz. Tözü özne olarak deneyimleyelim derken fütursuz çağımızda yaygınlaşan nefret karşısında savunmasız kalırız [3].

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bu konuda detaylı inceleme için bkz “İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür” ve “Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet”

[2] Žižek bunu iyi bilir: “Fallik gücün imleyeni, fallusun afallatan mevcudiyeti Φ, Öteki’nin iktidarsızlığını/tutarsızlığını bedenlendirmekle kalır.” Bkz “Kadın babanın-adlarından birisidir” Slavoj Žižek

[3] Bkz “Fütursuz Çağa Karşı Sütur”

5 Comments

Filed under şey