Fallik Boşunalık ile Oval Boşunalık — Işık Barış Fidaner

Önceki yazıda “Fallus, boş imleyen olmadan önce boşunalığın imleyenidir” derken entropinin kaçınılmaz gerçeğini kastetmiştim [1]. Ama ‘fallik boşunalık’ ifadesi, benim o yazıda kastetmediğim bir başka imgeyi de çağrıştırdı: döllenmeye yol açmayan sperm. O zaman acaba bu anlamda ‘fallik boşunalığın’ yanısıra ‘oval boşunalık’tan da söz edebilir miyiz, ‘döllenmeden yok olan yumurta’ imgesini düşünerek? Bu iki boşunalığı ayırt etmek, entropiyi de eril ve dişil bileşenlere ayırmayı gerektirir.

İnsanların hem üreme sisteminde hem de cinsel hayatında bu anlamda ‘fallik boşunalık’ ve ‘oval boşunalığın’ temel bir yer tuttuğu kesindir. Fakat fallik boşunalığın üzerini örten ‘fallik imleyen’ gibi oval boşunalığın üzerini örten bir ‘oval imleyen’ bulunmaz. Lacan ‘oval imleyen’in (binary signifier) ilksel olarak bastırıldığını söyler. Ünlü “Kadın yoktur” sözünün ve Öteki’nin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ)’nın bir anlamı da budur. Alenka Zupančič, Cinsellik Nedir? kitabında S(Ⱥ)’ya ‘eksik imleyen’, ‘eksi bir’, ‘ontolojik/başlatıcı/teşkil edici/mündemiç eksi’, ‘onunla-onsuz’ (with-without) gibi adlar vermiştir. Bu da iki cinsiyet arasındaki asimetriyi gösterir: Fallik boşunalık fallik imleyen Φ ile kimlik taslayarak yetkilenebilirken, oval boşunalık ancak Öteki’nin eksikliği S(Ⱥ)’yı bedenlendirebilir.

Böylece yine yetkilenme ile bedenlenme terimlerine geri döndük. Bu iki sürecin zeminlerini (irade-sistem) belirten iki aksiyom, fallik boşunalık ve oval boşunalık bakımından yorumlanabilir: “Yetkilenmenin zemini iradedir.” “Bedenlenmenin zemini sistemdir.” Elbette ne yetkilenme erkeklere özgüdür, ne de bedenlenme kadınlara özgüdür; kadınlar da yetkilenir, erkekler de bedenlenir, ve bunun için kadınların erkekleşmesi veya erkeklerin kadınlaşması gerekmez; ama kavramsal yetki-beden ikiliğinin cinselliğimizin ve üreme sistemimizin temelindeki erkek-kadın ikiliğini model aldığını inkar edemeyiz [2]. Mevcut toplumsal cinsiyet rejimi sorgulanacaksa, köklerinin ne kadar derine indiğinin fark edilmesi gerekir [3].

Entropi dediğimizde hem fallik boşunalığı hem de oval boşunalığı kastederiz. Hatta oval boşunalık daha entropik sayılmalıdır, çünkü onun bedeli fallik boşunalıktan çok daha yüksektir. Ama cinsiyetler arasındaki asimetriden dolayı oval boşunalık kendi adına yetkilenemez, bu yüzden psikanalizde ‘Annenin-Adı’ diye bir işlev yoktur. Yine de oval boşunalık Öteki’nin eksikliğini bedenlendiren S(Ⱥ)’nın sahiliğine dayanarak simgeleme sürecinin başlatıcısı veya durdurucusu olabilir, bu yüzden psikanalizde ‘annenin arzusu’ çok önemlidir. Simgesel yetkilenme yoluyla kurulan mevcut gerçeklik eril de olsa, simgesel yetkilenmenin altında yatan önsel koşul olan sahilik her zaman dişildir [4].

Bu ayrım Tanrı ve Doğa kavramlarını da açıklamamızı sağlar. Modern öncesi kavrayışa göre tüm yetkilenmelerin zemini olan Tanrı, fallik boşunalığın gizemlileştirilmesidir. Monty Python’ın Life of Brian filmindeki “Her Sperm Kutsaldır” şarkısını hatırlayalım. Tanrı’nın öldüğünü ilan eden Nietzsche ile birlikte yetkilenmenin zemini irade olur, ‘güç istenci’ bunun örneğidir. Modern öncesi kavrayışa göre tüm bedenlenmelerin zemini olan Doğa ise oval boşunalığın gizemlileştirilmesidir. Kadın-erkek ilişkilerinde zemin alınan Doğa kavramının boşa düştüğü yerde ‘histeri’ kavramı devreye girmiştir ve Sigmund Freud ‘histeri’ kavramına dayanarak psikanalizi kurmuştur. Psikanaliz rüyalarda görülen düşlemsel bedenlenmeleri analiz eder ve onların Doğa’ya değil, bilinçdışı sistemlere dayandığını söyler. Böylece yukarıda saydığım iki aksiyoma ulaşılır. Modern insanlar hem Tanrı’yı hem de Doğa’yı kaybetmişlerdir, ikisinin de yasını tutarlar [5].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Fallik Boşunalık, Post-Ödipal Gelişim, Üstben ve Canavar Olmak”

[2] 2013’te yetki-beden ikilisini sunduğumda bunun erkek-kadın ikilisini model aldığının farkında değildim. Bkz “Postmodern Yabancılaşma Modeli”

[3] Bkz “Fallus’un Katedilmesi”

[4] Bkz “Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler”

[5] Bkz “Tanrı ve Doğa’nın Modern Yası”

2 Comments

Filed under şey

2 responses to “Fallik Boşunalık ile Oval Boşunalık — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Kum Tanesi — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER