Clamor ile Lenio — Işık Barış Fidaner

Psişenin kısımları deyince hala Freud’un (neredeyse) yüz yıllık ünlü ‘id, ego, süperego’ (Es, Ich, Über-Ich) üçlüsü akla geliyor. Gelin psişeyi daha farklı bölümlemeyi deneyelim. İnsan psişesi biri ağlayan biri de onu yatıştıran iki kısımdan oluşur [1]. Bu iki kısma Latince ‘clamor’ ile ‘lenio’ adlarını verelim [2].

Clamor’un bağırışı, simgeleme çabasını başlatmak için sevgi uyandıran sahiliğe (truth) dayanır. Bu sahilik tüm bedenlenmelerin zeminidir. Modernlik öncesinde bu sahilik Doğa’ya dayandırılırdı, yani içgüdüsel olarak kendi kendisini bilen ve sürdüren, kendi kendine yeten bir sahilik olduğu varsayılırdı. Modern insan ise sahiliğin Doğal dayanağını yitirmiştir, ‘doğal’ beklentileri boşa düşmüştür. Doğa’nın yokluğunu telafi etmek için bilimsel disiplinler geliştirilmiş, ikili mantık, sahilik tabloları, ‘ve/veya’ işleçleri gibi yapay sistemler icat edilmiştir. Bu sahilik sistemlerine dayanarak elektronik devreler ve bilgisayarlar üretilmiş ve nihayetinde en modern clamor alanı olan İnternet kurulmuştur. Clamor’un sahilik alanında Doğa’nın yerini zamanla modern sistemler almıştır.

Clamor yatıştırılmalıdır, bu da lenio’nun gerçekçiliğine (realism) düşer. Lenio’nun ifade ettiği gerçek, sevginin asla evrensel olmadığı ve her zaman nefretle sınırlanmış olduğudur. Bu gerçek tüm yetkilenmelerin zeminidir. Modernlik öncesinde bu gerçekçilik rolü Tanrı’ya verilmişti, yani tek başına gerçekliğin tüm sınırlarını çizen tek bir ilahi gücün varolduğu düşünülürdü. Modern insan ise gerçekliğin Tanrısal dayanağını yitirmiştir, sevgi ve nefretin sınırlarını kendi iradesiyle çizmek zorundadır. Doğa’nın yerini alan modern sistemler insanları ‘kullanıcı’ konumuna sokmuş olsa da, insanların gerçek anlamda yetkilenmeleri ancak kendi iradelerine dayanmaları ile mümkün olur.

Öte yandan, ‘modern öncesi’ diye tarif edilen varsayımların günümüzde büyük ölçüde varlığını sürdürdüğü bilinmelidir. İnsanların çoğunluğu clamor’un Doğallığına ve/veya lenio’nun Tanrısallığına inanmak ister. Clamor’un Doğallığına inanma isteği, iklim krizi gibi sistemsel etkilerin inkar edilmesine neden olur. Lenio’nun Tanrısallığına inanma isteği ise insanları sağcı ve otoriter liderlere yönelterek iradesiz bırakan bir etkendir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bu imgenin analizi için bkz “Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği”

[2] Clamor ile lenio kabaca Freud’un haz ilkesi ile gerçeklik ilkesine veya Lacan’ın jouissance ile iğdişine benzetilebilir. İlk benzetme için bkz “Postmodern Yabancılaşma Modeli”, ikinci benzetme için bkz “İğdiş ve Jouissance Diyalektiği”

3 Comments

Filed under şey