Bilimsel Doğrular Yoktur, Bilimsel Sahilik Vardır — Işık Barış Fidaner

Bilimsel doğruların hayatımızı yönlendiren (mesela ahlakçı veya faydacı) doğrulardan bambaşka şeyler olduğunu söylememiz yetmez. Truth’un Right’tan farklı oluşunu hakkıyla ifade edeceksek, ona ayrı bir Türkçe kelime tahsis etmeliyiz. Türkçede bu anlamı veren kelime de sahiliktir [1]. Bilime hakkını vereceksek “bilimsel doğrular yoktur, sadece bilimsel sahilik vardır!” demeliyiz.

“Bilimsel doğrular yoktur” dediğimiz zaman öncelikle bilim ile siyaseti birbirinden ayırmış oluyoruz. Mesela küresel koronavirüs salgını ile ilgili vaka sayısı veya ölüm oranı gibi bilgilerin toplanması, bilimsel sahiliğin alanına girer; ama salgınla mücadele kapsamında belli politikaların doğru mu yanlış mı olduğuna dair alınan siyasi kararlar, bilimin değil siyasetin alanıdır ve sahilikten ayrı bir konudur. “Bilimsel siyaset” diye bir şey olamaz (“Bilimsel sosyalizm” bunu olmayı denedi ve başarısız oldu); ama bilimsel sahilikleri dikkate alan siyaset diye bir şey olabilir, kimi ülkelerde de örnekleri bulunur.

“Bilimsel doğrular yoktur, bilimsel sahilik vardır” dememizin bir diğer anlamı, bilimsel sahiliğin (scientific truth) ona ulaşmayı amaçlayan bilimsel tekniklerden ayırt edilmesidir. Deney, gözlem gibi bilimsel yöntem ve tekniklerin doğruluğundan ve yanlışlığından söz etmek mümkündür. Bu yöntemler bilimsel sahiliğe ulaşmaya hizmet ettiği ölçüde doğrudur, aksi halde yanlıştır. Ama bu yöntemlerin doğru oluşu “bilimsel doğruluk” değeri taşımaz, salt teknik bir doğruluktur, yani evrensel veya genellenebilir bir anlam taşımaz.

Kısacası, bilimsel yaklaşıma göre, sahilik (truth), doğruluk (right way) üzerinde belirleyicidir, belirleyici olmalıdır. O yüzden sahiliği doğruluktan ayırt etmek bilim için hayati bir önem taşır. “Bilimsel doğrular” olduğunu iddia edersek, teknik anlamda doğru bir deney-gözlem uygulamasının kendi başına bilimsel bir değer taşıdığını zannedebiliriz. Oysa bu deney-gözlem ancak bizi bilimsel sahiliğe ulaştırabildiği ölçüde değer taşır, doğru yapılmış olmasının kendi başına hiçbir anlamı yoktur.

Bir örnek uygulama olarak, Truth’u karşılamak için Sahilik kelimesini önermemizi ele alalım. Türkçede Sahi kelimesinin İngilizcedeki True anlamını vermesi, çeviribilimsel bir sahiliktir: “Sahi mi?” sorusu “Is this true?” anlamına gelir. Yöntemsel olarak çeviri yaparken Truth kelimesinin Sahilik kelimesiyle karşılanması ise doğru bir tekniktir, çünkü sahi bir dayanağı vardır. Çeviri pratiğinin bilimsel olması, doğru teknikleri sahiliklere dayandırmasına bağlıdır. Başka herhangi bir bilim için de bu ilke aynen geçerlidir, bu da onun sahi olduğunu gösterir.

Bilimsel sahilik dayanağı olmadığı zaman, doğru teknik diye bir şey de mümkün olmaz. Sahiliklere ulaştırmayan belli doğruluklarda ısrar edilmesi, anlamsız bir takıntı gibi görülebilir. Öte yandan, teknik yolların doğruluğundan, yani teknolojiden mahrum kalırsak, bu sefer sahiliğin erişilebilen alanı iyice daralır. Teleskopsuz çıplak gözle birçok şeyi göremeyiz.

Sahilik ile doğruluk arasındaki diyalektik ilişkiyi ayırt edebilmek için öncelikle True’ya Doğru demekten vazgeçmeliyiz.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” (Fidaner, Ayanoğlu), Doğru (özel sayfa)

7 Comments

Filed under şey