Dark’ta Yetkilenme Krizi — Işık Barış Fidaner

Dark dizisinin esas konusu, yetkilenme krizidir. Bu tema öyküde farklı şekillerde ele alınmıştır. Toplumsal cinsiyet rejimine göre yetkilenme rolünü üstlenmesi beklenen kişiler erkekler olduğu için [1] Winden kasabasındaki erkek çocukların kaybolması, yetkilenmeyi üstlenecek bedenlerin yok olması anlamına gelir ve genel bir yetkilenme krizine işaret eder.

Esas oğlan Jonas’ın babası Michael’in intiharı ise, yetkilenme krizini kişisel bir düzlemde ele alır. Michael’in intihar etmesinin sebebi, çocuk bedeni Mikkel’i gelecekten almış olmasıdır, yani Michael kendi bedeninin hesabını veremediği için yaşama yetkisini teslim eder ve esas oğlan Jonas’ı babasız bırakır. Michael-Mikkel’in öyküdeki özel semptomatik konumunu işaretleyen iki istisnai olay vardır: (1) Katharina, oğlu Mikkel’in Michael olduğunu öğrendiği zaman duyduklarına inanamaz ve gülmeye başlar, ki baştan sona hep trajik bir havanın estiği dizide gülme çok ender rastlanan bir olaydır. Mikkel’i doğuran annesi Katharina, trajik atmosferi bir anlığına kırarak komikliği uyandıran istisna olur. (2) Dizide genel kural olarak kendi genç haliyle karşılaşan insanlar tecrübeli-bilen bir konumdan ona ne yapması gerektiğini söylerler. Michael ise bunun istisnasıdır: Kendi çocukluğu olan Mikkel ile karşılaştığında derin bir kaygıya kapılır ve ondan kaçar. Diğer karakterler gibi bilen kişi rolünü oynayamaz.

Yetkilenme krizinin tarihsel kökeni ise uygarlığı besleyen enerjiyi temsil eden Winden nükleer santrali üzerinden ele alınmıştır. 1986’da atanan yeni direktör Claudia’nın kadın olması, uygarlık ilerlediği için kadınların güçlendirilmesinden ziyade, nükleer santral direktörlüğü rolünün iğdiş edilişini temsil eder; zira yetkisini tam olarak üstlenmek isteyen Claudia, kimyasal atık varillerinin temsil ettiği entropi engeli ile yüzleştirilir (“Bildiğimiz bir damladır, bilmediklerimiz ise bir okyanustur” sözü eşliğinde). Bu olayla aslında tarihsel olarak neoliberalizmin kamusal otoriteleri aşındırması ve insanları geleceksiz bırakması temsil edilir [2]. Bu da günümüzde yaşanan yetkilenme krizinin 33 yıl önceki kökenine işaret eder. Genç Ulrich’in boşvermişliği, metal müzik ve bilgisayar oyunları ile kendini keyfiyetin (jouissance) entropisine [3] teslim etmiş olması ve sırtında taşıdığı “No Future” (Gelecek yok) sloganı da yetkilenme krizinin tarihsel kökenini destekler. 33 yıl sonra bu aynı entropi, okulda öğrencilere denetimsizce satılan uyuşturucular ve Jonas’ın aldığı antidepresan şeklini alacaktır.

Winden’de yetkilenmenin krize girmesi, onun yerine bedenlenmenin belirleyici olması anlamına gelir. Aynı insanların çocuk-genç-yaşlı bedenleri arasındaki özdeşlik-farklılık bu yüzden dizideki öykünün merkezine oturur. Öyküde defalarca bu özdeş-farklı bedenler karşı karşıya getirilir: Aynı insan kendi genç veya yaşlı haliyle karşılaşır ve konuşur. Bu karşılaşmaların zemini olan sistem ise zaman makinesidir.

Yetkilenme krizinin odak noktasında bulunan Jonas, öykünün baş kahramanıdır. Krize sebep olan entropi, Jonas’ın bedenini aşındırır ve onu zamanla Adam’a dönüştürür. Krize giren yetkilenmenin açtığı boşluğu doldurmak üzere ön plana çıkan özdeş-farklı bedenler teması ise Martha karakterine odaklanmıştır. Jonas’ın aşık olduğu kız Martha’nın ulaşılmazlığı, tarihsel entropi gerçeğini örtbas ederek Jonas’ın yaşadığı yetkilenme krizine düşlemsel bir açıklama getirir. Bu yüzden Martha’nın Jonas’ı hiç içermeyen kendine ait gizemli bir dünyası olduğu ortaya çıkar. Martha kendi dünyasına sahip bir Eva (Havva) olunca Adam’ı (Adem) tamamlayacağı zannedilir. Ama bu gizemli görüntüye bürünmek Martha’nın hiç yararına olmaz, aksine Adam-Jonas’ın gözünde Martha entropi gerçeğinin günah keçisine dönüşür ve kurban edilmek istenir.

Öykü en sonunda hoş bir neticeye ulaşır: Jonas ile Martha genç bir çift olarak beraberce kendilerini kurban ederler. Ama sonradan çıkan bu beraberlik görüntüsü, belki de entropinin aşındırdığı Adam’ın kendi yaşadığı yetkilenme krizi için suçladığı Martha’yı kurban ettiği önceki sahnede ifade bulan çelişkiyi örtbas etmek için devreye giren bir düşlemden ibarettir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Fallus’un Katedilmesi”

[2] Bkz “Fütursuz Çağa Karşı Sütur”

[3] Bkz “Hep Sonradan: Entropi ve Feda”

5 Comments

Filed under şey