Teori sahi sahiliğin entropisini sahneler — Işık Barış Fidaner

İnsan yetkilenen hayvandır. Dünyanın gerçekliği imleyenlerle yetkilenir; simgesel bir düzendir. İnsanın özgür iradesi gerçekliklerin yetkilenmesinin zemini olarak tespit edilir. Örnek: Marx’ın özgür iradesi “sınıf mücadelesi” imleyenini yetkilendiren zemin olarak tarihte varlığını sürdürür; bu siyasi iradeye Marksizm denir.

Gerçeklikler havada asılı duran soyutlamalardan ibaret değildir: Onların yetkilenmesine belli somut maddi sahilik bedenlenmeleri rehberlik eder. İnsan sistemi böyle sahilik bedenlenmelerinin zemini olarak kurulur. Örnek: Kapitalist sistem insan arzusunu ve emeğini sahiden yakalayan meta fetişizmi ve değer fazlası (artık-değer) bedenlenmelerinin zemini olarak tarihte varlığını sürdürür.

İrade ile sistem arasında anlamlı bir karşılaşma yaşanır. Örnek: Marksist iradenin kapitalist sistemle karşılaşmasının siyasi anlamı. Ama tarihin akışında belirleyici olmayan bilinçli ideolojik bir anlamdan ibarettir bu. Tarihte asıl önem taşıyan unsur bilinçdışı arzular ile sistemik arızalar arasındaki yeraltı bağlantısıdır. Örnek: Bir genel grevin başarılı olup sistemi bozan arızalara neden olması ancak işçilerin bilinçli iradesini bozan bilinçdışı arzulara dayanabildiği zaman mümkün olur.

Arzu-arıza bağlantısı anlaşılacak bir anlam değildir. Yetkilenecek bir gerçeklik değildir. Bedenlenecek bir sahilik değildir. Bilinmezdir ve elden kaçar. Psikanaliz buna semptom adını verir. Ben ona sahi sahiliğin anlamsız imletimi adını verdim. Teorinin asıl konusu budur. Peki teori bununla ne yapar?

Arzuyu arızaya bağlayan sahi sahiliğe ancak imletici türev dS/dt şeklinde ifade verilebilir [1]. Mantıksal zamanın geçişi dt, zamanın ileriyi gösteren okudur; bu ok sahi sahiliği entropi ve düzensizlik ve jouissance‘ın sürekli artışı ile ilişkilendirir. Sahi sahilik kırılan camdan sıçrayan kırıklara benzer [2]. Her zaman sadece bölünür ve analizden geçer, hiçbir zaman sentez olup birleşmez. Peki sahi sahiliğin entropisi ile teorinin ne ilgisi vardır?

Teori suretleri kullanarak sahi sahiliğin entropisini sahneler. Örnek: Hegel’de diyalektiğin teorik sahnelenmesi. Sahnelenen drama trajedi veya komedi olabilir, ama her zaman entropi ve jouissance artışıdır: Zaman ileri gittikçe arzu her zaman iradeyi bozar ve arıza her zaman sistemi bozar. Trajedi dramayı bozulan irade-sistem’in bakış açısından gözlemler, komedi ise aynı dramayı bozucu arzu-arıza’nın perspektifinden gözlemler.

Teorinin mucizesi şudur: Suretlerle entropinin sahnelenmesi tekrarlanabilir, farklı okurlar ve dinleyiciler için farklı bağlamlarda çalışır. Entropinin sahnelenmesi çalışır, yani yeni gerçekliklerin yetkilenmesini, yeni sahiliklerin bedenlenmesini ve yeni anlamların anlaşılmasını sağlar. İşte bu yüzden teori hiçbir zaman eyleme, pratiğe, işe yararlığa, uygulamaya tabi kılınamaz. Teori kendi içinde ve kendi başına bir eylemdir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi”

[2] Bu entropik imge Walter Benjamin’in kullandığı şu mecazı yankılar: Ona göre çeviri kırılmış bir kabın parçalarını bir araya getirmeye benzer. Žižek: “Yahudilik evrenimizi kırılmış bir kap olarak kavrar, yani bu kozmik bir felaketin neticesidir, kırık parçaları toplayıp evreni ahenkli bir Bütün olarak yeniden inşa etmek sonu gelmez bir görevdir, Hıristiyanlığın en radikal şekli ise kırma eyleminin kendisini ilahi yaratıcılığın patlaması olarak kavrar.” (İhtilaflar [Disparities])

3 Comments

Filed under şey

3 responses to “Teori sahi sahiliğin entropisini sahneler — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Entropiyi Sahnelemek — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Theory stages the entropy of the true truth — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis

  3. Pingback: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER