Küresel Salgından Sonra Uykuya Geri Dönmemeliyiz — David Graeber

4 Mart 2021 — David Graeber — jacobin.com

Önümüzdeki aylarda bir an gelecek ve krizin bittiği ilan edilecek, biz de “elzem olmayan” işlerimize geri dönebileceğiz. Bu an birçoğu için bir rüyadan uyanmak gibi olacak.

Medya ve siyasal sınıflar kesinlikle bizi böyle düşünmeye teşvik edecekler. 2008’deki finansal çöküşün ardından öyle olmuştu. Kısa bir sorgulama anı yaşandı. (“Finans” nedir ki? Başka insanların borçlarından ibaret değil mi? Para nedir? O da borçtan ibaret değil mi? Borç nedir? Verilmiş bir sözden ibaret değil mi? Para ve borç birbirimize verdiğimiz sözler toplamından ibaretse eğer, o zaman kolayca birbirimize daha farklı sözler veremez miyiz?) Sesimizi kesmemizde ısrar edenler bu pencereyi derhal kapattılar, düşünmeye son verip işe geri dönmemizi söylediler, ya da en azından bir iş aramaya koyulmamızı.

Geçen sefer çoğumuz buna kandık. Bu sefer kanmamamız kritiktir.

Çünkü aslında şu anda yaşadığımız kriz bir rüyadan uyanışımızdı, insan hayatının asıl gerçekliği ile yüzleşmemizdi: Birbirlerine bakım yapan kırılgan varlıklar toplamıyız ve bizi hayatta tutan bu bakım işinin aslan payını yapanlardan çok vergi alınıyor, onlara az ödeme yapılıyor, onlar her gün aşağılanıyorlar ve nüfusun çok büyük bir oranı hiçbir şey yapmayıp düşlemler kuruyor, rantlar topluyor ve genel olarak yapan, tamir eden, hareket eden, eşyaları taşıyan ve ileten ya da diğer canlı varlıkların ihtiyaçlarını karşılayanlara engel oluyorlar. Bütün bunların açıklanamaz bir anlam hissi yarattığı önceki gerçekliğe geri düşmememiz elzemdir, rüyalarda anlamsız şeyler aynen böyle bir anlam hissi yaratır.

Gelin vazgeçelim: İnsanın yaptığı iş başkalarına ne kadar bariz bir yarar sağlıyorsa ödeme almasının o kadar az muhtemel oluşunu tamamen normal karşılamaktan neden vazgeçmiyoruz; veya finansal pazarların uzun vadeli yatırımı yönlendirmenin en iyi yolu olduğu konusunda ısrar etmekten neden vazgeçmiyoruz, zira bu pazarlar bizi Dünya’daki hayatın çoğunu yok etmeye sürüklemektedir?

Neden bunun yerine, şu anki acil durumun bitişi ilan edildiğinde, krizde öğrendiğimiz şeyleri hatırlamıyoruz: “Ekonomi” bir anlama geliyorsa eğer, (kelimenin her anlamıyla) hayatta olmak için ihtiyaç duyduğumuz şeyleri birbirimize sağlama yolumuz anlamına gelir, “pazar” zengin insanların arzu toplamlarını tasnif etme yoludur büyük ölçüde, bu insanların çoğu azıcık da olsa hastalıklıdır ve onların en güçlüleri yandaşlarının verdiği derslere inanma salaklığına devam edersek kaçmayı planladıkları sığınak dizaynlarını tamamlamışlardır, ki bu dersler kolektif olarak gelecek felaketlere müdahale edemeyecek kadar sağduyu yoksunu olduğumuzu anlatmaktadır.

Bu sefer onları gözardı edebilir miyiz lütfen?

Şu anda yaptığımız işin çoğu rüya-işidir. Rüya-işinin kendisinden başka kimseye bir yararı yoktur, sadece zengin insanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlar veya yoksul insanların kendilerini kötü hissetmelerini sağlar. Şayet durmayı becerirsek, kendimize çok daha akılcı sözler vermemiz mümkün olabilir: mesela bize bakım yapan insanlara bakım yapmamıza izin veren bir “ekonomi”yi yaratma sözü verebiliriz.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under çeviri

Comments are closed.