Hakikatin Elektrolizi — Işık Barış Fidaner

Söylenen her söz bir hakikat iddiası taşır. Sözü işitenler kendi kendilerine “Bu söz doğru mu yanlış mı?” (right or wrong?) sorusunu sorarak sözdeki hakikat iddiasını test ederler. Bu doğruluk testidir. Aslında bu test eksik ve yanıltıcıdır çünkü doğruluk hakikatin bileşenlerinden bir tanesidir yalnızca. Hakikat iddiasının çoğu zaman gözardı edilen bir bileşeni daha vardır, o da sahiliktir [1]. Sahilik “Bu söz sahi mi fol mu?” (true or false?) sorusu ile test edilir.

Doğruluk ve sahilik testleri ayrık da olsalar ilişkili oldukları için bir arada uygulanmalıdırlar. Bu iki test hakikati elektrolizden geçirir. Bu işlem suyun hidrojen ve oksijene ayrılmasına benzer. Doğruluk hidrojen kadar hafiftir ve evrende bolca bulunur. Sahilik ise oksijen kadar yakıcı ve hayat vericidir.

elektroliz

Doğruluk testi konuşan ve işiten kişilerin niyetleriyle ilgilidir. Doğruluk yargısı bu kişilerin iyi niyetleri arasında köprü kurulmasını desteklerken, yanlışlık yargısı işiten kişide konuşan kişinin niyetiyle ilgili bir kuşku uyandırır, kötü niyet olmasa bile zayıf veya kusurlu bir niyet olabileceğini düşündürür. Demek ki bu siyasal bir testtir.

Dahası, doğruluk ile niyet arasındaki bağlantı ters yönde de işler: Konuşan kişinin niyetine dair işiten kişinin taşıdığı önyargılar, söylenen sözün doğru mu yanlış mı sayılacağı konusunda kararlaştırıcı bir etki gösterebilir (“O dediyse kesin doğrudur/yanlıştır!” gibi). Demek ki doğruluk testi ideolojiktir, o halde doğrulukla kurulan iyi niyet köprüleri epey kırılgandır.

Gelelim ikinci bileşene. Sahilik testi iki farklı şekilde tanımlanabilir:

1) Bir sözün sahiliğini değerlendirmek için o sözü harfiyen (literally, niyetten bağımsız) ele almak gerekir. Bu tanım doğruluğun dayandığı niyetlerden daha yüzeysel bir seviyededir.

2) Bir sözün sahiliği konuşan ve işiten kişilerin bilinçli niyetlerini aşan bilinçdışı arzularıyla ilgilidir. Sahi söz bir arzunun dışavurumu veya karşılığıdır. Bu tanım doğruluğun dayandığı niyetlerden daha derin bir seviyededir.

Sahilik testinde bu iki seviye bir arada işler: Sahilik aynı anda doğruluktan hem daha yüzeysel hem daha derindir. Orta yolu tutturmaya çalışan bilinçli niyetlerin ruhu bile duymadan derin bilinçdışı arzular ifade bulmak üzere gaz kabarcıkları gibi yükselerek sarf edilen sözlerin yüzeysel harfiyetine (letter) tutunurlar.

Doğruluk iyi niyetli taraflar arasında kırılgan bir köprü kurar demiştik. Buna benzeterek sahiliğin tarafların arzuları arasında köprü kurduğunu söyleyemiyoruz.

Doğruluk ortak bir nesnel dünya varsayımına dayandığı için gönderilen mesaj ile alınan mesaj arasında bir süreklilik olduğu inancına yaslanır. Enformasyon teorisinin üzerine titrediği bu sürekliliğe “sadakat” (fidelity) adı verilir. İyi niyetli tarafların en büyük korkusu “doğru” kalabilmek için ihtiyaç duydukları bu “sadakat” köprüsünün yıkılmasıdır. Ötekileştirdikleri taraflara atfettikleri en büyük kabahat bu köprüyü tehlikeye atmalarıdır.

Sahilik ise ayrık öznellikler arasında yapılan bir imleyen mübadelesidir [2]. Sahiliğin bakış açısına göre gönderilen mesaj ile alınan mesaj ayrı dünyalara aittir. Mesaj yine köprüler kurar ama bunlar ayrı ayrıdır: Konuşan kişi kendi köprüsünü kurmuştur. İşiten kişi kendi köprüsünü kurmuştur. Mesajın kendisi ayrık dünyaların kesişim alanına bir dikiş atmıştır [3].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Sahi ve fol terimleri konusunda bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” (Fidaner, Ayanoğlu), Doğru (özel sayfa)

[2] Bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”

[3] Bkz “Yetkilenmenin (Simgesel Dikiş) Bedenlenmeden (Gerçek Dikiş) Ayrılması”

Konuyla ilgili fikirlerini paylaşan Zeynep Nur Ayanoğlu’na teşekkürler.

Resmin kaynağı.

8 Comments

Filed under şey