Turing Makinesi ve Lacan: Yazma ve Durma — Işık Barış Fidaner

tm

Turing makinesi (TM) bilgisayarı soyut olarak temsil eden matematiksel bir modeldir. TM teorisi genel olarak tüm bilgisayarların işleyişini ilgilendirir. TM kendisine bellek hizmeti gören sonsuz bir bant üzerinde simgeler (mesela 1 ve 0) okuyup yazabilir.

TM üzerinde çalışan her programın banttan girdisini okuması, önceden programlanmış bir kurallar kümesine göre bant üzerinde değişiklikler yapması, çıktısını aynı bant üzerine yazması, ve durması gerekir, böylece kullanıcı çıktıyı alıp kullanabilecektir. Bunların hepsi bilgisayarların ilkelerine dair bir şeyler öğrenmek için matematiksel olarak tanımlanmış ve geliştirilmiştir. Bütün bunlar hoş ve düzgündür.

TM teorisiyle alakasız gibi görünse de Lacan yazmaya ve durmaya (yani yazmayı bırakmaya) dayanan dört kavram tanımlamıştır: gerekli (durmadan kendini yazar), mümkün (kendini yazmayı bırakır), imkansız (durmadan kendini yazmamayı sürdürür), olumsal (kendini yazmamayı bırakır). TM’lerin tamamen yazmak ve durmakla alakalı olduğu düşünülürse kimsenin bu Lacancı dörtlüyü doğrudan doğruya TM mekanizması ile ilişkilendirmemiş olması şaşırtıcıdır.

Lacan “gerekli”yi “durmadan kendini yazan” olarak tanımladı. TM’lere bunun tercümesi şöyledir: TM’de süregiden bir program bellekteki simgelerde değişiklik yapmayı sürdürüyorsa kullanıcının programın bitmesini beklemesi “gerekli”dir. Bu gerekliliğin kusursuz imgesi kum saati animasyonudur. Program başarıyla çıktısını yazıp “kendini yazmayı bıraktığı” zaman, kullanıcı için “mümkün”ü sahnelemiş olur.

İnsan ile bilgisayar arasındaki temel statü farkına dikkat ediniz: Kullanıcı süregiden bir program üzerinde asgari kontrol sahibi olduğu için ya da hiç kontrolü olmadığı için, kullanıcının “mümkün” kullanımı her zaman “iğdiş edilmiş”tir, programın “gerekli” operasyonu ise hiçbir zaman “iğdiş edilmemiş”tir. Program istisnai bir güce sahiptir çünkü kullanıcının yeri doldurulamaz vaktini harcayabilir, kullanıcının ise programa itaat etmesi ve “İleri”, “Kabul ediyorum”, “Tamam”, “Güncelle” gibi düğmelere tıklayarak programın hükmünü defalarca onaylaması gerekir.

Dahası, programın operasyonunu tamamlayacağının güvencesi yoktur. Sonsuz bir döngüye de takılıp kalabilir, kötü programlama böyle durumlara yol açabilir. TM literatüründe buna Sonlanma Problemi (Halting Problem) adı verilir. Alan Turing TM’lerin soyut dünyasında Sonlanma Problemi’nin kararlaştırılamaz olduğunu ispatlamıştır.

Sonsuz döngüye takılıp kalmış bir program “durmadan kendini yazmamayı sürdürür” ve böylece “imkansız”ı sahneler. Aslında bu formülü genelleştirebiliriz, programda programcıyı rahatsız eden her türlü uygunsuz işleyiş veya böcek (bug) “imkansız”a dahildir. Programda böcek ayıklayan (debug) programcı her zaman “imkansız”ın peşindedir, yani tam olarak “durmadan kendini yazmamayı sürdüren” şeyin peşindedir, hatta ava çıkmıştır.

Bir yazılım böceğini yakalamanın en bilindik yolu programın içine böceği ortaya çıkarabilecek bilgiler görüntüleyen ekstra direktifler eklemektir. Bu direktifler böceği ortaya çıkarabildikleri zaman, “kendini yazmamayı bırakan” şey olarak “olumsal”ı sahnelerler. Tipik durumda bu ek direktifler geçicidir ve böcek yakalandığı zaman koddan çıkarılırlar. “Olumsal” böcek yakalamasından sonra “gerekli” böcek onarımı uygulandığı zaman, yadsıma yazmadan durmaya doğru yer değiştirmiş olur.

Böcek ayıklamak yoğun dikkat isteyen bir faaliyettir. Lacan’ın 19’uncu seminerde tarif ettiği avlanmaya benzer: “Ava çıktığı zaman [adamdaki] en güzel özelliğin görceli olarak sergilenmesi vardır, yani edilgin olma özelliğinin.” [1] Burada Lacan Freud’un erkekleri etkin olmakla kadınları edilgen olmakla ilişkilendirmesini anıştırmaktadır.

Böcek ayıklamak ayrıca epey içten (intimate) bir faaliyettir. “Böcek”in (görünür) olmayışı her zaman programcının kodu yazarken düştüğü kendi parapraksisleriyle uzakın (extimate) bir ilişki içindedir. Böceği onarmak aynı zamanda kendi sorunlu kod yazma pratiklerini de onarmayı içerir. Ama bu içtenlik/uzakınlık daha derin bir anlam da içerir: Lacancı “imkansız” formülüne uyduğu için böcek cinsel ilişkinin imkansızlığı ile alakalıdır.

Son olarak gelin bu kavramlarla önemli bir siyasal olayı yorumlayalım. Gerekliliğin kum saati imgesinin radikal siyasette kullanıldığı yeri hatırlayın.

Wikileaks bir hacker’ın (Julian Assange) dünya siyasetinin böceklerini ayıklama girişimiydi (hackleme değil). Assange Wikileaks’te kum saati logosunu kullanarak bilgisayarlardaki “gereklilik” imgesini üstlendi, dünya siyasetindeki “imkansız” böceklerle ilgili “olumsal” belgeler yayınlayarak “mümkün”ü baştan tanımladı. Ama bu büyük proje sonunda cinsel saldırı suçlamalarıyla çamura saplandı; başka bir deyişle, cinsel ilişkinin imkansızlığı Assange’ın üzerine sürüldü.

Bu kader Julian Assange ile sınırlı değil. Sosyal medyadaki siyaset de [2] cinsel ilişkinin imkansızlığının silahlaştırılması yoluyla çamura saplanmıştır. “Kadın” tanımı üzerine (gender-criticallarla trans-aktivistler arasında) sonu gelmez haşin kavgaları hatırlayın yeter, ki uzun zaman önce Lacan “Kadın”ın varolmadığını söylemişti [3]. İnternet’te birçok siyasal böcek ayıklayıcısı bulunuyor ama kimse mevcut atmosferde yardımcı olamıyor. Bazen alan hiçliğe indirgenir ve önce sistemi inşa etmeniz gerekir.

wl

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Virtuous’a Erdemli yerine Görceli dedim, çünkü buradaki Virtue bilgiyi değil bilmemeyi üstlenmekle ilgilidir. Bkz “Virtue, Erdem, Görce”

[2] Temelde Twitter çünkü siyasetin yeri orası. Bkz “Social media and the three registers”

[3] Bkz “Cinsiyet Üzerine Çatışma”

TM resim kaynağı.

5 Comments

Filed under şey