Fırsatçı Medya Ekolojisinde Emsal Vaka: “Ben böyle uygun gördüm” — Işık Barış Fidaner

Önceden kısaca değindiğim bir emsal vakayı şimdi fırsatçı medya ekolojisi çerçevesi içinde mercek altına alacağım [1]. Kısaca özetleyelim:

Durum: Yazar yayınladığı yazısının giriş paragrafında şöyle bir cümleye yer verir: “Şunu başından ifade etmeliyim, X değil bana göre.” Bu cümleye bakan okuyucu nazarında X ile simgelenen ilintinin nereden çıktığı belirsizdir. X yazarın kendi aklına mı gelmiştir, yoksa bir başkasının öne sürdüğü fikre mi itiraz etmektedir? Okuyucu burada bir muamma ile karşılaşır.

Müdahale 1: Twitter Direkt Mesajlaşma yoluyla yazarla kurulan irtibat neticesinde fikrin kaynağının başka bir yazı olduğu anlaşılmıştır. X ilintisi başka bir yazıdan gelip bu cümlede yadsıma altında kendine yer bulmuştur. Fakat yazar her nedense itiraz ettiği X fikrinin asıl kaynağını okurdan saklamayı tercih etmiş ve kaynağa atıf yapmamıştır.

Müdahale 2: Twitter Direkt Mesajlaşma yoluyla yazarla irtibat kurularak bu cümlede X’in kaynağına atıf yapma yükümlülüğü hatırlatılmıştır. Yazar yanıt olarak kaynağa atıf yapmayı kesin bir dille reddetmiştir: “Ben böyle uygun gördüm.”

Bu yanıtı aldığımız zaman şunu anlarız: “Bence öyle değil” diyerek nasıl olsa cümle içinde X’i yadsımış olduğu için yazar kullandığı bu fikirle hiç ilişkilenmemiş olduğunu ve dolayısıyla fikrin kaynağını belirtme yükümlülüğünden yırttığını zannetmektedir [2].

Fırsatçı medya ekolojisinde iki yapısal yer bulunduğunu anlatmıştım: Olumsallığın gerekliliğe çevrildiği Yer 1 ile imkansızlık ile mümkünlüğün müzakere edildiği Yer 2.

Twitter Direkt Mesajlaşma Yer 2‘nin müzakere alanıdır. Fakat yazar verdiği yanıt ile burayı Yer 1‘e dönüştürür: “Ben böyle uygun gördüm” dediği zaman kendi egosunun olumsal olmakla kalmayıp gerekli olduğunu öne sürmüş olur.

Bu yanıtı yorumlamak için gelin Jean-Paul Sartre’a başvuralım: “insanın dünyada belirmesi olumsal olduğu halde kendi varoluşlarının gerekli olduğunu ispatlamaya yeltenenlere piç diyeceğim.” [3]

Biz yine de Sartre’ın yargısını hafifletelim: Egosunu öne sürerek atıf yükümlülüğünü reddeden yazarın kendisine şahsen piç demek doğru olmasa da bu bağlamda verdiği yanıtın bir piçlik örneği teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yazar sonradan oluşan tepkiyi yatıştırmak için cümlenin içine bir hiperlink eklemiştir. Ama yaptığı hatayı asla sözlü olarak kabullenmediğini ve kendi kabile network’ünün gölgesine saklanarak hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ettiğini belirtmeliyim. Bu vaka, fırsatçı medya ekolojisinin hukukun yerini almasının tipik bir örneğidir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Yuva Adam Vakası: “Yuva” Adına Semptomu İptal Etme Girişimi”, “Fırsatçı Medya Ekolojisi Hukukun Yerini Almıştır”

[2] True’yu (Sahi) Right’tan (Doğru) ayırt edemeyen yazar bir fikrin Yanlış olduğunu ilan ettiği zaman o fikrin Sahiliğini de iptal ettiğini zannetmektedir. Bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” (Fidaner, Ayanoğlu), Doğru (özel sayfa)

[3] Jean-Paul Sartre (1964) Existentialism Is a Humanism‘den alıntı.

https://vimeo.com/564581673/4197d7aeae

10 Comments

Filed under şey