Lacancı Torusta Talep ve Arzu — Işık Barış Fidaner

Lacancı torus bileşimsel dünyadışının (unworld) 3B uzamsal yakınsamasıdır, bunu önceden göstermiştim [1]. Bu metinde bu fikri talep ve arzu bakımından inceleyeceğim. Şu şemadan yola çıkacağız (Lacan’ın 9’uncu seminerindeki şeklin bir versiyonudur, bkz [1]):

torus5

Bu şemada üst üste binen iki şey görürüz:

1) Bir torus.

2) Kesişen üç küme: A, B, C.

Bu iki şey kabaca üç bölgede örtüşür:

1) Merkezde, torusun orta deliği kümelerin tam bileşimi {A, B, C} ile kabaca örtüşür.

2) Şeklin etrafında, torusun etrafındaki uzay kümelerin boş bileşimi {} ile kabaca örtüşür.

3) 1 ile 2 arasındaki çevresel bölgede, torusun hacmi kümelerin kısmi bileşimleri {A}, {B}, {C}, {A, B}, {A, C}, {B, C} ile kabaca örtüşür. Bu altı bölge iki farklı gri tonu ile boyanmıştır çünkü tekli-kümeler ve çiftli-kümeler tam bileşim {A, B, C}’yi farklı ölçülerde bölerler (bkz [1]). 1 ve 2 bölgeleri boyanmamıştır çünkü ikisi de bileşimi bölmez.

Hatırlayalım: A, B, C dildeki simgeleri adlandırır. Kesişen çemberlerden her birisi kendi simgesine yönelik bir talebi belirtir. Şemanın uyandırdığı ilk izlenime göre A talebi ile B talebi dolaşıktır, C ve diğer simgeler için de aynısı geçerlidir.

Farklı çalışma alanları talepler arasındaki bu dolaşıklığı farklı yollardan ele alır. İhtimal teorisi dolaşıklığı inkar etmeyi tercih eder ve A, B, C kümelerini kaçınılmazlığı simgeleyen “tam ihtimal = 1″e bağımsızca katkı yapan “ayrık olaylar” şeklinde modeller. Enformasyon teorisi A ile B (Alice ile Bob) arasında kusursuz bir öznelerarası iletişim olduğunu hayal eder ve bunu bozan dolaşıklık için C’yi (Carol’ı) sorumlu tutar. Kuantum mekaniği bu gibi dolaşıklıkların imkan şartlarını gerçekten teorileştirir, Karen Barad’ın “iç-eylem”i (intra-action) olduğu gibi.

Peki ya psikanaliz? Psikanalizde simgelere yönelik talepler arasındaki dolaşıklıklar, simgesel zincirler boyunca ilerleyen metonimik bir hareketi güdülerler. Bu harekete arzu denir. Arzu şemadaki gri bölgeleri dolaşan dairesel bir yürüyüşün adıdır. Bu arzu hareketinin sebebi olan objet petit a ortadadır (nedeni konusunda bkz [1]). Bütün simge taleplerinin kesiştiği bu orta bölge ayrıca hepsinde ortak olan sevgi talebini de belirtir. Merkezdeki sevgi talebi, bir talebin bir başka talebe dönüşmesine izin veren geçiş noktasıdır: Adeta şemanın ortasına parmağınızı koyarsınız ve talep çemberini parmağınızın etrafında döndürerek özgül A, B, C taleplerini elde edersiniz.

Esas-İmleyen S1, merkezi sevgi talebini ele geçirerek arzunun hareketini durdurduğunu iddia eden belli bir talebin adıdır. Efendi söylemi bu şekilde geçici olarak galip gelir. Hatta S1 kendisine hizmet eden bir imleyenler bataryası ile siperlenip silahlanacaktır. Üniversite söyleminin işleyişinde rol oynayan bilgi S2 budur. Ama Esas-İmleyen sevgi talebini diğer her imleyenle paylaştığı için eninde sonunda arzu yeniden uyanacak ve mevcut efendinin meşruiyetine itiraz edecektir. Histeri söyleminin efendiye karşı gelmesi böyledir. Arzu yeniden uyanıp hareketine devam ettiği zaman nihayetinde bir başka imleyene kayacak ve oraya yerleşecektir. Bu da analitik söylemin etkisidir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Lacan’s Torus is the 3D Spatial Approximation of the Combinatorial Unworld”

7 Comments

Filed under şey