“Keyfine bak, aşılıyım” maskelerinin dinamistiksel incelemesi — Işık Barış Fidaner

Önce Türkiyeli vatandaşlara “tam kapanma” ve sokağa çıkma yasağı uygulandığı günlerde yabancı turistlerin özgürce dolaşabilmeleri gündeme geldi, sonra nüfusun ezici çoğunluğunun aşılanamadığı şartlarda Alman yetkililere “Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız” diye söz verildi, sonra turizm işçilerine turistlere hitaben İngilizce “Keyfine bak, aşılıyım” yazılı maskeler taktırılarak yabancı turistleri Türkiye’ye davet eden bir film hazırlandı, sonra da skandal çıkınca film kaldırıldı. Meselenin siyasal boyutlarını ele almayı (veya Lacan’ın “imkansız” formülü uyarınca “durmadan yazmamayı sürdürmeyi”) başkalarına bırakıyorum, burada sadece maskelerde yazan mesajı dinamistiksel incelemeye tabi tutacağım [1].

“Keyfine bak, aşılıyım” mesajında hemen psikanalizin iki temel kavramı göze çarpar: Keyfiyet (jouissance) ile iğdiş (castration) [2]. Bu maskeler yabancı turistin keyfiyeti için Türkiye’nin tehlikesiz olduğunu ispatlama amacıyla yerli işçiyi mecazi anlamda iğdiş etmektedir.

İşçilerin taktığı maskelere turistleri hoş karşılayan gülümsemelerin eşlik etmesi, ilk bakışta bu mesajın dişil kılık değiştirme (feminine masquerade) stratejisi niteliğinde olabileceğini düşündürmektedir, fakat bu izlenim yanıltıcıdır. Bu yazıda maskelerin neden eril kimlik taslama (masculine imposture) stratejisi olduğunu anlatacağım [3].

Dinamistik incelemeye boş hipotez ve alternatif hipotezi tanımlayarak başlamalıyız. Boş hipotez, insanlara kolaylık sağlayan ve onları rahatlatan varsayımlardan oluşur, bu örnekte virüse karşı yeterli önlem alınmış olduğu varsayımıdır. Alternatif hipotez ise beklenmedik ve “tekinsiz” karşıt durumu belirtir, bu örnekte virüse karşı yeterli önlem alınmamış olması halidir.

İstatistikte olduğu gibi dinamistikte de bu iki hipoteze dayanarak birinci tip hata ile ikinci tip hatayı tanımlarız: Birinci tip hata, boş hipotez geçerli olduğu halde onu kabullenememek ve mekanda bulunmayan virüsten gereksiz yere korkmaktır. İkinci tip hata ise boş hipotez geçersiz olduğu halde ona umut bağlamaya devam etmek ve virüse gafil avlanmaktır.

İstatistik, bilimsel nesnelliği “üst dil” yoluyla kurduğu için, bu noktada “P-değeri” diye bir sayı hesaplar; amaç şu soruya cevap bulmaktır: Sahiden virüse karşı yeterli önlem alınmış gibi mi görünüyor? Eğer hesaplanan P-değeri 0.05’ten (veya seçilen başka bir eşik değerinden) küçük çıkarsa virüsün “istatistiksel belirginlik” taşıdığı ve virüsten korkmak gerektiği sonucuna varılır, yok eğer büyük çıkarsa virüsten korkmaya gerek olmadığı resmen ilan edilir. Dinamistikte ise bu soruya her bağlamda geçerli olacak tek ve genel bir yanıt verilemez çünkü “Üst dil yoktur.” Dinamistiksel belirginliğe her bağlamda ayrı ayrı kulak verilmeli ve her durum ayrı ayrı kararlaştırılmalıdır.

İspat (proof) ile delil (evidence) arasındaki nitel farkı hatırlayalım [4]: İspatın işlevi birinci tip hatayı düzeltmektir, yani ispat “Korkmayın virüs yok!” mesajı verir, temize çıkarıcıdır. Maskeler bu anlamda ispatlamayı amaçlar. Delilin işlevi ise ikinci tip hatayı düzeltmektir, yani delil “Dikkat virüs çıkabilir!” mesajı verir, lekeleyicidir. Maskeleri içeren filmin büyük tepki çekmesinin nedeni, yabancı turistleri ilgilendiren delilleri etkisiz hale getirmek için harcanan büyük çaba ve parayı göstermiş olması ve böylece Türkiyeli vatandaşları ilgilendiren delillerin hafife alındığını ayyuka çıkarmış olmasıdır.

Ayrıca ispat erildir, delil dişildir:

İspatın temize çıkaran mesajı, Fallus’un (Φ) gelip ortama hakim olması ile insanların iğdiş edilme korkusunun bastırılmasıdır. İspat mantığında Lacan’ın eril cinsiyetlenme formüllerini bulabiliriz [5]: Herkes aşılıdır ve iğdişe tabidir çünkü virüsün etkisinin ulaşamadığı bir istisna noktası korunmuştur: Türkiye’nin “turistin görebileceği” işçileri aşılama yeteneği iğdişten muaf kalmıştır. Eril kimlik taslamada imletim zincirini kateden arzunun metonimik hareketine Esas-İmleyen S1 gelip noktayı koyar: Go Türkiye!

Delildeki lekeleyici mesaj ise Öteki’nin eksikliği S(Ⱥ)’nın ortamda belirmesi ve iğdiş edilme korkusu uyandırmasıdır. Delil mantığında Lacan’ın dişil cinsiyetlenme formüllerini bulabiliriz: Virüsün iğdiş edici etkisinden muaf kalmış hiçbir istisna noktası yoktur ve herkesin aşılandığı söylenemez yani iğdişin kapsamı tamamsızdır. Dişil kılık değiştirmede arzunun metonimik hareketi imletim zinciri boyunca hiç durmadan yer değiştirmeyi sürdürür ve bu hareketi durdurabilecek hiçbir Esas-İmleyen S1 ufukta gözükmez… [6]

Sonuç olarak Türkiyeli işçilere takılan “Keyfine bak, aşılıyım” maskeleri dişil değil erildir, çünkü bu maskelerde lekeleyici delillerin inkar edilmesi ve ispat sunarak temize çıkarma gayreti vardır. Bu maskelerde verilen mesaj “erkek adam” kadar sahtedir, virüsün kendisi ise kadın kadar gerçektir [7]. Dolayısıyla Lacan’ın “Kadın yoktur” (la femme n’existe pas) sözünü uyarlayarak “Virüs yoktur” demeliyiz (le virus n’existe pas): Tek bir COVID-19 virüsü yoktur, çok sayıda COVID-19 varyantı ve suşu (strain) dünyanın her yerine yayılmıştır ve halen çeşitlenmeye devam etmektedir.

Küresel aşılama yeteneğimizin çoğullaşan virüsün iğdiş edici etkisinden muaf kalabilmesi, buna ne kadar umutsuzca inanmak istesek de, maalesef zordur! İğdişten muafiyet ayrıcalığını en azından elimizde bulunan aşıların fikri mülkiyeti konusunda muhafaza edebiliyoruz, eh bu da bir şeydir!

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Dinamistik ve Dinamistiksel Belirginlik”

[2] Bkz “İğdiş ve Jouissance Diyalektiği”

[3] Bkz “Eril kimlik taslama (imposture) ile dişil kılık değiştirme (masquerade)” Jennifer Friedlander

[4] Bkz “İspat erildir, delil dişildir”

[5] Bkz “Lacan’da Cinsiyetlenme Formülleri”

[6] Eril ve dişil formülleri ayırt eden özyinelemeli bilgisayar fonksiyonu için bkz “Cinsel fark ve özyineleme”

[7] Bkz “Ben De: Kadınlar Erkekler İçin Feda Olmayı Reddediyor”

1 Comment

Filed under şey

One response to ““Keyfine bak, aşılıyım” maskelerinin dinamistiksel incelemesi — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Dırdırcı Özne — derleme | YERSİZ ŞEYLER