Anlam-tanesi ile anlam-adımı — Işık Barış Fidaner

Lacan 5’inci seminerde mecaz-ı mürselin anlam-kırıntıları veya anlam-taneleri (bit-of-sense, peu-de-sens) serptiğinden, mecazın ise anlam-adımları attığından (step-of-sense, pas-de-sens) söz eder ve “Mecaz-ı mürsel olmadan mecaz da olmaz” der. Bu kavramlar Hansel ile Gretel masalında çocukların evlerinin yolunu bulmak için yere serptikleri ekmek kırıntılarını akla getirir: Bir yere ulaşılacaksa mutlaka anlam-adımları atılması gereklidir, yani mecazlara başvurmaktan kaçınılamaz; ama mecaz ile atılacak adımların yolunu yapabilmek için önceden serpilmiş anlam-kırıntılarına yani mecaz-ı morsel‘in elçiliğine gereksinim duyulur [1].

İkisi de anlam tözünü işleyen anlam-tanesi ile anlam-adımı arasında çeşitli karşıtlıklar kurulabilir:
1) Anlam-tanesi küçüktür, anlam-adımı ondan daha büyüktür.
2) Anlam-taneleri devamlılık ve süreklilik arz eder, anlam-adımı süreksiz bir sıçramadır.
3) Anlam-tanesi nicel bir eklemedir, anlam-adımı nitel bir sıçramadır.
4) En önemli fark ise mecazın etimolojisindeki “cevaz yeri” yani Üstben’dir: Anlam-taneleri Üstben’in yargılayan nazarına yakalanmadan sessizce ve çaktırmadan ilerleyebilirler, anlam-adımı ise gürültü yaptığı için Üstben’in yargısı ile yüz yüze gelir ve “Yok ben mecazen söyledim, gerçek anlamda söylemedim” diyerek kendini savunmak zorunda kalır. Bunu şu savunmalara benzetebiliriz: “Yok ben şaka söyledim!” “Ne de olsa bu bir rüyadan ibaret.” [2] Tasavvufla ilişkilendirilen “Mecaz hakikatin köprüsüdür” sözü, Freudcu psikanaliz ile aynı şeyi söyler: Şaka, rüya, mecaz, bunların hepsi sahidir (true) yani zihin ve dillerinde bunları dolaştıran insanların bilinçdışı arzularını yansıtırlar [3].

Anlam-tanesi ile anlam-adımı arasındaki ilişki akla ünlü Sorites paradoksunu getirir: Bir kum tepesini oluşturan kum tanelerini birer birer kenara ayırdığımızı düşünün. Bu oluşum ne zaman kum tepesi vasfını yitirecektir? Ya da tersten soralım: Boş bir zemin üzerine birer birer kum taneleri eklediğimizi düşünün. Bu oluşum ne zaman bir kum tepesi vasfı kazanacaktır? İnsan öznelliği yekpare olsaydı bu soruyu “Ben artık onu kum tepesi saydığım/saymadığım zaman” diye basitçe yanıtlayabilirdik. Öznenin algısı Öteki ile dolayımlandığı için bu soruyu şöyle yanıtlamalıyız: Kum tepesinin varlığı ya da yokluğu Üstben’in yargılayan nazarına yakalandığı zaman [4].

Üstben’in nazarına yakalanmadığınız sürece üst üste biriktirdiğiniz anlam-taneleri bir anlam tepesi meydana getirmiş sayılmazlar; herhangi bir anlam-tanesine “Sen de nereden çıktın?” diye sorarsanız, “Bunlara eklendim” diyerek kendi etrafındaki anlam-tanelerini işaret edecektir, sorarsanız onlar da kendi etrafındakileri gösterirler. Böylece anlam-taneleri yatay örüntüler şeklinde hizalanırlar.

Ama öyle bir an gelir ki kendimizi artık bir anlam tepesi ile karşı karşıya buluruz, böylece dikey bir anlam-adımı atılmış olur. Bu olay, kuantum mekaniğinde ölçüm yapıldığı zaman gerçekleşen “kuantum sıçraması” sonucunda gözlemlenme yoluyla ortaya çıkan parçacıkların hemen önce aynı yerde bulunan dalgaların girişim örüntüsünü bozması gibidir. İşte tam bu noktada Üstben atlar: “Bu da nesi? Ne oluyor burada? Nereye böyle?” Zavallı anlam-taneleri yanıt verir: “Yok biz sadece mecaz yapmıştık.” Üstben: “Ha öyle mi? Peki!” Böylece anlam-adımı atılmış olur.

Çoğu zaman öyle bir an hiç gelmez ve Hansel ile Gretel’deki gibi ekmek kırıntılarını kuşlar yer ama yine de zaman zaman anlam-kırıntılarını muhafaza edecek anlam-adımları atılması mümkündür.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Mecaz-ı mürsel olmadığında mecaz şaşkındır çünkü boşa düşmüştür; mecaz olmadığında ise mecaz-ı mürsel kördür çünkü amaçsızdır. Bkz “Mecaz Hakikatin Köprüsüdür, Mecaz-ı Mürsel Sahiliğin Elçisidir”; Morsel konusunda bkz “Dürtüsel Erozyon (Yineleme) ile Arzusal Erozyon (Yenileme)”, “Sacrifice for Dead Presidents”

[2] Bkz “Rüya işinde mantık ve mantıkdışı” John Sallis; “Dinimden çıkıyorum” REM

[3] Bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” (Fidaner, Ayanoğlu), Doğru (özel sayfa)

[4] Bkz “Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak”

3 Comments

Filed under şey

3 responses to “Anlam-tanesi ile anlam-adımı — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Lacan’a giriş | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Anlam-tanesi — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  3. Pingback: Dinamistik ve Dinamistiksel Belirginlik — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER