Boğaziçi Savunması: Özne-bilgi buluşması çabayı anlamlı kılar — Işık Barış Fidaner

Özne ile bilginin buluşması birçok farklı yol izleyebilir. Alıp bir kitabı okursunuz mesela. Veya bir atölyede çalışıp sanat öğrenirsiniz. Özne ile bilgiyi buluşturan resmi ve kurumsal yapı dendiğinde ise Üniversite akla gelir.

Üniversitenin belkemiği denebilecek işlev, özne olarak öğrenciler ile bilgi adına hocaların toplumsal ölçekte buluşturulmasıdır. Özellikle de kapitalizm şartlarında çoğalan diğer kurumların aksine bu buluşmayı belli bir Efendi veya patronun buyruklarına veya çıkarlarına hizmet etme mecburiyeti olmaksızın gerçekleştirmesidir.

Öğrenci-hoca arasında ders, kredi, not, ödev, tez gibi teknik araçlarla yürüyen şematik ve formel ilişki elbette kendi başına da önem taşır, ama kampüste vesile olduğu diğer ilişkiler belki de bu formelliğin kendisinden daha önemlidir. Bu şematik iskelet etrafında şekillenen kampüs hayatı, öğrenci kulüpleri gibi yapılara vesile olarak özne-bilgi buluşmasını sayısız farklı şekil altında yineler ve yeniler. Her seferinde de bu özne-bilgi buluşması kendisini destekleyen çabalara anlam verir.

Eğer Boğaziçi Üniversitesi’nin organik yapısından söz edilecekse öncelikle şu üç bileşen sayılmalıdır: Öğrencilerin özneliği, hocaların bilgisi ve onları destekleyen çalışanların çabası. Elbette öznelik, bilgi ve çaba bu üç bileşenin her birinde ayrı ayrı bulunur ve birçok yoldan etkileşim kurar, ayrıca üniversitenin hem içinde hem dışında başka önemli bileşenler sayılabilir, ama Üniversite kurumuna toplumsal temel sağlayan böyle formel bir rol paylaşımı olduğunu kabul etmeliyiz.

Yapılmaması gereken şeyse Üniversiteyi bir tane kafası ve çok sayıda kol ve bacakları olan bir organizma şeklinde tahayyül etmektir. Eğer rektör kendisini bütün önemli kararları alan merkezi bir beyin olarak sunarsa ve kurumda çalışan diğer herkese kendi buyruk ve çıkarlarına hizmet etmesi gereken çevresel uzuvlar muamelesi yaparsa az önce tarif ettiğimiz organik yapıya onarılamayacak hasarlar verecektir.

Üniversitenin bir organizmaya dönüştürülmesi, bir Efendi-patronun buyruk ve çıkarlarına hizmet etme mecburiyetinin kampüsün içine sirayet ederek orada yürütülen bütün ilişkilere karanlık bir gölge düşürmesi anlamına gelir. Kayyum rektör kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’nin çeşitli noktalarına yerleştirilen çok sayıda güvenlik kamerası bu yönde bir gidişata işaret etmektedir.

Organizmalaşma ile kampüse düşen karanlık gölge organik yapıyı aşındırır: Öğrenciler artık özne yerine nesne muamelesi görürler ve Efendi-patron öznelik statüsünü kendi üzerine devralır. Hocaların bilimsel disiplinler yoluyla edindikleri bilgiler hiçe sayılır ve Efendi-patron kendi amacına yönelik pragmatik bilgilere dayanarak yoluna devam eder. Çalışanların çabası da özne-bilgi buluşmasından koparıldığı için Efendi-patronun buyruk ve çıkarlarına hizmet eden bir çevresel uzva dönüşür. Sonuç olarak Üniversitenin tamamı kurumun ‘başındaki’ Efendi-patronun çeşitli tezgahlar kurmak için istifade ettiği bir koza indirgenmiş olur.

Peki Boğaziçi’nin organik yapısı organizmalaşma erozyonundan nasıl korunabilir? İlk akla gelen yöntem siyasi bir savunma hattı geliştirmektir ki Boğaziçi Direnişi zaten aylardır bunu yapıyor. Fakat yapısal sebeplerden dolayı yukarıda saydığımız üç bileşen tek bir siyasal cephe oluşturmaya müsait değildir, bu yüzden tek bir taraf oluşturmayan öğrenciler, hocalar, mezunlar gibi ayrı grupların ayrı eylemler yürüttüklerini görüyoruz.

Direnişin başarısını garantileyecek bir öneri sunamasak da en azından hem Boğaziçi’nde hem de başka yerlerde korumak istediğimiz organik yapının formülünü sunabiliriz: Özne-bilgi buluşması çabayı anlamlı kılar.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Konuyla ilgili fikirlerini paylaşan Zeynep Nur Ayanoğlu’na teşekkürler.

1 Comment

Filed under şey

One response to “Boğaziçi Savunması: Özne-bilgi buluşması çabayı anlamlı kılar — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Anlam-tanesi — derleme | YERSİZ ŞEYLER