Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim — Işık Barış Fidaner

İnternette entelektüel faaliyet yürüttüğünüz zaman garip durumlara düşebiliyorsunuz. Mesela çevirmen olarak emeğine ve çabasına saygı duyduğunuz için çeşitli konularda fikir alışverişi yaptığınız ve yazılarınızı paylaştığınız birisi bir gün şöyle bir deklarasyonla karşınıza çıkabiliyor:

“Artık ben Dünyanın Kurtuluşu sitesinin Editörü’yüm, yazılarınıza orada yer verebiliriz. Amacımız dünyayı kapitalist felaketlerden kurtarıp mutlu yarınlara taşımaktır.” Böyle bir heves ve iddia karşısında ne denebilir, “Peki ben de size yardım edeyim, dünyayı birlikte kurtaralım”dan başka?

Tek sorun şu: Bu deklarasyonu yapan kişi artık yazılarınıza okuyucu olarak değil, Editör olarak bakmaya başlamıştır, artık onları muhakeme etmek yerine yargılayacaktır; orada bulunan fikirler arasında “Dünyayı Kurtaran” bölümleri kendine saklayacak (ve onların üzerine kendi tescilli “Dünyanın Kurtuluşu” damgasını basacak) ve dünyayı kurtarmayan bölümleri çöpe atacak veya imha edecektir.

“Dünyanın Kurtuluşu sitesinin Admini’yim” diyen birisinin durumu daha da beterdir. Onun perspektifine göre dünyayı kurtarmayan herkes “tarihin yanlış tarafında” olduğu için troll muamelesi görmeyi ve saygısızca dışlanmayı hak eder.

Sonuç olarak Dünyayı Kurtaran Admin ve Editör’ler dünyayı kurtarmayan trollerin ürettiği fikirlerden açık büfe gibi serbestçe intihal yapabilirler. Dünyayı Kurtarmak sosyal medyanın hiç değişmeyen gündemi olduğuna göre (Memleketi Kurtarmak’tan sonra ikinci sırada) Dünya Kurtarıcılığı taslayan kişilerin yapacağı intihallere kimse tepki göstermeyecektir ve bu suçlar cezasız kalacaktır.

Özetle burada becerilen iş:

1) “Bugün Dünyayı Kurtarmak için ne yaptın?” sorusu yoluyla insanlarda Üstben (Süperego) ve dolayısıyla takıntı ve saplantı üretimidir.

2) “Dünyanın Kurtuluşu” imleyenine el koymak, onu kendi özel ismine dönüştürmek, onun taşıyabileceği evrensel-kamusal anlamı yutmak, bu imleyenin bahşettiği itibara sığınarak entelektüel faaliyetlerde “suyun başını tutmak” ve Sanal Ağa olmaktır.

Dünya Kurtarıcılığı taslayan bir Admin-Editör’ün bir Sanal Ağa olup olmadığını şuradan anlarız: Tutunduğu bu imleyen yoluyla geçmişte kurulmuş simgesel bağları kendi şahsi hayalleri için feda ediyor mu, etmiyor mu? Eğer simgesel bağlar şahsi hayalleri ayakta tutmak için bir an bile göz kırpmadan kurban ediliyorsa (mesela “Dünyanın Kurtuluşu” yönetimini eleştiren bir yazar sorgusuz sualsiz “iptal” edilerek sitedeki tüm yazıları imha ediliyorsa) o halde Dünyanın Kurtuluşu sitesi birkaç Sanal Ağanın narsisistik Ego inşasından ibarettir. Yok eğer geçmişte verilmiş sözler ve simgesel düzenin bağlayıcılığı şahsi hayallerden daha ağır basıyorsa ve eleştirilerle ilgili müzakere alanları açılabiliyorsa, o zaman Dünyanın Kurtuluşu sitesi yine taslama olmayı sürdürür ama en azından bomboş bir reklam ve umut tacirliğinden ibaret olmadığını göstermiş olur.

Afisdunya

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

5 Comments

Filed under şey