“Hudut namustur” sloganının asıl anlamı — Işık Barış Fidaner

Mülteci sorunu ile gündeme gelen “Hudut namustur” sloganında sinsice gizlenen ideolojik tuzakların bir bir ortaya serilmesine karşı çıkacak halimiz yok ama bu sloganda nihai ifadesini bulan duygunun da gerçek ve haklı bir korku olduğu inkar edilmemeli.

Bu slogana getirilen iki temel itiraz var. Birincisi “hudut”la ifade edilen vatan sevgisinin sanal bir hamaset olarak kalmasıdır, başkasının ülkesine saygı gösteremiyor olmanın kendi ülkeni savunma görevini de boşa düşürmesidir. Ancak başkasına saygı yoluyla simgesel bağlar kurmak ve sürdürmek mümkün olabilir, ancak o zaman uluslararası diplomatik zeminleri temel alan sağlam vatansal ülkülerden söz edilebilir, aksi halde “vatan” hayalleri süsleyen bir fetiş olur. Fetiş ise gerçeklikle ters orantılıdır, gerçek vatan ne kadar yanıp yıkılırsa “vatan” fetişi o kadar hararetle kabarır ve şişinir.

İkinci itiraz konusu ise “namus”un kadın bedenini çağrıştırmasıdır. Simgesel bağlar kendi başlarına ayakta kalamadıkları ve boşa düştükleri ölçüde onları hayallerle destekleme ihtiyacı gündeme gelir. Destekleyici hayallerin “ana” konusu da kadınlık olduğu için “vatan” somut uluslararası ilişkilerden ne kadar soyutlanıp fetişleşirse o kadar kadınımsı bir hayale dönüşür [1]. Kamusal sorumluluklara dayanan makul ilişki zeminleri kurulamadığı ve sürdürülemediği ölçüde özel mesuliyetlerin yüklendiği makbul figürler gündeme gelir; simgesel çatlaklara hayali dolgular yapılır [2]. Halen sağ kalabilmiş sivil toplum kırıntılarına yüklenen işlev budur, yani ülküler terk edilirken fetişlerin dolgulanmasına katkı yapmaktır (sivil toplum örgütüyle helikopter kiralayıp orman yangınlarına müdahale edebilmek için devlet görevlisinin eşine şarkı söylemek zorunda kalan Haluk Levent’i düşünün).

Böylece “Hudut namustur” sloganında barınan simgesel ve hayali boyutların sırasıyla “vatan” ve “kadın” olduğu gösterilir, demek ki bu slogan ideolojik ve aldatıcı olsa gerektir. Fakat bu analiz sloganda barınan gerçek boyutun üstünden atlar. “Vatan” ve “kadın”a yüklenen ideolojik anlamlar aldatıcı ve imkansız olsa bile bu slogan saçma ve boş değildir.

Sloganda barınan üçüncü ve gerçek boyutu algılayabilmek için sosyal medyada “Türk erkeğinin korku üçgeni” adı altında yaygınlaşan şemayı hatırlamak yeterlidir. Bu şemanın bir ucunda vatanı kaptırma korkusu, ikinci ucunda kadını kaptırma korkusu, üçüncü ucunda ise eril vücut bütünlüğünü kaybetme korkusu bulunur. Bu üçüncü korkunun evrensel niteliğini Portekizce bir atasözü güzelce ifade eder: Quem tem cu tem medo (kıçı olan korkar).

Türkçede çok yaygın bir argo deyime de konu olan bu özel korku, vücut bütünlüğüne dair eril algıyı bozar, çünkü asıl tehdit edilen şeyin erkeğin sahip olduğuna inandığı (ve hayali olarak kadının bedenine yansıttığı) Fallus olmadığını, erkek veya kadın herkeste ortak ve evrensel olarak bulunan insani vücut bütünlüğü olduğunu vurgular. Tabi bu yorumun kabul görmesi zordur çünkü “erkek adam” performansının belki de en temel şartı bu özel korkudan kesinlikle muaf olduğunu taslama davranışıdır. Bu şekilde yorumlanabildiği zaman “Hudut namustur” sloganı ideolojik vasfını yitirir, gerçek ve evrensel bir korkunun ifadesi olduğu anlaşılır.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] “Yuva” için de aynısı geçerlidir: Yuva vs. Semptom (özel sayı)

[2] Bkz “Başka(sı)nın hayaline uyma mesuliyeti”

1 Comment

Filed under şey

One response to ““Hudut namustur” sloganının asıl anlamı — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Bata — derleme | YERSİZ ŞEYLER