Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada hem kişi hem grup sayfalarının ayrılmaz bir unsuru olan bloklama, ilişkilerimize zemin aldığımız kamusallığı aşındırmak isteyen bozguncu trollerden kendimizi korumak için gerek duyduğumuz meşru bir güç sayılıyordu, fakat zamanla anlaşıldı ki:

1) Sosyal medya kaygan bir zemindir, kamusal yerine kamusalımsı sayılması daha isabetlidir.

2) Davranış ve silah olarak bloklamanın kabul görmesinin pratik sonucu, zaten kamusalımsı olan sosyal medyanın iyice özelleştirilmesi ve Admin-Ağa denebilecek feodalimsi kurumlaşmalara teslim edilmesidir.

Gelişen farkındalık sonucunda bloklama zamanla anlam değişimine uğramıştır: Önceden birini bloklamak meşru bir güç gösterisi olarak algılanabilirken, artık bu davranış zayıflık ve kırılganlık belirtisi olarak okunmaktadır. Bu anlam kaymasının sebeplerinden birisi de sosyal medyanın giderek daha entegre bir fetiş üretim sistemine dönüşmesidir.

Psikanaliz terimleriyle ifade edersek, önceden bloklama bir bastırma yöntemiydi, insanın bilmediği ve anlamadığı bir maruziyetten kendini korumak için kullandığı meşru bir araçtı. Fakat zamanla bloklama bir inkar yöntemine dönüştü, yani insanın dünyanın karmaşasını bildiği halde inkar edip tabiri caizse burnunun dikine gidebilmesini kolaylaştıran bir araca dönüştü.

Artık bloklamanın en önemli işlevi Öteki’nin eksikliğini inkar etmektir, böylece insan kendi ürettiği fetişleri o eksikliğin lekesinden arındırılan (“temizlenip boşaltılan”) yere yerleştirebilecektir. Bunun psikanalitik modeli annenin penisi olmadığı gerçeğinin inkar edilmesi ve Fallus fetişi ile bu gerçeğin üzerinin örtülmesidir. Bu model her türlü toplumsal krize uygulanabilir, örneğin orman yangını fotoğrafına fotoşopla yangın uçağı yerleştirmek tam olarak budur.

Kişisel sayfalarda Öteki’nin eksikliğini örten Fallus, Ego inşasıdır. Elbette toplumsal ilişkilere tutunup hayatta kalabilmek için herkes bir ölçüde Ego inşa etmeye mecburdur, bu yüzden kişisel bloklama kabul edilebilir bir davranıştır. Grup adına bloklama ise çok farklıdır.

Grup sayfalarında Öteki’nin eksikliğini örten Fallus yine Ego inşasıdır, ama orada inkarcı bloklamanın işlevi insanların topluma tutunması değil, grup dahilindeki toplumsal ilişkilerin özelleştirilmesidir, çünkü orada tek bir Admin bütün grup adına kimin bloklanacağına karar vermektedir. Dolayısıyla grup üyeleri:

1) Admin’in blokladığı insanlara karşı kendilerinin de tavır almasına yönelik bir baskı hissederler.

2) Kendileri de her an bloklanma ve “iptal” edilme tehdidi altındadırlar, bu yüzden Admin’in rehinesi konumuna düşmüşlerdir.

Yönettikleri grup adına kimseye açıklama yapmadan canlarının istediği insanları bloklama yetkisi kullanan kişilere Sanal Ağa demeliyiz [1].

Trol kavramı önceden iletişime zarar veren kötü niyetli kişi anlamına geliyordu. Fakat sosyal medyanın entegre bir fetiş fabrikasına dönüştüğü günümüzde bu tanım geçerli değildir. Kimin trol sayılacağına artık grup adına bloklama ve “iptal” yetkisi kullanan Sanal Ağalar karar vermektedir. Artık trol sayılmanız için Sanal Ağaların rehinesi olmayı reddetmeniz ve onların denetlediği gruplar yoluyla sizin omuzlarınıza yüklediği Ego inşalarını biraz olsun aksatmanız yeterlidir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim”, “Fırsatçı Medya Ekolojisinde Emsal Vaka: “Ben böyle uygun gördüm””, Donald Trump’ın Başkanlık yaparken Twitter’da bloklama yapmasını yasaklayan federal mahkeme kararını hatırlayalım.

9 Comments

Filed under şey