Ağlaşma ve Ağalaşma — Işık Barış Fidaner

Ağ kavramı ağın içi/dışı ayrımına dayanır. Bir üye ağın ne kadar içindeyse o kadar ayrıcalıklı ama tabidir (simgesel iğdiş yoluyla yer edinir) ağın ne kadar dışındaysa o kadar serbest ama yoksundur (simgelenmeye direndikçe yersiz kalır). Ağın içinde olmanın temel avantajı ağın dışındakileri (unutarak veya inkar ederek) boşverebilme lüksüdür. Ağın içi ve dışı psikanalizdeki bilinç ve bilinçdışına benzer. Ağda iç/dış sınırını çizen mekanizma (bilinçdışındaki bastırma ve inkar yerine) sosyal medyadaki bloklama yetkisidir.

Ağın dışına düşmemenin yolu simgesel vergi mükellefliğine riayet etmektir. “Katkı” adı altında ağın her noktasından toplanan simgesel vergiler:
1) Üyenin simgesel iğdişini yenileme ve güncelleme işlemidir.
2) Üyenin çevresini “saadet zincirine” eklenmeye davet eder.

Ağ dağıtıktır: iç/dış ayrımı tek bir bir hudut veya dış çeper oluşturmaz, ağın her noktasında tekrarlanarak onun bütün dokusunu sarar. Dar ağın dışına düşen üyeler geniş ağın içinde kalabilirler.

Ağ hiyerarşiktir: Ağda yükselerek belli merkezlere yaklaşmanız veya alçalarak çevreye doğru uzaklaşmanız mümkündür. Bu merkezler:
1) “Katkı”nın nasıl olması gerektiğini tanımlayarak ağın geri kalanındaki simgesel iğdişi şekillendirirler.
2) Kendilerini bu iğdişten istisna ve muaf tutarlar.
Bunlara Sanal Ağa adını vereceğiz.

Ağ Ağa yuvasıdır, çünkü ağı bir arada tutan bağlar enformeldir, yani bağsız bağlardır. Formel bağların olmadığı bir yerde de Sanal Ağalar meydana çıkıp grup adına insan bloklamaya başlarlar. İstedikleri zaman herhangi birine hiçbir hesap vermeden bunu yapabilirler. Sanal Ağa’yı tanımlayan güç gösterisi budur. Kurumlaşmanın yapıl(a)madığı yerde kurumlanmaya alan açılır. Ağda ağdalı laflarla verilen mesaj hep aynıdır: “Beğenmezsem bloklarım ona göre!”

Sanal Ağa’nın bloklama ile yaptığı güç gösterisi onu besleyen “Katkı” kanallarını daraltmaz, aksine daha da genişletir, çünkü “Katkı” Sanal Ağa’nın elinde tuttuğu bloklama gücüne adanmış bir hediye, bağış, fedadır:
1) Üyenin arzusu ağa ve Ağa’ya yakalandığı için hediyedir.
2) Üye kendinden bir parçayı bağsızca (bağlayıcı şart olmadan) ağa ve Ağa’ya rehin bıraktığı için bağıştır.
3) Üye ağ ve Ağa uğruna zaman harcayarak bedel ödemeyi göze aldığı ve onlara teslim olduğu için fedadır.
Bu üç bileşen Sanal Ağa’yı sanal bir karizma halesiyle donatır.

“Katkı” yapan üyeye teşekkür edilmesi aldatıcıdır. Burada asıl şükran sergileyen taraf karşılık beklemeden “Katkı” (hediye, bağış, feda) davranışını sürdüren üyenin kendisi olduğuna göre, üyeye şükranını sürdürdüğü için teşekkür edilmiştir. Yani aslında teşekkür falan edilmemiş, aksine üyenin fiilen sunduğu şükran ağ ve Ağa adına kabul edilmiştir, daha doğrusu teslim alınmıştır.

Ağlaşma ve Ağalaşma el ele gider. “Katkı” davranışını sürdürerek fiilen Sanal Ağa’nın iyiliğine şükran gösteren üyeler, vurgulayıcı bir tezatlık olarak mevcut dünyanın kötülüğünden şikayet etmeyi de ihmal etmezler. Dünyanın kötülüğü bir ufuk oluşturmaz, aksine ufkun üzerini örten perdedir. Üyelerin yatırdıkları libido ile edindikleri esas kazanç, ağın ve Ağa’nın yerli gölgesine sığınarak dışarıdaki (hem ağ dışındaki hem de bilinçdışındaki) yersizliği unutabilme, inkar edebilme ve boşverebilme lüksüdür. Yuva’yı tanımlayan özellik semptomatik yankılaşımları boşverebilme lüksüdür.

Ağlaşma ve Ağalaşmanın alternatifi Bağlaşmadır. Link vermek, formel bağlar kurmaktır. Kural, kurul, kurum, kuramdır.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Konuyla ilgili kimi yazılar: “Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği”, “Ağlaşma (Networking) ile Bağlaşma (Linking)”, “Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır”, “Bir hesap bloklanıyor”, “Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram”, “Ego is Echocide before Ecocide”

6 Comments

Filed under şey