Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti — Işık Barış Fidaner

Bir şeyleri bilebilmek, bir şeyleri bilememeye bağlıdır. Bilmenin sınırlarını çizerek onu tamamlandıran şey, bilememektir. Bilginin kendisi ne kadar isabetli olursa olsun, o bilgi ile bilinen şeyin tam olarak ne olduğu bilinemez, ancak yaklaşık olarak tanımlanabilir. Bu yüzden bilgi alanları pratikte ilgi alanları şeklinde örgütlenir.

Akademik bir çalışma alanı kendisini bir bilgi alanı saysa bile pratikte bir ilgi alanı şeklinde örgütlenmek zorundadır, nitekim akademik atıf endeksleri bilgi değil ilgi endeksleridir. Bir alan veya çalışmanın ilgiden ibaret olmayıp bilgi olduğunun tasdiklenmesi, o (b)ilginin kendi ufkunu aşan, ona içkin değil aşkın olan, onun bilemeyeceği bir şeydir. İlginin bilgi olduğunun tasdiklenmesi ampirik deney (teknik işe yararlık), emperyal deneyim (idare tasarrufu) veya başka yollarla yapılabilir.

Bilmek bilemeyebilmektir. Bilmek, neyi bilmediğini bilmektir. Bilmenin başarısı, bilmemenin başarısına bağlıdır. Ama bilinmez olan şey, karanlık veya müphem bir şey değildir, absürt ve saçma bir şeydir, gülünçtür. Bir saçmalıkla karşılaşınca ilk önce onu bilemezsiniz, şaşırırsınız; sonra onda bilinecek bir şey olmadığını bilirsiniz. Saçma ve yersiz gelen bir şeyi “Bilemiyorum” diyerek bir kenara atma ve unutma jesti, yani bilemeyebilmek, bilginin öbür yüzüdür, yeni bir bilgi birikimini başlatan ilk tohumun atılmasıdır. Her bilgi aslında bir bilemeyebilgidir.

Öte yandan, bilemeyebilmek bir lükstür ve bir yanılgıdır. Bilemeyebilmek lükstür çünkü insan kendi başına gelen her olayı bilmeye mecbur kalır, yalnızca kendi başına gelmeyen olayları bilemeyebildiğine kendini inandırabilir. Ama bilemeyebilmek aynı zamanda yanılgıdır çünkü başkalarının başına gelen olaylar da insana uzaktan da olsa tesir eder ve onun davranışlarına yön veren bilinçdışı savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Bazı hallerde “Bilemiyorum” sözü bir kaçınma davranışıdır; bilmemenin değil, örtük bir bilgiden kaynaklanan korkunun göstergesidir. Bilemeyebilginin öbür yüzü, bu korkudur.

Bilemeyebilgi, açık bilgi ile örtük bilgi arasındaki perdedir, bir bilginin diğer bilgiyi bilemeyebilmesi, unutabilmesi, bastırabilmesi, inkar edebilmesi, sansürleyebilmesidir. Bu perdenin amacı niyetleri sınamak ve doğruyu yanlıştan ayırmaktır. Fakat korkunun ecele faydası yoktur; unutulanlar yine insanın aklına gelecektir, bastırılan düşünceler yine geri dönecektir, inkar edilenler yine nüfuz edecektir, sansürlenen içeriğin kıyıları yine bir silüet halinde seçilmeye, görülmeye, duyulmaya devam edecektir. Bütün bunlar bilemeyebilgi perdesinin etkisini sınırlandırır; bilememek bilgiyi tamamlandıramaz, bilgi tamamsız kalır ve bilememe boşa düşer.

Bilme ve bilmeme arasındaki bilemeyebilgi perdesi düştüğü zaman, hayal meyal seçilebilen bir ufuk belirir. Bu ufku algılayan birisi artık “Bilemiyorum” diyemez olur, yani bilmeyemez hale gelir. Bilmeyememek bilmemek değildir ama bilmek de değildir. Bilmenin sınırı flulaştıkça korku çözünerek kaygıya dönüşür. Psikanalitik yorumlamaya yol gösteren belirti (semptom) işte bilmeyememe yoluyla açılan bu ufkun belirmesidir. Bu ufuk arzuların sınandığı ve sahinin foldan ayırt edildiği yerdir [1]. Bilmeyememe ufku, acının insanı şekillendirme yoludur, zorluklarla karşılaşma sonucunda tecrübenin maddeleşmesidir.

Fakat tecrübe maddeleştiği andan itibaren, kişi o tecrübeye sahip çıkar ve onu kendi ego inşasına dahil eder. Ego inşası bilmeyememe ufkunu geri kapatır, böylece belirtiden (semptom) bilirtiye (sinthome) geçilmiş olur [2]. Bilirti, alışkınlık (habitus) biçiminde belli bir menzil dahilinde aksamadan yürür. Bu menzilin dışına çıkılırsa bilirti gerçeğe toslar ve yere düşer (zugrundegehen). Kriz anlarında yeniden sağlam bir zemin bulabilmek için bilirtiden belirtiye geri dönülür, yönelim belirlemek için gerek duyulan bilmeyememe ufku yeniden belirir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” (Fidaner, Ayanoğlu), Doğru (özel sayfa)

[2] Bilirti terimini Pınar Arslantürk önermiştir. Bilirtinin ego inşası ile bağlantısına Batuhan Demir dikkat çekmiştir.

1 Comment

Filed under şey

One response to “Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Dünya Talebi — derleme | YERSİZ ŞEYLER