İmkan Dolu Bir Hayat — The Dismemberment Plan

Yeraltına doğru kazıyorsun şimdi
Topraktan ve serin kilden geçerken sen
Tependeki velvele yitip gider
Gidiyorsun, bir sırsın, yersizsin, hepsi iyi
Sana rehber olacak ışıklar yok
Sana yol gösterecek işaretler yok
Her yanında toprak var yalnızca
Sonu yok, harita yok, pusula yok, kutup yıldızı yok

Ortada yoksun çünkü seni bulamazlar
Kayıpsın çünkü yolu bilmezler
Kendini suçlar, başkasını suçlar
Kızar, üzülür, telaşlanır, aldırmazsın
Kürekler yukarıda bir yerlere sürter
Sadece iyi olduğunu bilmek isterler
Mors kodu ile çekiçler vurulur
Duyarsın, bilirsin, boşverdin, yolundasın

Ama bir an hava almaya çıkman gerekir
Taşı, çamuru, kiri saçından ayıklarsın
Derinleşen kaygı ve umutsuzluk seni köreltir
Kimseyi tanımazsın
Çevrene bakarsın tanıdığın birini bulmak için
Elini havaya kaldırır selam diye el sallarsın
Önem verseler bile hiç belli etmezler
Bu sana tanıdık gelmiştir

Geri gelen bir hissiyat
Bir iplikle bağlanmış
Örümcek ağı gibi kendine çekiyor ellerini
Hiç olmamış bir uçurtma gibi

İmkan dolu bir hayatsa eğer bu
Seni çeken, seni tırmalayan, yırtan şey
Seni kalmaya zorlayan şey, o halde…
İmkan dolu bir hayatsa eğer bu
İyi yaşaman gereken şey, o halde hiç şaşırma
Onlar seni hatırlamadığı veya hatırlamak istemediği zaman

(A Life of Possibilities)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

One response to “İmkan Dolu Bir Hayat — The Dismemberment Plan

  1. Pingback: Anlama Aykırıdır — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER