Emek-gücünün Sapkın Çekirdeği: Kendini Kullandırmak — Işık Barış Fidaner

Modern-Times-kultalt.com-1

Kapitalizm ve sapkınlık konusu açıldığında çoğu zaman bütün suç tüketiciliğe veya meta fetişizmine (ve onun timsali olarak medya “gösteri”sinde (Debord) nesneleştirilen dişi bedenlere) atılır ve böylece (hâlâ aslen eril olarak tahayyül edilen) emek-gücünün üretken alanı temize çıkarılır ve ayıptan muaf tutulur.

Sahiden üretken emek o kadar saf ve masum mudur? “Huzur” emekte midir (“boş oturmaya” fena itiraz etse de)? Yoksa burası Sosyalist Feminizmin Marksizmi erkeklerin yetkilenmesini kurtarmak için kadınların bedenlenmesini feda ederken suçüstü yakaladığı sınır noktası mıdır? [1] Üretken emeği idealleştirmenin derin kökleri şu Marksist mefhumda bulunur:

Emek-gücü (değişken sermaye) tek sahi değer kaynağıdır, yani sadece emek-gücü değer fazlası üretebilir; fabrikalar ve makineler (sabit sermaye) ise bunun aksine ancak mevcut değer niceliklerini sistemde bir yerden başka bir yere öteleyebilir.

Emek-gücünün bütün dünyevi zenginliklerin ezeli ve ebedi membası olduğu mefhumu psikanalitik kulaklarda epey kuşku uyandırır. Bu mefhum daha ziyade ayıpçıl bir gerçekliği örtme işlevi üstlenmiş bir düşlem perdesine benzer.

Dilsel terimlerle, yukarıdaki mefhum emek-gücünü bütün yeni anlamları üretebilen bir “temel mecaz”a çevirir, kapitalist makineleri ise emek-gücünün yüce üretim faaliyetini sessizce destekleyen edilgen zemin hizmeti görecek bir tür “temel mecaz-ı mürsel”e çevirir (burada eril üretken faaliyetin dişil yeniden üretim zeminine oturmasına dikkat ediniz) [2]. Bogdanov’un Tektoloji‘si (1917) “temel mecaz olarak emek” mefhumunu kesinlikle içerir [3] ama temel olsun olmasın hiçbir mecaz-ı mürselden bahsetmez, yine de Bogdanov’un Evrensel Örgütlenme Bilimi’nin gizli önvarsayımlarından birinin “temel mecaz-ı mürsel olarak sistem” mefhumu olduğunu söyleyebiliriz.

Emek-gücünü bütün zenginliklerin membası gibi gösteren düşlem perdesini düşürmek için gelin bir tanım yapalım: Çaba angaje emek-gücüdür [4]. Emek-gücünün olumlu çağrışımlarının aksine, bu terim “fedakar girişim olan çaba” ile “anlamsız zaman kaybı olan çaba” arasındaki çift-değerliliği (ambivalence) yakalamayı becerir. Bu dengesizlik diğer terimlerle de ilişkilenir, “haklı kavga olan mücadele” ile “umutsuz çırpınma olan mücadele” arasındaki çift-değerliliği düşünün, veya “başarılı olmayı hak ediyor” ile “ölmeyi hak ediyor” arasındaki çift-değerliliği düşünün. Bu derin çift-değerlilikler kesinlikle sapkın sularda dolaştığımıza işaret eder. Orası keyfiyetin (jouissance) ve dürtülerin tersine dünyasıdır.

Bir başka terim olan “işçi sınıfı gururu”, “özgüven olan gurur” ile “kibir olan gurur” arasında çift-değerlilik gösterir [5]. Bütün bu çift-değerlilikler (çaba, mücadele, hak etmek, gurur) elbette birbiriyle ilişkilenir, ama onları çekirdeğinden “kavrayarak” hepsini bir arada tutan unsur nedir?

Şimdi davullar ve borazanlar çaldığını hayal ediniz. Kapitalizmin asıl sapkın çekirdeğini duyuruyorum:

1) Kapitalist üretimin bütün derdi insanları kendilerini patronlara kullandırmaya ve bu edilgen acıyı çekmekten keyif almaya yöneltmektir.

2) Tüketici pazarının bütün derdi kapitalist üretimin bu sapkın çekirdeğini inkar etmenin milyon tane yolunu insanlara satmaktır.

“Kendini kullandırmak” Lacan’ın dürtülerle ilgili tabirlerine eklenir; “kendini gözüktürmek” olan görsel dürtü, “kendini işittirmek” olan işitsel dürtü, vb. (Seminer 11, s. 195) [6].

Bu ne demek oluyor? Demek ki kapitalizmin asıl fetişi para değil emek-gücüdür [7]. Paranın evrensel meta olması sadece simgesel anlamdadır, Esas-İmleyen S1‘in simgesel istisna (birinin iğdişten muaf olduğunun ispatı) olması gibidir; emek-gücünün evrensel meta olması ise gerçek anlamdadır, Ötekinin eksikliği S(Ⱥ)’nın gerçek istisna (hiç kimsenin iğdişten muaf olmadığının delili) olması gibidir [8]. Başka bir deyişle, para enerji korunumunu kapsüller, emek-gücü ise entropi artışını kapsüller (çalışmak ısı saldığına göre tüketimin cool olmakla ilgili olması epey anlamlıdır) [9].

Patronun işçiye ödediği finansal ve diğer telafilerin tek işlevi işçinin kendini patrona kullandırmakla çektiği acıya katlanmasına yardım etmek değildir. Ayrıca (ve belki aslen) kendini kullandırmanın ayıpçıl keyfini saklayan meşru bir örtüdür. Bu edilgen düşlemi dolaysızca kabullenemeyen işçi, düşlemin iki yanını (etkin ve edilgen) güçlü ve zayıf ötekilere yansıtır, komşulara, eşine, göçmenlere, başkana veya başkalarına yansıtır.

Bu dürtünün pençesinden kurtulmak imkansız değildir ama onu başkalarına yansıtmak ve ötelemek çok daha kolaydır. Süperego’nun asıl derdi bu dürtüyü örtülemektir, bu yüzden ikisi bir arada bulunur. Ama süperego bu sapkın müstehçenliği örtmekte ister istemez başarısız kalır, çünkü şu yaygın mefhumda bu düşlemi herkes alenen görebilir: Emek-gücü ancak işçi kendini patrona kullandırdığı ölçüde “üretken” sayılabilir.

Medya gösterisinde dişil bedenlerin nesneleştirilmesi ancak ikincil bir sapkınlıktır; işgücünün kendini kullandırmaktan aldığı travmatik keyfi yansıtması için bir perdedir, bu keyif kapitalizmin birincil sapkın çekirdeğini teşkil eder. Freud’un “Bir çocuk dövülüyor” formülleri gibi yapılanmıştır [10]. Üzücü olgu şudur: Kapitalizmi yadsımaya yönelik bütün sosyalist ve komünist girişimler, yoldaşlığı “kendini proletarya partisine kullandırma” ile temellendirmekle bu çekirdek dürtüyü yeniden üretmiş oldular. Trump’ın seçimleri kazanması ancak patronsu ego inşasıyla insanların kendilerini patrona kullandırmaya yönelik ayıpçıl dürtülerine erişmesi yoluyla mümkün oldu.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “The Traversal of the Phallus”

[2] Bkz “Mecaz Hakikatin Köprüsüdür, Mecaz-ı Mürsel Sahiliğin Elçisidir”

[3] Bunlar Wark’ın Bogdanov’u gündeme getirmesini temel alır. Bkz “Toplumsal Belirlenimciliğe Karşı” ve Moleküler Kızıl (2015) McKenzie Wark.

[4] Bkz “Çaba, angaje emek-gücüdür”, “Simgesel Angajman ile Gerçek Angajman”, “İş-başında-bilgi, Gerçek Angajmanlı Çabadır”, “All Success is a Success of the Repression of Sacrifice”, “Eril ve Dişil Marksizm”; çabayı vurgulamamın ilham kaynağı: “Yeni Bir Dünya İçin Tasarımlar” McKenzie Wark.

[5] Bkz “Working-Class Pride and Authorization”

[6] Kendi üzerinde iş yaptırma dürtüsünün evrimsel anlamı konusunda, bkz “Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür”

[7] Ayrıca bkz “Emeğe Karşı Manifesto” (31 Aralık 1999) Krisis-Gruppe (yüzyıl dönüşünü işaretlemenin hoş bir yolu)

[8] Bkz “Simgesel İstisna ile Gerçek İstisna”, “İspat erildir, delil dişildir”

[9] Bkz “Incomplete Universe: Energy & Entropy, All & Not-All”

[10] Bkz “Bir hesap bloklanıyor”

İmge kaynağı.

7 Comments

Filed under şey