Tepkisel Sütur ve Tepkisel Südur — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Sütur ve Südur: Basit ve Diyalektik)

Önceki yazıda sütur ve südurun iki temel halini inceledik: Basit hal karşıt etkeni bastırır veya inkar eder, diyalektik hal ise karşıt etken ile barışır. Bu yazıda üçüncü hali ele alacağız: Tepkisel hal, basit ve diyalektik hallerin uyumsuz ara halidir; karşıt etken inkar edilemeyecek kadar büyüdüğü için çatışma çıkar veya düşmanlaşma olur ama henüz barışma sağlanamaz.

Tepkisel sütur

Özne karşı-sütur ihtimaline gülüp geçebildiği sürece takıntılı taslama davranışını sürdürebilir. Karşı-sütur ciddi bir tehdide dönüştüğünde ise takıntı şiddetlenir ve tepkisel sütur tezahür eder. Tepkisel süturda özne gerekli ile olumsal arasındaki basit ters orantıyı bozan diyalektik tersyüzün farkına varmıştır ama bu bilgiyi üstlenmeye hazır değildir (“gerekliyim”, “gerekliyiz” fikrini terk edemez); dolayısıyla fark ettiği bu tersyüz edişi bir başkasının işlediği bir suç gibi algılar, bu mazeretle çatışma çıkarır. Gerekli şeyleri olumsal şeylerden ayırt etme takıntısı şiddetlendikçe “Ben gerekliyim ama o gereksiz”, “Biz gerekliyiz ama onlar gereksiz” gibi düşünceler özneye hakim olur. Özne taslayıcı bir konumda olduğunu daha derinden hissettikçe hırçınlaşır, foyasının ortaya çıkacağı korkusuna kapılarak saldırganlaşır, şiddete başvurabilir. Bunun bir örneği, feminizmin “kırılgan erkeklik” dediği erkeklik taslama halidir. Tepkisel sütur oluşması için fallik değer taşıyan herhangi bir simgesel desteğin boşa düşerek özneyi çıplak bırakması yeterlidir. Tepkisel sütura yol açan sallantılı simgesel desteklerin en başında Ego gelir. Ego desteğini yitirip hırçınlaşmak her insanın başına gelebilen evrensel bir tepkisel sütur örneğidir. İnsanlar şahsi kimlikleriyle kurdukları gereklilik ilişkisini olumsallık adına feda edemedikleri sürece bir miktar Ego inşa etmekten kaçınamazlar. Dolayısıyla hiç kimse tam anlamıyla saf diyalektik bir sütur kuramaz. Her diyalektik sütur belli insani koşullar altında kurulduğu için yarı-diyalektik olmak zorundadır yani bir miktar tepkisellik içermeye mecburdur.

Tepkisel südur

Karşı-südur özneye umutsuzluk verse de özne kendi kefesine koyduğu umutlarla karşı kefedeki umutsuzluğu dengeleyip ona katlanabilir. Ama eninde sonunda umutların tükendiği bir an gelir. İşte o an özne mümkünat ile imkansızlık arasındaki basit ters orantıyı bozan diyalektik tersyüzün farkına varır. Eğer özne bu diyalektiği üstlenerek dünyada varsaymak istediği imkanların yasını tutmaya hazır değilse, yaşadığı melankolik bunaltı tepkisel südura dönüşecektir. Tepkisel südurda dünyayı oluşturduğuna inanılan mümkünatları imkansızlıklardan muaf tutma çabası “Ben mümkün kılıyorum ama o imkansız kılıyor”, “Biz mümkün kılıyoruz ama onlar imkansız kılıyor” gibi düşünceler halinde gelip ruhsal merkezleri ele geçirir. Tepkisel südur tepkisel süturdan çok daha ciddidir, çünkü imkansızlık başkasının işlediği tekil bir suça indirgenemez, onun varlığına veya özüne sirayet etmiş bir karanlık veya kötücüllük şekline bürünür. Tepkisel südur anlık bir hırçınlaşma veya saldırganlaşmadan daha derin bir düşmanlaşma ve intikam hırsı barındırır. Buradaki düşmanlık yoluna çıkan kişiyi kenara itip önüne geçmekten veya ona çelme takmaktan veya onun ayağını kaydırmaktan ibaret değildir. Tepkisel südurun asıl arzusu düşmanının simgesel olarak aşağılanmasıdır. Özne karşı tarafla fiziki itişmelere girerek zaman kaybetmez, onun toplumsal olarak damgalanması, hor görülmesi ve dışlanması için çaba gösterir. Erkekliğin özünde zehirli bir şey olduğunu söylemek tepkisel südur örneğidir. Zehirli sayılan şey her neyse, varsayılmak istenen dünyayı imkansız kılan sınır noktasına yerleştirilmiştir. Tepkisel südur “Dikkat uçuruma düşmeyiniz!” tabelasını kaldırıp onun yerine “Dikkat düşmanınız sizi engelliyor!” tabelasını koyar. Ayrıca duygusal olarak şu iki tavrı bileştirir:

1) Tatminsizlik performansı sergileyerek kendini imrenme konusu yapar: “İmkanlar elimde ama tatmin olamıyorum çünkü beni engelliyorlar.”

2) İçine attığı kendi hüsranını karşı tarafa yansıtır: “Yaşadığınız imkansızlık kendi hatanız, size ancak acıyabilirim.”

Tepkisel südur ayinleri ağ üzerinde topluca yapıldığı için Ağlaşma adını hak eder [1]. Tepkisel südur imkansızlıkla ilgili olduğu için onu aşmak tepkisel süturu aşmaktan daha zordur ama mümkündür: Tatminsizlik ile hüsran arasındaki diyalektiği katederek tepkisel südur aşılabilir [2].

(sonrası: Sütur-Südur ve Yürümenin Evreleri)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Ağlaşma ve Ağalaşma”, “Networking and Wetworking”

[2] Bkz “Castrated: Cast & Rated”, “Frustration and Dissatisfaction, Privation and Castration”, “Internegation and Positnegation”

3 Comments

Filed under şey