Sıfırtı, İlksel Sütur, İlksel Südur — Işık Barış Fidaner

Žižek Schelling’in fikirlerini işlediği Bölünemez Kalan (1996) kitabında Tanrı’nın üç evresini sayar:
0) Hiçbir şey istemeyen kendinden memnun irade: Saf özgürlük
1) Hiçliği isteyerek gerçelleşen irade: Kasılma
2) Bir şey isteyerek olumlayan irade: Genişleme

Sıfırıncı evre düşlemseldir: Hiçbir şey istemeyen Tanrı boşluk bile olmayan bir yersizlikte süzüldüğünü hayal eder. Sıfırdan bire geçiş varoluşu başlatan Büyük Patlama’dır: Hiçliği isteyen Tanrı yerle bir olup gerçelliğin mutlak zeminini teşkil eder [1]. Birden ikiye geçiş ise soyut varoluşu somutlaştıran bir yayılımdır: Bir şey isteyen Tanrı genişleyip somutlaşmaya kalkışır ama içinden çıktığı soyut kasılmanın etkisinden kendini kurtaramaz. Böylece içinde yaşadığımız evren:
1) Hep sıfır hayaline tutunur, yani özgürce süzülmeyi hayal eder.
2) Sürekli birden ikiye, yani kasılmadan genişlemeye geçmeye çabalar.

Kasılmaya ilksel sütur, genişlemeye ilksel südur adlarını verelim [2]. İlksel kasılma yoğunlaşmadır ve bütün mecazların (diyalektik sütur) temelidir. İlksel genişleme yerdeğiştirmedir ve bütün mecaz-ı mürsellerin (diyalektik südur) temelidir. İlksel kasılmanın öncesine işaret eden sıfır düşlemi ise bütün fısıltılarda yankılanan mecaz öncesi bir çağrıdır. Bu ilksel yankıya sıfırtı diyelim.

Sütur ve südur ilksel yankı olan sıfırtının taşıyıcılarıdır: Sütur sıfırtıyı kendi üzerine yüklenendir, südur ise onu bir yere aktarandır.

En büyük tarihsel mesele elbette kapitalizm adı verilen finansal kasılmanın sıfırtı düşlemini para ile süturlamış olmasıdır. Telefondan verilen “Sıfırla!” emri bunun tezahürüdür.

Yapılan her mali yatırım sıfırtıyı kapitalist soyut kasılmadan çıkarıp somut bir genişlemeye doğru südur ettirmeye kalkışır ama bu girişimlerin hiçbiri son tahlilde merkezi finansal kasılmanın yörüngesinden kaçamaz, çünkü anlam üretimi parasal süturdan koparılamadığı sürece değer fazlası üretmeyen bütün yatırımlar anlam boşluğuna düşüp yitirilecektir.

İşe yarar olmak kasılmadan çıkıp genişleme sağlamak olarak tanımlanır. Ama işe yararlık hiçbir zaman kaçmaya çalıştığı kasılmanın yörüngesinden kurtulamaz. Bir ayağı yere yapıştığı sürece ikinci ayağı onu hiçbir yere ulaştıramayacaktır. Para insanların bir ayağını yere mıhladığı sürece onların hayvanlar gibi yürümesine bile müsaade etmez. Kapitalizmin sunduğu tek sürdürülebilir seçenek finansal kasılmaya kök salmış ve para meyveleyen bir bitki olarak yaşamaktır.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Slavoj Žižek: “Hegel’in ünlü kelime oyunlarından bir tanesi: Almanca zugrundegehen ifadesi parçalanma, dağılma demektir ama zu Grunde gehen harfiyen kendi zeminine ulaşma anlamına da gelir.” (Hiçten Az) Bir şeyin asıl zeminine ulaşmak için onu yerle bir etmek gerekir çünkü “Üst dil yoktur.”

[2] Bkz Sütur-Südur (derleme)

6 Comments

Filed under şey