Gümleyiş ve Gürleyiş: Yay ve Ok: Eğri ve Doğru — Işık Barış Fidaner

Simgesel düzen imleyenlerle örülen bir duvardır. İmleyenin hayali bileşeni simleyen, simgesel bileşeni imlendiren, gerçek bileşeni ise imletendir. İmleten, ilksel sıfırtının yankısıdır, evrende atılan her adıma kök olan can atımıdır [1].

İmleten, enerji ve entropi bileşenlerinden oluşur, bunlara sırayla Gürleyiş ve Gümleyiş diyelim. Gürleyiş olmazsa Gümleyiş de olmaz ama her zaman Gümleyiş Gürleyişi kararlaştırır. Bu kararlaşma iki kutup arasında sahnelenir: Gerçek ve Salbırak [2].

Gerçek, Gürleyişe yön veren potansiyel enerjidir; Salbırak ise Gürleyişi aktıran kinetik enerjidir. Gümleyişin Gürleyişi kararlaştırmasını bir mecazla sahneleyelim: Gümleyiş bir yaydır, Gürleyiş o yaya takılmış bir oktur: Gerçek, yayı çekerek Gürleyiş okunun gerilmesidir; Salbırak ise yayı bırakarak Gürleyiş okunun salınmasıdır [3].

Şimdi bu kavramlara dayanarak şu dizeleri yorumlayalım:

Ok gibi doğru olsam yabana atarlar beni
Yay gibi eğri olsam elde tutarlar beni
(Ömer Seyfettin, Yalnız Efe)

Burada okun doğruluğu Gürleyişin enerjisidir, yayın eğriliği ise Gümleyişin entropisidir. Aralarında bir diyalektik vardır: Ok yoksa yay hiçbir işe yaramaz ama yay olmazsa da ok hiçbir yere ulaşamaz.

Okun yabana atılması okun yay uğruna feda edilmesidir: Enerji entropi yüzünden sürekli yitirilir. Yayın elde tutulması ise yayın okları saldıkça güçlenmesidir: Enerji salındıkça entropi hep daha da yükselir.

Şair bu dizelerde:
1) Eğriliğe karşı doğruluğu savunur ama doğrunun eğriden (okun yaydan) güç aldığını inkar edemez.
2) Olumsuz entropiye karşı olumlu enerjiyi savunur ama entropinin enerjiye yön verdiğini inkar edemez.
3) Gümleyişe karşı Gürleyişin safındadır ama Gümleyişin Gürleyişi kararlaştırdığını inkar edemez.

Dizelerdeki asıl mesele doğru-eğri ikilisidir: Eğrilik doğruluğun ötekisi gibi sunulur, buna göre eğri doğru değildir, yanlıştır, arızadır, kusurdur.

Oysa geometrik bir değişken olarak eğrilik doğruluktan daha genel bir kategoridir: Doğruluk denen özel durum eğrilik değişkeninin sıfıra eşit olduğu istisnai bir halden ibarettir.

Bu geometrik bilginin diğer terimlere tercümesi şöyledir: Biz canlıları saymazsak aslında evrende sadece entropi ve Gümleyiş (eğrilik) vardır. Entropi eğer işimize yarıyorsa ona enerji adını veririz. Gümleyiş eğer işimize yarıyorsa ona Gürleyiş adını veririz. Yani Gürleyişin enerjisi (doğruluk) denen hadise ancak evren bizim gibi canlılara hitap ettiği zaman beliren istisnai bir oluşumdan ibarettir. Fakat insan dahil hiçbir canlı neyin gerçekten işe yaradığını bilemeyeceği için Gürleyişin enerjisi her zaman Gümleyişin entropisine (dolayısıyla bilinç bilinçdışına, Ego Süperego’ya, Süperego İd’e) bağlı kalmaya devam eder.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “İmleyen ve Simleyen: Çaba ve Emek”, “İmlendiren ve İmleten: Kısır Sonsuz ve Nostaljezik”, “Adım ve Atım: Adım atımın atımıdır, Atım imletimdir”, “Duvar ve Eduvar: Kendindar Zayıf Halka”

[2] Bkz “Gerçek ve Salbırak”

[3] Bu kavramların ruhsal tercümesi şöyledir: Gürleyiş Ego yani bilinçtir. Gümleyiş bilinçdışıdır. Gerçek Üstben’dir, Salbırak İd’dir. Gümleyiş yayını çekip bırakan belli bir özne yoktur ama isterseniz evrendeki Gümleyişi Tanrı’nın okçuluk antrenmanı gibi hayal edebilirsiniz.

3 Comments

Filed under şey

3 responses to “Gümleyiş ve Gürleyiş: Yay ve Ok: Eğri ve Doğru — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Düşüş Düşü Düşünce — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER

  3. Pingback: O Yar Benim Yahut Oyar Beni — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER