Neden = Reason, Sebep = Cause — Işık Barış Fidaner

1) Neden = Reason
2) Sebep = Cause
Felsefeyle uğraşan kimilerinin tersine çevirdiği bu eşleşmeyi netleştirelim [1].

1) Neden böyle? What is the reason?
2) Sebebi ne? What is the cause?
Birinci soru yaşanan hadisenin makul (reasonable) bir izahla netleştirilmesini talep eder. İkinci soru ise tezahür eden fenomenin kaynaklandığı tekil unsurun tespit edilmesini ister; yani suç işlenmişse suçlunun, sorun çıkmışsa arızanın, rahatsızlık varsa böceğin (bug) peşindedir. Lacan’ın sözlerini hatırlayalım:

Sebepten her söz edişimizde [yasaların aksine] kavram karşıtı ve tanımsız bir şeyler bulunur. Ayın evreleri gelgitlerin sebebidir – bu bilgimizin kaynağı deneyimdir ve sebep kelimesinin bu kullanımı doğrudur. Veya hava kirliliği insanın ateşinin çıkmasının sebebidir [Hipokrat’ın “miasma teorisi”] – bu da herhangi bir anlama gelmez, bir delik ve o aralıkta salınan bir şey vardır. Özetle: Sadece işlemeyen şeylerde sebep olabilir. (Seminer 11)

Olumsuzluğu örten sebep olumlu bir kılığa da bürünebilir. Örneğin sevgilisine “Sebebimsin!” diyen birisi izah edemediği bir aksaklığın üzerini örtmektedir: “Seni görünce elim ayağıma dolanıyor, ne diyeceğimi şaşırıyorum, kendimi kaybediyorum, vb.” [2] Oysa onun yerine “Nedenimsin” demiş olsaydı mantıksal bir ilişkiye dayandığı izlenimi oluşabilirdi (“Saçının rengi güzel, yüzünün şeklini beğeniyorum, hoş davranışların var, vb.”) ki böyle bir yaklaşım gülünç kalır ve aşk olmadığını düşündürür.

Benzer şekilde “sebeplenme” kavramında kuralların işlemediği bir gedikten istifade etme düşüncesi uyanır, insanın yolda gördüğü sahipsiz bir nesneyi cebine atması gibi. Lacan’ın deyişiyle: “bir delik ve o aralıkta salınan bir şey vardır”. Sebebe özgü bu serbest (veya başıboş, bakış açınıza göre) alan olmasaydı aşk da yaşanamazdı. Evliliğin aşkı öldürmesi nedenin sebebi öldürmesidir [3].

Türkçede “Evet yaptım ama bir sor neden yaptım” tarzında izahatlara “neden-sonuç cümlesi” deniyor. Eğer belli durumlara özgü izahatlarla yetinmeyip daha evrensel bir açıklamanın peşine düşerseniz (ki bilimsel disiplin budur) “Su yüz santigrat derecede kaynar” gibi sebep-sonuç ilişkilerine ulaşırsınız.

Nedenleri izah etmekten sebepleri açıklamaya geçebilmek için düşüncenizin izlediği yollardan kuşkulanmanız gerekir (Kartezyen yöntem budur, psikanaliz de buna benzer), böylece daha sağlam bir kesinliğe ulaşmanız mümkün olur. Fakat sayısal bilimlerden alabileceğiniz açıklamaların çoğu “bir delik ve o aralıkta salınan bir şey” statüsündedir. Pi (π) sayısını bile ancak belli bir basamağa kadar hesaplayabilirsiniz, kesin ve son değer “o aralıkta salınan bir şey” olmanın ötesine geçmez. Bu yüzden kozmoloji alanında “evrensel sabitlere ince ayar yapılmış olabilir mi?” gibi gereksiz sorular gündeme gelir [4].

Bir soruya yanıt vererek bitirelim: Türkçede cause-effect ikilisine neden sebep-etki yerine sebep-sonuç deniyor? Çünkü bir etkiyi geçerleyen kıstas sahi (true) olmasıdır (sahiden onun etkisi mi değil mi?), bir sonucu geçerleyen kıstas ise doğru (right) olmasıdır (onun doğrudan sonucu mu değil mi?). Türkçede bu ayrıma özen göstermediğimiz için, doğru olanın sahi olanı yutmasına izin verdiğimiz için, sebep-etki yerine sebep-sonuç diyoruz [5].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Tersine çevrilmesine örnek: “Sır ve Différance: Nesnel İdealizmin Yapısökümü” Çağrı Uluğer (12:05)

[2] Bunun Ay’ın evreleriyle alakası konusunda bkz “Ay yarıktır: Kapsam, Saklam, Bağlam”

[3] Bkz “Sevgilinti: Leyla ile Mecnun”, “Aşk-ı memnu hırs-ı memnudur”, “Aşk ile Meşk”

[4] Bkz “Was the universe made for us?” Sabine Hossenfelder

[5] Bkz Doğru (özel sayfa)

2 Yorum

Filed under şey

2 responses to “Neden = Reason, Sebep = Cause — Işık Barış Fidaner

  1. Geri bildirim: Duvarış — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER