Etiği senin kemi benim! Kim er ha? Maskeli balo ve onun sahte yüzleri — Işık Barış Fidaner

mask

Solum ilkesini hazım ilkesinden ayırt eden yazıyla ilgili Kimera dergisi hakemlerinin çektiği hazımsızlığın ahmaklık çeşitlerini anlatan çevirimizin üzerine denk gelmesi isabetli oldu [1]. Madem kural icabı “dergiye kabul edilen yazıların telif hakkı dergiye devredilmiş sayılır,” o zaman anonim maskeler adına yazara “iletilen raporları” cevaplama hakkı da ilke icabı yazara devredilmiş sayılır.

1) “Okurlarımız yorulabilir çünkü bütünsüzlük, hızlı geçişler, kopukluk, kayma…”

Pardon ama okurlarınız sizin kadar salak değil. Yazıdaki her cümle nettir ve dikkatle okuyan herkes takip edebilir. Yok eğer sizde uyandırdığı kaygıdan rahatsız olduysanız, o halde hakikati duymaktan hazzetmiyorsunuz. Bunun nedenini geçen yıl size anlattık: True’yu (Sahi) Right’tan (Doğru) ayırt etmediğiniz için “doğru” saydığınız şeyleri kıstaslarla sınamadan “sahiden doğru” zannediyorsunuz [2]. Asıl kaçındığınız iş sahilikle yüzleşmek ve kendi kaygınızı işlemektir:

Kaygı! Dur kaymasana! Çok hızlı geçtin! Bütünlük koptu gitti! Hooop nereye?! Yahu dursana çok yoruldum, uff!

“Freud gibi biz de düşlerimizi yoralım” mesajıyla biten bir yazıyı “Yok yok biz en iyisi okurları hiç yormayalım” diyerek itelemeniz de ekstra bir ironi ve üstüne tüy dikti gerçekten. Üstelik “okur fazla yorulmasın” bile demediniz, “okur yorulmasın” dediniz. Yorulmayı hiç göze almayan okur niye dergi okur?

2) “Konuşma dili olmaz! Akademik dil olacak!”

Tercümesi: Çok üstün marka imajımıza layık olmak için ceket-kravatla boy göstermenizi istiyoruz. Derhal berbere gidilecek ve Ockham’ın usturasıyla o Platonik sakallar kesilecek! [3]

3) “Anlaşılmayan kelimeler olmayacak!”

Tercümesi: Sarf edilen her kelime gerçek anlamıyla kullanılmalıdır; imalar, mecazlar, kelime oyunları ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır.

4) “Kaynakçada çeşitlilik ve zenginlik olacak!”

Tercümesi: Kaynakçadaki yazarların baş harfleri, milletleri ve çalışma alanları örtüşüyorsa olmaz. Sırf renk olsun, çeşit olsun diye alakasız kaynaklara atıf yapmanızı istiyoruz.

5) “Kavramlar yeterince açıklanacak, kavramsal ilişkiler öznel olmayacak!”

Tercümesi: Jacques Lacan bize yazı gönderseydi derhal reddederdik.

Münasip bir tık tık fıkrasıyla (knock knock joke) yazıyı noktalayalım [4]:

(Tık tık) / Kim o? / Hakem! / Ha? Kem? Kim er ha? / Etiği senin kemi benim!

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir”, “İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal” Slavoj Žižek

[2] Bkz “Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz” Işık Barış Fidaner, Zeynep Nur Ayanoğlu, “Doğru Haklı Olandır, Sahi Hakkını Verendir”, “Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu”, Doğru (özel sayfa)

[3] Bkz “Platon’un sakalı (saçmantıklı savlama)”

[4] Bkz “Hakim ve Hekim”

İmge: Gözler Kocaman Kapalı (Eyes Wide Shut,1999) filminden bir sahne.

Kim ere A’ya? Herkes kendine göre bir A-ile olabilir. A’dan B’ye eremediler diye kimseyi Ağa noktasından Bey noktasına taşıyacak halimiz yok. Kim ere Ay’a?

Bkz “Dişleri Sökülmüş Yazar: İçerik Üreticisi”, “Aslan aslamdır”“Kimera”“Bir Mayış: Hoş ve Boş Göstereni Boşuna Gösterenle Barıştırmak”“Vamplık ve Zomluk” Slavoj Žižek

7 Yorum

Filed under şey