Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne? — Işık Barış Fidaner

Özgür Öğütcen Lacancı Başlangıçlar‘da analistlere “ölçülü telkin” telkin eder:

[Analizan] ne söylediğini bilmediğini gitgide daha fazla oranda gördükçe henüz bilmediği şeyler olduğunun da gitgide daha fazla farkına varır. Bu noktada ya bunları daha fazla bilmek için ilerler ya da buradan ileri gitmez, bazı kişiler bu noktada analizi bırakabilir. İşte burada analistin analizanın bu noktadan geri dönme eğilimi karşısında ona destek çıkması, analizine devam etmesini istediğini belirtmesi daha da çok gerekir. Çoğu analizanın analistin onların psikanalize devam etmesi yönündeki isteğinin güçlü dışavurumlarına ihtiyacı vardır. O zaman analitik eylem hem analizanın hemde analistin tarafında birtakım öğeler içerir. Analizan kendi bilinçdışıyla ilgili bilmediği bir sürü şey olduğunu görünce bunları bilmek ister. Böylece başka bir konuma ulaşır: arzulayan-bir-özne olur. (s. 151-152)

Burada anlatılan durumu iki kelime oyunuyla kolayca dile getirebiliriz:

Psi kanal iz: Analizanın psikolojisi yani halet-i ruhiyesi aktarım kanalından geçerek gizemli izler bırakmış ve onu şaşkınlığa sevk etmiştir.

Psi kanal itik: Aktarım kanalı üzerinden semptomun iteklemesiyle beliren bu malumat fazlaları (surplus-information) yorumlanmaya uygundur.

Kitaptaki öneriye göre bilmek/bilinçlenmek tanımı gereği yararlı olduğuna göre ağzından çıkanı kulağı duyduğu anda şaşkınlaşan analizana analist “ihtiyaç duyduğu güçlü istek dışavurumlarını” sunmalıdır, bunun da iki yolu vardır (eril ve dişil):
1) “Güzel güzel bilinçlenmek dururken şu güzel ortamı bozuyorsun”
2) “Daha canlı! Daha duygulu! Eller havaya! Analiz keyfi bir başka!”

Şimdi affınıza sığınarak bu senaryonun ayıpçıl/iğretli boyutunu dile getireceğim, analitik münasebet imkansız cinsel ilişkinin simgesel ikamesi olduğuna göre cinsel nesnelerin ima düzeyinde belirmesi sizi şaşırtmasın:

1) Analizan epey para dökerek analize girdiğine göre finansal güç kullanımı hasebiyle her seansta odaya duhul eden fallus rolündedir (buna isterseniz “gara giren tren” deyin farketmez) yani yukarıda anlatılan senaryo “tam sevişecekken konsantrasyonun bozulması” eşdeğeridir. Bu durumu şöyle tercüme edelim: Cüretkar analizan yolundan dönmeyerek babalizan olduğunu ispatlamaya çağırılır, böylece onu teşvik eden telkinci analist de kendini babalist gibi hissedecektir. Tatlısu Lacancılarının pek bayıldığı ‘gösteren’ teriminin nihai göndergesi işte bu fallik telkindir.

2) Analizanın ağzından çıkan her söz “analiz sayesinde edineceği” bilgi/bilincin garantörü olan Psikanaliz/Freud/Lacan Tanrısına sunduğu hediyelerdir, dolayısıyla hepsi anal nesne (dışkı) statüsündedir ve Ötekinin talebine bağlıdır (diğer nesnelerin tablosu). İşte aldığı hediyelere “güçlü istek dışavurumlarıyla” karşılık veren “babalist” (!) bu Tanrının peygamberliğine soyunmuş olur.

Kendimi sana veriyorum, diyor hasta bir kez daha, ama ben yani bu kişilik hediyesi –diyor başkası– Amaninbov! Dışkı hediyesine dönüşüverdi nasıl olduysa – bu terim bizim tecrübemizde olmazsa olmazdır. (Seminer 11)

Bu ikinci (ayıpçıl/iğretli) katmanda iki kelime oyunu daha yapabiliriz:

P sik anal iz: Tanrının bizden ne istediği muamması ruhumuzda çeşitli izler bırakarak sıkıntılarımızla iç içe geçmiştir, onları semptomlaştırmıştır, yorumlanabilir kılmıştır.

P sik anal itik: Ruhlarımızı parça parça feda edip itekleyerek Tanrının memnuniyetini sağlamaya çalışırız, tabi bunu başarmamız imkansızdır çünkü arzu yasaktan günahlı doğmuştur: memnuniyet memnu niyettir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “Nesneler” Jacques Lacan, “Ne-densiz hediye: Nerede çokluk, orada… imleyen!”, “Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir”, “Bu çocuktan psikolmaz! Bak baba psikoldum!” Sigmund Freud, “Büyükolizm: Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun”, “Hiperego ve Sinema: Eski Kıstas Eski Hamam: Terleme”, “Arzuyu yönelten nesne-sebep (objet a) ve arzuyu bulandıran iğret-illet (abject)” Slavoj Žižek, “Zarf kendi mazrufunca zarflanmıştır” Slavoj Žižek

pis kanal iz bırakır aktarılan mesajda
psişelere bulaşmayın
annem göster ama imletme dedi!

— Ben bu Lacan’ın başınnan gıçını annamadım, her bi yanı ayrı oynuyo. Napiyim?

— Hemen Lacancı Başlan Gıçlar kitabını okuyun!

Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri (Ferhan Şensoy babalist rolünde)

babalist

6 Yorum

Filed under şey