Category Archives: bilim

İntihar hakkında yanlış düşünceler — Doç. Dr. Caner Fidaner

Babam bir halk sağlığı hekimi. Annem ise bir beyin tümörü nedeniyle 3 Ağustos 2002’de kaybettiğimizde bir psikiyatri profesörü ve Dokuz Eylül Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı başkanıydı. 1988’de (yani ben beş yaşımdayken) ikisi birlikte İntihar Yazıları diye bir kitap hazırlamışlar. Bu yılın ilk aylarında KHK kaynaklı intihar haberleri gelirken bu kitap aklıma geldi, evde arayıp buldum ve 40’ıncı Yersiz Kitap olarak yayınladım:

İntihar Yazıları 1988 — Dr. Hüray Fidaner, Dr. Caner Fidaner

Kitabı yayınladığım zaman babamdan bu kitabın nasıl bir bağlamda yazıldığını anlatan bir yazı istemiştim. Onunsa içinden farklı bir şey yazmak gelmiş, intihar konusunda toplumda süregiden yanlış düşünceleri düzeltmek istemiş. İntihar konusunda bilgilendirici bir broşür hazırlamış. Ben de hem yazı olarak hem de broşür formatında yayınlıyorum.

İntihar hakkında yanlış düşünceler — BROŞÜR

Hazır “yanlış”ları düzeltirken ben de bu vesileyle Türkçe’deki “yanlış” kelimesiyle ilgili düştüğüm notu hatırlatayım:

Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim — IBF

İyi okumalar.

IBF

Not: Annemle babamın aynı yıllarda yazdığı sinema yazılarını da derlemiştim:

18’inci Yersiz Kitap: Korkma Evladım

Babam edebî yazılar da yazıyor. Radikal İki’de birçok yazısı yayınlanmıştı. Bir de öykü kitabı var. Bloguna bakınız:

canerfidaner.wordpress.com

İntihar hakkında yanlış düşünceler

Doç. Dr. Caner Fidaner

İntihar eğilimi, intihar kararı ve intihar girişimi, bireyin mantıklı seçenekler arasında yaptığı bir tercih değildir. Bu süreç, kendisini derin bir sıkıntı, çaresiz bir umutsuzluk içinde gören bir kişinin çevresine gönderdiği yardım çağrısıdır aslında. Bu çağrının karşılık bulması halinde intihar önlenebilecektir.

Denize düşmüş ve çırpınmasından yüzme bilmediği anlaşılan birinin durumunu herkes anlar ve ona yardım etmek ister. Örneğin, bazıları mümkünse ellerini uzatarak kazazedeyi kıyıya çekmeye çalışabilirler ya da belki boğulma tehlikesi geçiren kişiyi kurtarmak için birileri denize atlayabilir. Ama intihar düşünceleri olan ve kendini öldürme riski olan kişi, kendisine yardımcı olacak kişiler bulma konusunda bu kadar şanslı olamayabilir. Bu tatsız durumun temel nedenlerinden biri, intihar hakkındaki kimi yanlış bilgilerin yaygınlığıdır.

İletişim olanaklarımızın artması ve bilgiye rahatça ulaşabilir hale gelmemizle birlikte doğru bilgilere daha kolay erişebilir olduk, bu iyi haber. Bir de kötü haber var, aynı nedenlerle yanlış bilgiler de kolayca yayılabiliyor. İntiharla ilgili kimi yanlış bilgiler, bir başka deyişle “intihar mitleri” çok sayıda kişiye kolayca ulaşıyor.

Nedir bu mitler? İşin doğrusu ne?

Açıklamaya çalışalım.

Continue reading

Leave a comment

Filed under bilim

İstatistikten büyük isimler çok kötülenen P değerinde değişiklik yapmak istiyor — Dalmeet Singh Chawla

Dalmeet Singh Chawla — 26 Temmuz 2017 — nature.com

Bilimcilerin en sevdiği istatistiklerden birisi –P değeri– için daha katı standartlar uygulanmalı, diyor önde gelen araştırmacılar.

Bilim yeniden üretilebilme krizinin sancıları içinde; araştırmacı, foncu ve yayıncılarda bilimsel literatürün güvenilmez sonuçlarla pisletildiği endişesi giderek şiddetleniyor. 72 önde gelen araştırmacı sorunun bir sebebi dedikleri şeyi hedef alıyor: yeni keşif [discovery, exploration ile karıştırılmamalı] iddiaları için zayıf istatistiksel delil standartları.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (4b) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.4a)

Özel diller geliştirilmesi farklı dallardaki yöntemlerin ıraksamasını pekiştirmekle kalmadı, ayrıca ıraksama olmayan yerde de ıraksama görüntüsü yarattı. Ortak yöntemlerin muhafaza edildiği ya da bağımsızca geliştirildiği yerlerde bile, özel diller bu olguyu insanların bilincinden sakladılar, onları aynı şeyi farklı adlar altında çalışmak zorunda bıraktılar. Bu da yöntemlerin gelişim süreci içinde dallar arası haberleşme ve eş-işletimi dışardı: her biri kendi sınırlı kaynaklarına kaldı. Bileşimlerdeki yoksulluğun sebebi buydu, bu da gelişimi köstekledi ve yavaşlattı. Sıklıkla öyle oldu ki teknoloji ya da bilişin bir dalı geçerliliğini yitirmiş, sakarca ve tüketilmiş yöntemlerin çerçevesi içinde verimsizce debelenirken, onun yıpratıcı görevlerini çözecek araçları bir başka komşu dal çoktan geliştirmişti, ama o dalda olmayanlar bunları bilemez ve kavrayamazdı.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (4a) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.3)

4. Yöntemlerin Iraksama ve Aktarılmaları

Uzmanlaşma, örgütlenimsel tecrübe biçimlerinin gelişiminde gerekli bir aşamadır. Onun sayesinde, her emek ve bilgi dalı muazzam miktarlarda malzeme toparlamıştır, ve yöntemler öncesine göre çok daha hızlanmış ve iyileşmiştir. Fakat bunun başka bir yüzü daha vardır ki gelişimiyle güçlenir ve keskinleşir.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

The real of woman, method and truth from the editors of Jineolojî — Habibe Eren/JINHA

770x500nc-ank-06-07-16-jineoloji-dergi-soylesi1

Habibe Eren/JINHA — 6 July 2016 — JINHA

ANKARA – Jineolojî journal started its publication life by saying “The science to be developed around woman is the first step to the right sociology” and now its 2nd issue is out with the topic “Method and truth based on the real of woman”. The issue editors Elif Berk and Nesrin Onur told us why the search for truth is emphasized and why Jineolojî is necessary.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

In its 2nd year, Jineolojî continues to meet women — ŞÛJIN

kapak-sayc4b1-5-c3b6n-694x1024

ŞÛJIN — 28 March 2017 — gazetesujin.net

DİYARBAKIR – After starting its publication life one year ago, the 5th issue of Jineolojî journal is out today. Receiving intense interest in one year, the journal is in “Searches for a solution to the Middle-East crisis” in this issue.

Woman science (Jineolojî) aims to reassess sociology, psychology and all scientific disciplines to reinterpret them, in brief, to take history out of androcentric [*] readings and to establish it in the trajectory of truth. To tell better about Jineolojî as the most basic need to recognize and redefine woman in her consciousness of freedom, women launched the Jineolojî journal one year ago. Having been published on March 8 last year with the slogan “The science to be developed around woman is the first step to the right sociology”, the journal is now meeting women with its 5th issue.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Jineolojî

jine

This letter is a call and beginning for our work on the Jineolojî Journal that we seek to carry out…

We are the women involved in a long-term and multi-faceted freedom resistance. We believe that despite the constant struggle of the forces of democratic civilization against a statist form of civilization, these democratic forces are not yet able to construct a system by itself, and then need to create its own paradigm from a women-centered scientific approach. We feel deeply the importance of the systematization of all those existing values that have been transmitted from generation to generation.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (3) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.2)

3. Halk Tektolojisi

Hiçbir profesyonel bütünen ve dışararak kendi uzmanlığının içinde yaşayamaz: bilgi ve tecrübesinin uzmanlığını aşması kaçınılmazdır, başka insanlarla ilişkisi olmalı ve haberleşmelidir. Mesela bir tüketici olarak, diğer emek dallarının çeşitli ürünlerine dair bir kavrayışa sahip olmalıdır; bir baba ve koca olarak – çocukları büyütmeye ve aile bütçesine dair; bir yurttaş olarak – devlet örgütlenmesine dair vb. bir kavrayışa sahip olmalıdır. O kendi uzmanlığı içindeyken kendi tecrübesinin tam, tanımlı, tamamlanmış ve düzenli tasarımı, bilimsel örgütlenmesi için uğraşır, diğer tüm alanlarda ise asgarî, parçalı bilgiler ve tanımsız, muğlak, “sokaktan” ya da “dünyevî” tecrübe onu memnun eder.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (2) — Alexander Bogdanov

Türkçenin kaldırmadığı cümleler var. Terimlerden eminim ama gramerden emin olamıyorum. Elimden geldiği kadarını yaptım. Türkçesini okunaksız bulanlar İngilizcesini okuyabilirler.

IBF

(Giriş: 3.1)

2. Genelleyen Bilimlerde Tecrübenin Örgütlenimi

İlkel ve kafası karışık sistemlileştirmenin mümkün ve hayata-yeterli olması sadece o zamanlardaki örgütlenimsel tecrübenin yoksulluğundan dolayıdır. Daha elverişli ve kusursuz bağlama biçimlerinin yokluğuna rağmen, daha az ekonomik gruplanışı içinde yine de halk onu gerektiği kadar öğrenebiliyordu, özellikle de rahipler gibi toplumsal hayatın önderleri olarak kendilerini bu göreve adayanlar. Fakat daha geniş tecrübenin birikmesiyle birlikte önceki sistemlileştirme yöntemlerinin tatmin edici olmadıklarının ispatlanması kaçınılmazdı.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (1) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 2)

1. İlkel ve Dinsel Düşünüşte Örgütlenimsel Bakış Açısı

Evrensel örgütlenimsel bilim henüz olmamasına rağmen, bu bilimin temel bakış açısı insanlığın şafağında, konuşma ve düşünmenin başlangıcıyla doğmuştur.

İlk kelime-kavramlar [1] insanî emek eylemlerine müracaat etti, doğaldılar çünkü çaba veya emeğin sebep olduğu ünlemlere eşlik eden seslerdi. O çabanın yokluğunda tekrar-üretildiklerinde, çabanın niyetini, çağrısını ya da imgesini ifade ettiler. Demek ki onu anımsatan herşey onları kışkırttı. Mesela Hint-Avrupa dillerindeki kaynak kök “rhag” ya da “vrag”, “kırmak” anlamına gelir; Yunanca ς’ηγλνμσ (“kırmak”), Latince “frango” (aynı anlamda), Almanca “brechen”, veya Fransızca “rage” ve Rusça “Враг” (“düşman”), “развить” (“gelişmek”) ve “раз” (“bir zamanlar”) kelimeleri ve “раз”- fiil öneki, hepsi ondan türemiştir. Kaynakta bu kök muhtemelen bir darbe vurma anında dudaktan kaçan bir kükremeden ibaretti; ama sahneye getirilmesi sadece o eylem ya da o eylemin çağrısı süresince değil, onu andıran sayısız başka durumda da olabiliyordu: bir düşmanın görülmesi ya da onun üstüne düşünülmesinde, ya da darbe yapan bir silahın ya da neticelerinin, yani kırılmış, parçalanmış bir şeyin düşünülmesinde, vb. Bütün bu şeyler spontane [2] olarak aynı sesle adlandırıldı yahut işaretlendi: kelime-köklerinin kaynağındaki anlam belirsizliği, dallı budaklı ve tanımlı anlamlar taşıyan binlerce başka kelimenin gelişimine doğru bu köklerin her birisinin bir çıkış noktası olmasına yardım etti.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, bilim