Category Archives: çeviri

Yeni araştırmaya göre örümceğin ağı zihninin parçası — Bryan Nelson

12 Şubat 2020

spiderweb.jpg.653x0_q80_crop-smart

Bir yaratığın bedeni ‘dışındaki’ yapılar onun bilişsel aygıtının parçası olabilir mi? (Fotoğraf: Stephencdickson [CC 4.0 License]/Wiki Commons)

Örümcekler çoğu zaman bizim en uç savaş-ya-da-sıvış tepkilerimizi tetikler. Örümcek görünce kimisi bağırır, kimisi ezer. Daha iyi kalpli olanlarımız bile çoğu zaman örümceği yakalayıp tercihen evden uzak bir yere salmaya gerek duyarlar.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Psikanaliz ve BDT — Agnès Aflalo

(Psikanalizin Başarısız Suikasti kitabından bir kısım)

Psikanalizin bilişsel-davranışçı terapilerle (BDT) hiçbir ortak yanı yoktur.

Psikanalize göre semptom bir “bozukluk” değildir, duyulması gereken susturulmuş bir hakikattir. Semptom aynı zamanda acı çekmeye yol açan paradoksal bir tatmini de (keyfiyet, jouissance) içerir. Tedavi, kelimelerin taşıdığı keyfiyetin ağırlığını su yüzüne çıkaran diyalektik bir yordamdır. Kelimeler hakikati çevreler, özne bunun farkına varmaz. Semptomun bu iki yüzünü –dil ve keyfiyet– kavramak öznenin kendi öyküsünü okumasını ve onu yine kendine ait kılmasını sağlar. Sonra keyfiyetinin bir kısmını geride bırakabilir ve arta kalanından sorumlu olabilir, hayatının yaygın ahlaka uyumlanması gerekmez ama bu yüzden kuralsız da olmaz. Psikanalist, kendini analiz etmiştir, ve kendini bu düşlemsel keyfiyetten koparmıştır. Önyargıdan muaftır ve danışanın kendisine uyan özel sipariş tepkisini icat etmesini sağlayabilir.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Joker üzerine devam: Apolitik nihilizmden yeni bir sola ya da Trump neden bir Joker değil? — Slavoj Žižek

11 Kasım 2019

Türkçesi: Serap Güneş, Işık Barış Fidaner

Todd Phillips’in Joker’i gibi bir film yapmanın mümkün olduğu bir Hollywood’u ve filmi mega bir gişe rekortmeni yapan kamuoyunu takdir ederek başlamalı söze. Ancak, filmin popülerliğinin sebebi, üst-kurgusal boyutunda yatıyor: Batman hikayesinin karanlık başlangıcını anlatıyor, öyle bir başlangıç ki, Batman mitinin iş görebilmesi için görünmez kalmak zorunda. Joker’i Batman mitine bu referans olmadan, düşürüldüğü kurban durumundan kurtulmak için palyaço maskesini benimseyen bir çocuk olarak hayal etmeye çalışalım. Olmaz, bir başka gerçekçi dramdan ibaret kalır. Şunu da hatırlayın: Time Out, Joker’i “gerçek anlamda kâbus gibi bir geç kapitalizm vizyonu” olarak tanımladı ve onu “toplumsal korku filmi” kategorisine soktu. Bu, yakın zamana dek hayal edilemez bir şeydi: toplumsal sefaletin gerçekçi bir tasviri ile düşlenmiş dehşet şeklindeki birbirinden apayrı iki janrın bileşimi; elbette, ancak toplumsal gerçeklik dehşet kurgusu boyutlarına ulaştığında işe yarayan bir bileşim.[1]

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Greta Thunberg bir dahi değil – o bir havari — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek — 4 Ekim 2019 — spectator.us
Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Greta Thunberg son aylarda değişti; artık “kral çıplak” diyen naif ve masum kız değil, şimdi gülümseyen-saldırgan sivri dilli bir iblis. Ama basit ve tekrar eden mesajı aynı kaldı. Burada Kierkegaard’ın harika kısa metni “Deha ile Havari Arasındaki Fark Üzerine” anımsanmalı; oradaki tanımlamaya göre dahi “kendi içinde kendinden fazla” olan şeye, kendi ruhani cevherine ifade verebilen bireydir, havari ise “kendi içinde” önemsizdir: havari, kendini aşan kişisel olmayan bir hakikate tanıklık etmeye hayatını adayan kişinin formel işlevidir. O (Tanrı’nın lütfuyla) seçilmiş bir elçidir: Onu bu rolde vasıflı kılan hiçbir içsel özelliğe sahip değildir.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Biyolojik Cinsiyet Var mı Diyen Twitter Kullanıcısı Adama Açık Mektup — Jonah Mix

Jonah Mix
19 Nisan 2019
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Düzelti: Serap Güneş

Bir tren istasyonunda durduğunuzu hayal edin.

Karşı taraftan birinin raylara adım attığını görüyorsunuz. Dikkati dağılmış, başka bir yoldan gidemeyecek kadar meşgul, nereye gittiğini fark edemeyecek kadar telefonuna gömülmüş. Başınızı öbür yana çeviriyor ve trenin raylara çıkan adama hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız?

Cevap ortada umarım. Çığlık atarsınız. Bağırırsınız. Kollarınızı sallayıp olay çıkarırsınız. Yine de fark etmezse, telefonundan başını yine de kaldırmazsa, aşağı sıçrar ve adamı o rayların dışına kendiniz itersiniz. Belki gerçekte o kadar cesur değilsiniz. Ben o kadar cesur olduğumdan emin değilim. Ama en azından bunu yapacağınızı umarsınız, değil mi?

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Magdalen Berns, Kadınlar Arasında Bir Kahraman — Madeleine Kearns

magdalen-berns

Magdalen Berns (Nicole Jones)

4 Eylül 2019

Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Düzelti: Serap Güneş

Andrea Dworkin, yaşamının son yıllarında, (kusursuz değilse de güçlü bir düşünür olarak) gerçek feminizmin kadınların çıkarlarını geliştiren bir “siyasî pratik” olduğunu söylemişti:

…sevmediğiniz tüm kadınlar buna dahildir, yanında olmak istemediğiniz tüm kadınlar buna dahildir, eskiden en iyi arkadaşınız olan ve artık hiçbir ilginiz olmasını istemediğiniz tüm kadınlar buna dahildir.

Tek tek kadınların kim oldukları önemli değildir. Hepsi tecavüz karşısında, dövülme karşısında, çocukken ensest karşısında aynı ölçüde kırılgandır. Daha yoksul kadınlar fuhuş karşısında daha kırılgandır; fuhuş eşitlikçi toplumda kabul edilemez bir cinsel sömürü biçimidir; ve biz eşitlikçi toplum için kavga veririz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Transgender dogma naif ve Freud’la uyumsuzdur — Slavoj Žižek

iStock-955807442

30 Mayıs 2019

life.spectator.co.uk

Türkçesi: Işık Barış Fidaner, Serap Güneş

LGBT+ partizanları psikanalize eski moda deyip geçmeyi sevseler de, birçoğu temel Freudcu içgörülerin süregiden bastırılmasına tamamen katılırlar.* Psikanalizin bize öğrettiği bir şey varsa o da insan cinselliğinin içkin olarak sapkın olduğudur, sadomazoşist dönüşler ve iktidar oyunlarıyla sarılı olduğudur, orada hazzın acı ile ayrılmazca bağlandığıdır. Birçok LGBT+ ideologunda bulduğumuz fikir bu içgörünün tam tersidir, buna göre cinsellik ataerkil ya da ikici baskı ile bozulmazsa, hakikî benliklerimizin sahici ifadesinin mutlu bir alanına döner.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Peki ya başarırsak? — Slavoj Žižek

Kapitalizmin dışındaki ilk ‘özgürleştirilmiş alan’, kapitalist devletlerin zincirini ilk kez kıran iktidara geliş olarak Ekim Devrimi’nin yüzüncü yılını düşünürken çıkarılacak ders şudur: Onu hep iki uç arasındaki orta (dolaylayıcı) aşama olarak görmeliyiz: bir yanda kapitalist toplumun antinomik yapısı, ki Komünist hareket oradan çıkmıştır; öbür yanda Komünist devlet iktidarının bir o kadar antinomik olayları, ki Çin Kültür Devrimi’nin çıkmazına götürmüştür. İktidara geldikten sonra, yeni iktidar yeni toplumu örgütlemenin muazzam görevi ile karşılaşır. Ekim Devrimi’nin arifesinde Lenin ile Troçki arasında geçen konuşmayı hatırlayın: Lenin “Ya başaramazsak bize ne olacak?” dedi. Troçki yanıtladı: “Peki ya başarırsak ne olacak?”

Bugün, bu soruya kilitlenmiş haldeyiz.

Slavoj Zizek, Güpegündüz Hırsız Gibi, Giriş bölümü

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under çeviri

Bir Çayın Çaylığında Dört Söylem — Işık Barış Fidaner

download

Žižek’ten bildiğimiz gibi, özne ($), imleyenler zinciri (S2) karşısında Esas-İmleyen (S1) ile temsil edilir ve objet petit a bu imleme işleminin kalanıdır. Lacan’ın dört söylemi bu dört terim etrafında döner. Şimdi bu terimleri basit bir örnekle açıklayalım: bir çayın çaylığı.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Firar hatları — Gilles Deleuze, Félix Guattari

Katmanlaşıp –örgütlenip, imlenip, özneleşip– kalmak, olabilecek en kötü şey değildir; olabilecek en kötü şey katmanları çıldırmış yahut intiharvarî çöküşe sürüklemenizdir, bu da onları iyice ağırlaştırıp üzerimize çöktürür. Şöyle yapılmalıdır: Kendinizi bir katmana yerleştiriniz, sunduğu fırsatlarla deney yapınız, üzerinde avantajlı bir yer bulunuz, olası yersizleştirme hareketlerini ve mümkün firar hatlarını bulunuz, onları tecrübe ediniz, orada burada akış bağlaçları üretiniz, yoğunluk süremlerini bölüt bölüt deneyiniz, her seferinde küçük bir toprak parçası edininiz. Firar hatlarının özgürleştirilmesi, katmanlarla özenli bir ilişki içinde başarılır, bağlanmış akışların geçip firar etmesine sebep olunur, organsız beden için sürekli yoğunluklar öne çıkarılır. Bağla, devam et: bir “şema”, gene imleyip özneleştiren programlar değil.

Bin Yayla’dan alıntı. Sayfa 161. İngilizce çevirisinden çeviren: Işık Barış Fidaner, Banu Barış

Leave a comment

Filed under çeviri