Category Archives: şarkı

Yıldız Olma Zamanım — Robotech

Lynn Minmay’in en çok söylediği şarkı

Sahne ışığı parlar
Hissiyat çarpar
Kalbim ve canım size ait
Ve işte şarkı söylerim
Çalar tüm çanlar
Hayalim sonunda gerçekleşmiş

Sahne korkusu uzak dursun
Bugün benim büyük günüm
Yıldız olma zamanım geldi
Ve hissettiğim heyecan
Gerçekten gerçekdışı
Bunca yol aldığıma inanamıyorum
Yıldız olma zamanım geldi

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, şarkı

Amuro Ebediyen — Mobil Takım Gundam

Amuro, arkana bakma
Uzayın ötesinde parlayan o yıldız
Amuro, senin doğduğun yer orası

Çocukluk günlerini hatırlar mısın?
Tatlı bir sıcaklığa uyandığın o sabahları
Amuro! Arkana bakma, Amuro!
Bir adam gözyaşlarını göstermez asla, asla
Sadece yarına bakar, yarına bakar ebediyen…

Amuro, arkana bakma
Evrenin sonundaki akkor yıldız
Amuro, terk ettiğin memleketin
Unutma! Gençlik günlerinde verilen sözler
Gençliğinden alıp bu mutluluğu korur
Amuro! Arkana bakma, Amuro
Erkekler yalnızlıklarını saklar, saklar…

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, şarkı

Bilirsin — Bubblegum Crisis Tokyo 2040

Hey nasıl gidiyor Romeo-sama?
Eski modadır diyorlar sana…
Klon bebek aşkını akıllı tarzda verir.
“Sendeki DNA en iyisi, tam benim aradığım gibi.”
Şimdi bir simülasyon çalıştırmalıyız ki
Yüksek seviye ikinci nesil doğabilsin

Ateşlemek bin kat daha iyi
sanal tarzdan, sence de öyle değil mi?

Mantık anlamamızı sağlamaz, bilirsin,
Kalbimizin istediği şeyleri.
Kimse anlayamaz onları, bilirsin,
Gösterim yapmak gerekmez.
Önemli olan sahiden aşık olmak
seninle Jülyet gibi

Not… Düşündüm de,
Tanrı bu sene yok oldu
Bebeklerle haberleşme hiçbir yere götürmez
Ve bu arada bu kimlik kartı
ve 5 rakamlı barkodla
canının tabiatını bilebiliriz
Evet öyle. Hepsi yüksek teknoloji.

Huylandırabilir
çıplak tenimizin değmesi, sorun değil.

Mantık anlamamızı sağlamaz, bilirsin,
Kalbimizin istediği şeyleri.
Kimse anlayamaz onları, bilirsin,
Programlanmış hayaller bize gerekmez.
Dahi bilimciler ve çocuklar
aynı ışıltıyı taşır gözlerinde.
Tuhaf, değil mi?

Mantık anlamamızı sağlamaz, bilirsin,
Kalbimizin istediği şeyleri.
Kimse anlayamaz onları, bilirsin,
Gösterim yapmak gerekmez.
Önemli olan sahiden aşık olmak
seninle Jülyet gibi

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, şarkı

Sözler gerekmez bana — Escaflowne’nin Görüsü

Yani aşık olduğunda herkes bunca yalnız mı kalır?
Yani karanlıktan daha derin bu acıya mı sarılır?

Hepsi biz parlayalım diye
Biliyorum işte

Seni, seni seviyorum
Kalbimle sana doğru bakıyorum
Sana, sana inanıyorum
En soğuk gecede bile

Yani aşık olduklarında onların da mı sonu gelir?
Yani mavi gökten bile berrak o his terk mi edilir?

Mevsim değiştiren rüzgârlar
Sokakları katediyor
Ebediyen

Seni, seni seviyorum
Kalbimle sana doğru bakıyorum
Sana, sana inanıyorum
En soğuk gecede bile

Yarını bile kaybetsem
ve seni bile kaybetsem
parlamak isterim
olabildiğince gülümsemek

Seni şimdi gözyaşlarımla çağırıyorum
Söz verilmesi falan gerekmez bana
çünkü senin bana verdiğin
kıymetli güç var

Seni şimdi gözlerimle çağırıyorum
Söz verilmesi falan gerekmez bana
Sana şimdi gözlerimle uzanıyorum
En soğuk gecede bile

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Zalim Bir Meleğin Tezi — Yoko Takahashi

Neon Genesis Evangelion’un giriş şarkısı

Genç çocuk, zalim bir meleğin tezi gibi,
Hakkını ver, efsane ol…

Berrak mavi rüzgârlar
Kalbimin kapısına vursa da
Sen sadece gülümse, dosdoğru bana bakıp
Kaptırmış kendini özleme
Tutunacak bir şey isteyen
Masum gözlerin kaderden hiç daha haberi yok.

Ama bir gün fark edeceksin
O omuzlarının üstünde
Güçlü rüzgârlar sana rehberlik eder
Uzak geleceğine doğru

Zalim bir meleğin tezi
Bir gün pencereden uçacak
Eğer hatıraları aldattıysa
Taşkın yanan duygular
Gökyüzünü kollarına alıp
Genç çocuk, parla efsane gibi.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, şarkı

Bu Dünyanın Dışından

İster misin bir yıldızda takılmak
Eve kavanozda ayışıkları taşımak
Ve şimdikinden daha zengin olmak
Yoksa dünyaya mı gitmek istersin

Dünyalı yaratık olabildiğince yalındır
Senin benim gibi eşsiz biri değildir
Bedenleri bir sürü farklı şekildedir
Şempanze ve maymuna akrabaymış derler
Ama sen gene benim tavsiyemi dinlersen
Mutlu olabilirsin dünyada

Veya ister misin bir yıldızda takılmak
Eve kavanozda ayışıkları taşımak
Ve şimdikinden daha zengin olmak
Takılabilirsin bir yıldızda
Takılabilirsin bir yıldızda

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Swinging on a Star — Frank Sinatra

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Kaptan Gezegen

Toprak!
Ateş!
Rüzgâr!
Su!
Kalp!

Yürü gezegen!

Güçlerinizin bileşimiyle ben Kaptan Gezegen!

Kaptan Gezegen kahramanımız
Kirliliği sıfıra düşürecek
Güçlerimizin büyütülmüş hâli
Ve gezegen içindir mücadelesi

Kaptan Gezegen kahramanımız
Kirliliği sıfıra düşürecek
Parçalamasına yardım edelim
Yağmacı talancı kötü adamları

“Bunun hesabını vereceksin Kaptan Gezegen!”

Gezegencileriz biz
Sen de bizden olabilirsin
Çünkü gezegenimizi kurtarmak gerekir
Yağma ve talan yapmak değil
Kaptan Gezegen’in sözünü dinleyin:

“Güç sizde!”

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

They’ve organized the spring

Books we’d buried have blossomed
They’ve organized the spring
Outside of police offices
Darkblue green yellow
They’ve organized the spring

I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, Soner or Nergis?

Was it Karanfil, Nuray or Eren, my friend
They’ve organized the spring

Violets and basils in cipher
They’ve organized the spring
Distribute a communique in broad daylight
In the police chief’s garden
In his balcony, on his window, my friend
They’ve organized the spring

I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, Soner or Nergis?

Was it Karanfil, Nuray or Eren, my friend
They’ve organized the spring

They’ve entered the flower pots
They’ve wrapped the concretes
Their names’ve become a vine
Sculpting the universe with their glass fingers
They’ve organized the spring
Flurry in the country, in the hills, in the daisies
They’ve organized the spring

I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, İbo or Nergis?

Was it Hüseyin, Yusuf or Deniz, my friend
They’ve organized the spring

Was it Cevahir, Ulaş or Mahir, my friend
They’ve organized the spring

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Yeni Hayat — Depeche Mode

Ayakta durdum karanlık sokağa gelip
Ve izledim o adamın yabancı oluşunu
Sırf ışığı yakınca beni bildiğini düşünürsün
İşte oda aydınlandı, kırmızı tehlike

Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat

Başka bir yere geçişler olur
Zaman daha yavaş aksın diye
Özellikler kaynaşır, gölgen kırmızıdır
Gördüğüm bir film gibi, göster bana

Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat

Yüzün saklı ve menzilden çıktık
Bu yol da hiçbir yere götürmez ki
Kapıdaki yabancı önceden nasılsa öyle
Yani bu soru hiçbir yere yanıt vermez ki

Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat

Ayakta durdum karanlık sokağa gelip
Ve izledim o adamın yabancı oluşunu
Sırf ışığı yakınca beni bildiğini düşünürsün
İşte oda aydınlandı, kırmızı tehlike

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Bakım Mühendisi — Sandra Kerr

Bir Cuma gecesiydi, evlenmemizden birkaç yıl geçmişti
Benim koca işten geldiğinde, her zamanki gibi dedim ki:
“Çayın masanın üstünde, temiz giysini rafa koyacağım
Banyon birazdan hazır olur, gelip sırtını ovacağım”.
Beni pek nazikçe öpüp dedi ki “Söyleyeyim dümdüz —
Benim makinaya verdiğim hizmet senin eline su dökemez”.

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

Ondan sonra konuşmaya geçtik, nasıl hissettiğimi anlattım
Bir üretim bandı nizamıyla onu nasıl yürüttüğümü anlattım.
Çünkü neticede sağlayan benim, bu enerji kaynağını
(Oysa eksik etmez benim biftek yemeğime şakşakçılığını)
Onun üstündeki herşey pırıl pırıl çünkü ben bakar temizlerim
Sorsanız onun makine aletinden daha iyisini göremezmişim…

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

Çalışma şartlarımı bilseydiniz ağarırdı saçlarınız
Günde yirmidört saat çağrılabiliyorum işte anlarsınız.
Gerçi avantajları severim gece boyu çalıştığım zaman
Çünkü tatmin oluruz — en azından o olur bense kimi zaman.
Tam üretimi sürdürürsem bir iki tane çocuğum olur
İleride bir patrona harcayacak yeni emek gücü olur…

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

Hakikate uyanmaya başladım sonra: onu böyle düzgün tuttuğumdan
Patron iyi bir kazanç çıkarır hem benden hem de ondan
Bunu duyunca öfkelendi sağlam bir sendikalı olduğundan
İkimiz de sıkı çalışıp tek kişilik bir aylık aldığımızdan
Dedim ki “Yarı-zamanlı paketleme işi de yapıyorum unutma!
Üç kişiye çalışıyorum sevgilim, patronuma, patronuna ve SANA….

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

Biraz koyun gibi baktı ve dedi ki “Bugünden sonra
Arkadaşlarla bakalım ne yapabiliriz eşit aylıkla.
Bir ev kadını sendikası ister misin, nasıl olur aylık almak
Aşçı ve temizlikçi olarak, hemşire ve bakıcı olarak?”
Dedim ki, “Acele etme sevgilim, paylaşırsan evdeki angaryayı
Ben de vakit bulabilirim vermek için kendi savaşlarımı”.

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

Sık sık dinledim seni patronları indirmekten söz ederken
Bunu asla yapamazsın kardeşim BANA patronluk taslarken.
Kadınlar mücadeleye katılana kadar, evli, bekar, beyaz ve siyahlarla
Gözleri bağlanmış gibi savaşırsın, bir kolun da sırtında.
Ve mesaj karşıya ulaştı, nihayet o da farkına vardı ki
Kızkardeşlere iktidar vermek sınıfa iktidar vermek olmalı….

Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.

http://mudcat.org/thread.cfm?threadid=31147

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Şarkının akışını bilmiyorum aslında. Koro kısmının her kıtadan sonra tekrarlandığını tahmin ettim.

Şarkının melodisini de bilmiyorum çünkü müziğini bulamadım. Satılan bir CD’nin sayfası: “Warning: Women at work” http://www.rebelvoices.com/Wall2~1.htm

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı, şiir