Category Archives: şey

Sahte ve gerçek

Leave a comment

Filed under şey

Virtüel Mezarlık Denemesi

Ahmet Cemal
Doğan Yurdakul
Gaye Coşar
Giovanni Scognamillo
Okay Gönensin
Rekin Teksoy
Sait Maden
Suphi Nejat Ağırnaslı
Şirin Tekeli
Tahsin Yücel
Ülkü Tamer
Zeynep Bayramoğlu

Leave a comment

Filed under şey

Video Aktivizmde Kavramlar Sorunlar Uygulamalar kitabı çıktı…

Yeni Medya

 Screen Shot 2018-04-04 at 16.35.03

İçindekiler
Önsöz :İntikam, Zafer, Tanıklık, Boşluk, Gerçeklik Olarak Video ve Ondan Doğan Aktivizm – Aslı Telli Aydemir                                    
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Kuram, Etik ve Hukuk
Alternatif Medya ve Video Aktivizmi – Ahmet Taylan
Video Aktivizm ve Etik: Gerçeklik, Tanıklık, Bakış – Gülsüm Depeli
Dijital Bir Hak Mücadelesi Olarak Video Aktivizm ve Video Aktivistlerin Yaşadığı Hukuki Sorunlar – Faruk Çayır
Sosyal Ağlarda Video Aktivizm – Gülüm Şener
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Teknik ve Teyit
Video Aktivizminin Teknik Temelleri – Nihan Gider Işıkman
Görgü Tanığı Videoyu Doğrulamak: İnsan Hakları İhlalinin
Kamera Görüntüsü Nasıl Doğrulanır Witness / Çeviri: Derya Güçdemir
Etik İlkeler: İnsan Hakları Haberciliğinde ve Savunuculuğunda Görgü Tanığı Videolarını Kullanmak Witness / Çeviri: Derya Güçdemir
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Yerel ve Küresel Pratikler
Röportaj: Tanıklıktan Öz-KayıtaVideo Eylemcinin  Konumu: Karahaber ve Seyr-i Sokak Örnekleri Dr. Şirin Fulya Erensoy
Politik İtaatsizliğin…

View original post 1,442 more words

Leave a comment

Filed under şey

Placeless Things

“Yersiz Şeyler” isminin Google Translate çevirisinde birkaç yılda geçirdiği evrim şöyle:

1) Things Unwarranted

2) Good Things

3) Improved Things

4) Important Things

Google’ın “yersiz” sıfatını nasıl ve neden “iyi, iyileşmiş, önemli” diye yorumladığını bilmiyorum. Bu yorumun nasıl ve neden zamanla değiştiğini de bilmiyorum.

Ben kendim gerektikçe “Placeless Things” diye çeviriyorum.

IBF

Leave a comment

Filed under şey

Sosyal medya çağında otoriter kapitalizm – Christian Fuchs

Dünyadan Çeviri

maxpixel-freegreatpicture-com-america-trump-united-states-politics-president-1573999-e1515528972100

Otoriter milliyetçilik ve ırkçılık, Avusturya’nın Jörg Haider’inden ABD’nin Donald Trump’ına kadar ciddiye alınmak için fazla karikatür görünen insanların sunduğu eğlence kılığında anaakım siyasete girdi. Christian Fuchs, otoriter kapitalizmin zaman tünelinize nasıl sızdığını ve başarı kazandığını inceliyor.

1986-2000 arası Avusturya Özgürlük Partisi’nin lideri olan Jörg Haider, göçmen karşıtı sloganların, eğlence usulü siyasetin, genç ve dinamik bir çehreye sahip olmasının yanı sıra, muhaliflerle dalga geçmesinin ve espriler yapmasının yardımıyla partisinin oy oranını 1986’daki %9,7’den 1999’daki %26,9’a getirmişti. Kitlelerin ilgisini çekip satışları artırmak suretiyle hem medya Haider’e hem de Haider medyaya yardım ediyordu. Haider yeni sağın otoriter liderlerinin prototipiydi. Bugün artık hayatta değil (2008’de bir trafik kazasında öldü) ve sağ otoriterlik yeni bir evreye ulaştı. Ruth Wodak’ın ‘Haiderleşme’ dediği şey, hâkim siyasi model haline geldi.

View original post 912 more words

Leave a comment

Filed under şey

Go oyuncusu Hikaru (2001-2003)

78317l

Japonca adı: Hikaru no Go
Studio Pierrot

Oyunların anlam ve önemi üzerine uzun ve güzel bir çizgi dizi ararsanız Go oyuncusu Hikaru’yu izleyebilirsiniz.

Sıradan bir çocuk olan Hikaru, arkadaşıyla bir depoyu kurcalarken toz içinde eski bir Go tahtası bulur.

Hikaru silmeye çalıştığı Go tahtasının lekeli olduğunu görür. Ama arkadaşı o lekeyi göremez. Sonra Hikaru bir konuşma sesi duyar. Arkadaşı o sesi de duyamaz.

Bu ses bir hayalettir. Kadim ve usta bir Go oyuncusunun hayaleti, Sai gelmiştir. Bundan sonra hayatında Hikaru’ya eşlik edecektir.

Sai’nin verdiği cesaret ve destekle Hikaru iyi bir Go oyuncusu olur. Go salonlarında, Go turnuvasında, Go kulübünde arkadaşlar ve rakipler edinir. Profesyonel bir Go oyuncusu olmak için Go enstitüsünde çalışır. Enstitüdeki Go hocaları onun ilerleyişini ilgiyle takip ederler.

Yirmişer dakikalık toplam 75 bölüm. Her bölüm sonunda minik bir Go kursu da var.

YouTube’da İngilizce altyazılı izlenebiliyor. 1. Bölüm: https://www.youtube.com/watch?v=k6e03IDZ9a0

Türkçe altyazı dosyaları da var: http://www.turkcealtyazi.org/mov/0426711/hikaru-no-go.html

1 Comment

Filed under şey

Yaratıcı bir çokluk: Deleuze ve Guattari’nin felsefesi – Edward Thornton

Dünyadan Çeviri

header_essay-110153028

1969’da, Fransız yazının zirvesinde, radikal bir psikanalist tanınmış bir felsefeciyi aramaya çıktı. Üç saat boyunca güneye, orta Fransa’nın ormanları ve büyükbaş hayvan çiftlikleriyle bilinen bir bölgesi olan Limousin’e direksiyon salladıktan sonra, aradığı adamı evde yatağında, veremli ciğerini aldırdıktan sonra nekahette buldu.

Yüzsüz, sokulgan bir psikoterapist olan Félix Guattari, münzevi profesör Gilles Deleuze’ü böyle buldu. Hemen uyum sağladılar. İkili, ömür boyu dost olacaklar ve entelektüel işbirlikleri, günümüzün en kışkırtıcı felsefi polemiklerinden bazılarını üretecekti.

View original post 2,342 more words

Leave a comment

Filed under şey

Uyuklayan Prenses: Bilmediğim Ben’in Öyküsü (2017)

84071l

Yönetmen: Kenji Kamiyama
Japonca adı: Hirune Hime: Shiranai Watashi no Monogatari
İngilizce adı: Napping Princess: The Story of the Unknown Me

Genç kız Kokone, araba tamircisi babasının ona küçüklüğünden beri anlattığı masal dünyasını rüyasında görür.

Masalda o Ancien adında bir prensestir. Araba imalatı etrafında örgütlenmiş hayalî bir ülkenin kralının kızıdır.

Masaldaki prensesin büyülü bir dijital tableti vardır. Tableti kullanan prenses kralın ürettiği makinelere can verir. Bundan hoşlanmayan kral prensesi hapsetmiştir.

Kokone’nin araba tamircisi babasının da ona anlattığı masaldakine benzer, ekranı çatlamış bir tableti vardır.

Kokone her uyukladığında rüyasında prensesin masalı kaldığı yerden devam eder.

Kokone zamanla anlar ki gördüğü rüyalar gerçek hayattan o kadar da uzak değildir.

İyi seyirler.

Işık Barış Fidaner

Türkçe altyazısı henüz yok: http://www.turkcealtyazi.org/mov/5731132/hirune-hime-shiranai-watashi-no-monogatari.html

***

https://www.facebook.com/groups/285196264847327/permalink/1841831335850471/

1 Comment

Filed under şey

Zamanda Sıçrayan Kız (2006)

The_Girl_Who_Leapt_Through_Time_poster

Yönetmen: Mamoru Hosoda
Japonca adı: Toki o kakeru shôjo
İngilizce adı: The Girl Who Leapt Through Time

Buzdolabındaki bir pudingin beklenmedik tüketimi… Mevzubahis pudingin esas sahibi ve hikayenin kahramanı Makoto, pudingi yemiş bulunan kızkardeşini affetmeli mi? Pudingin eksilmesi kaçınılmaz bir olay mıydı, yani olan olmuş mu, başka türlü olabilir miydi? Önemli olan hangisi: Şu ya da bu kişi yemediğinde sonuçta o pudingin ister istemez eskiyip bozulacağı mı, her seferinde bir paket daha pudingin satın alınabilir olması mı, yoksa buzdolabındaki o pudingin yalnızca ve tam olarak bir defa yenecek olması mı?

Termodinamiğin ikinci kanununa göre ENTROPİ her zaman her yerde yükselir mi? Zaman hep ileriye doğru mu akar, bozulan şeyler bozulduklarıyla mı kalır, yoksa onları onarmak mümkün mü? Kazalarla gelen kargaşa kaçınılmaz mı? Zaman mı bize ait, biz mi ona aitiz? Biz mi zamanı harcarız, zaman mı bizi harcar? Zaman dönüşsüz bir yol mu?

Hikayenin kahramanı Makoto film afişindeki gibi hop diye sıçrayarak bu sorulara kendine özgü yanıtlar verir. Gizemli bir başkasının gayrıihtiyari yardımı ile Makoto’nun zamanda sıçrama macerası başlar. Maceraya eşlik etmek için çizgifilmi izleyiniz.

İyi seyirler.

Işık Barış Fidaner

İngilizce altyazılı olarak YouTube’dan izlenebiliyor: https://www.youtube.com/watch?v=dkFOmhUvQGc

Türkçe altyazı dosyaları da bulunabiliyor: http://www.turkcealtyazi.org/mov/0808506/toki-o-kakeru-shojo.html

***

https://www.facebook.com/groups/285196264847327/permalink/1841752629191675/

1 Comment

Filed under şey

Wikipedia’nın defterden silinmesi ve psikozdan çıkış — IBF

Sansüre karşı yürüyüşlerin düzenlendiği yıllardan Wikipedia’nın aylarca sansürlü kaldığı bugünkü noktaya nasıl gelindi? Bu konuda yazılar yazılıp derlense hoş olurdu.

Psikanalizde “foreclosure” diye bir kavram var. Almancası “Verwerfung”. Türkçe’ye daha önce “hesaptan düşme” diye çevrilmiş [*]. Bence “defterden silme” bu kavramı çok daha iyi karşılıyor.

Wikipedia’nın engellenme sebebi Türkiye hakkında yazılmış ‘istenmeyen’ bir içerikti. Yani ‘Türkiye’ Wikipedia’yı sansürleyerek “O bana öyle derse ben de onu defterden silerim” demiş oldu.

Lacan’a göre, “foreclosure / defterden silme” tutumu psikotik bir ruh hâline sebebiyet verir. Yani “defterden silen” kişi, gerçeklik duyusunu kaybeder, gerçeğe tekabül etmeyen daha başka bir dünyada yaşamaya başlar, aslında dünyasını kaybeder, dünyasız kalır.

Bu tutuma yabancı değiliz: “O öyle yaparsa ben de onu tanımam.” “O öyle diyorsa benim için o bitmiştir.” “O öyleyse benim gözümde öyle birisi yok.” vb. Sosyal medya sayesinde herkesin kendi sayfasında Administrator olmasıyla büyük artış gösteren davranışlar bunlar.

Peki bu psikozun çözümü nasıl olur? ‘Türkiye’ için çıkış noktası Wikipedia’yı muhatap alan herhangi bir söz olabilir. “Aptal Wikipedia!” “Pis Wikipedia!” “Kötü yürekli Wikipedia!” gibi herhangi bir hitap, psikotik ruh hâlinden çıkış noktası sağlayabilir (fakat mesela “Terörist Wikipedia!” “Türk düşmanı Wikipedia!” gibi defterden silen sözler çıkış sağlamaz).

Geniş resme bakılırsa şu görülür: Defterden silme tutumu, muhataplık müessesesini ortadan kaldırır. İnsanlar sürekli bir şeyleri defterden sildikçe, genel olarak muhatap bulamaz olurlar. Bu da sansüre temel oluşturan otosansür mekanizmasıdır.

Sosyal medyada kendi sayfasına Administrator olmayı öğrenen insanlar kendi ‘hayat’larını da aynı yollarla idare etmeye yöneldiler. Bu idare biçimi o ‘hayat’ları ‘dünyasız’ kıldı. Böylece küreli logosuyla Wikipedia, bilginin dünyası, o dünyasızlaşmış ‘hayat’ların dışına atılabildi.

Aslında çok ilginç bir tarihsel süreç yaşandı. Eminim anlatabilecek birileri vardır.

Işık Barış Fidaner

[*] Özgür Öğütcen’in aktardığı çeviri: “nörozlar bastırma aracılığıyla oluşurken, psikozlar hesaptan düşme aracılığıyla oluşmaktadır.” http://www.ercankesal.com/makaleler-sunumlar/orada-olmayan-sey/

Foreclosure:
http://nosubject.com/index.php?title=Foreclosure
http://www.wikizero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRm9yZWNsb3N1cmVfKHBzeWNob2FuYWx5c2lzKQ

Leave a comment

Filed under şey