Bata — derleme

AdsızSon versiyon: 6 Eylül 2021

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bata) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Doğa ve Bata

Aşk ile Meşk

Başka(sı)nın hayali ve Fallokristal

“Hudut namustur” sloganının asıl anlamı

Bir hesap bloklanıyor

Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır

Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim

Diğer derlemeler

落 : batım, düşüş

Leave a comment

Filed under kitap

Aşk ile Meşk — Işık Barış Fidaner

Aşk kavramındaki yoksunluğun aşk meşk sözünde silindiğini düşününce aşkın uzun zaman kovaladığı ve sonunda kavuştuğu eşinin meşk olduğu, böylece aşkla meşkin birlikte günlerini gün ettikleri düşünülebilir. Oysa bu hayal aşkla meşk arasındaki şiirsel kafiyenin yankısından ibarettir. Meşk aşkın eksiğini kapatmaz, onu tamamlamaz, onu mutlu sona ulaştırmaz, onu bitirmez veya başlatmaz. Bu kelimeler arasında bağlantı yoktur, kökleri de farklıdır, anlamları da farklıdır. Aşk meşk deyince sadece parmak şıklatır gibi aşk sesi yankılanmış olur. Aşk meşk, farklılaşan bir tekrarlamadır.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Bir Çocuk Dövülüyor — Slavoj Žižek

Freud “Bir Çocuk Dövülüyor” yazısında fantazi sahnesinin (“bir çocuk dövülüyor”) nihai formunun daha önce gelen iki evreyi öngerektirdiğini söyler. İlk, “sadistçe” evre “babam çocuğu (ağabeyimi, benim rakip ikizim olan birini) dövüyor”dur: ikincisi bunun “mazoşistçe” tersine çevrilmesidir: “Babam tarafından dövülüyorum”; fantazinin üçüncü ve nihai formu ise, “bir çocuk dövülüyor”un edilgin çatısı içinde özneyi de (kim dövüyor?) nesneyi de (hangi çocuk dövülüyor?) belirsizleştirir, nötrleştirir. Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Bir hesap bloklanıyor — Işık Barış Fidaner

AdsızBu yazıda Freud’un “Bir çocuk dövülüyor” formüllerini rehber alarak Sanal Ağalığın yaslandığı mazoşist düşlemi açığa çıkaracağız [1].

Sanal ağalığın mütemmim cüzü (tamamlayıcı bileşeni) grup adına insan bloklama davranışıdır [2]. Sanal ağalık kazanılmamış ve hak edilmemiş bir yetki olduğu için bu bloklama davranışının bir miktar haksızlık içerdiği kesindir. Ama haksızlığı tasvip etmeyip kaş çatmaktansa (ahlakçı üstbeni öne sürmektense) bu davranışla üretilen zevki anlamak daha önemlidir, özellikle de bloklayan sanal ağanın sadist zevkinden çok onun bu davranışına tanıklık eden diğer grup üyelerinde üretilen mazoşist zevki anlamak önemlidir. Böyle bir analiz, iptal kültürü, linç, günah keçisi gibi meselelerde de yol gösterici olacaktır [3].

Continue reading

7 Comments

Filed under şey

Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada hem kişi hem grup sayfalarının ayrılmaz bir unsuru olan bloklama, ilişkilerimize zemin aldığımız kamusallığı aşındırmak isteyen bozguncu trollerden kendimizi korumak için gerek duyduğumuz meşru bir güç sayılıyordu, fakat zamanla anlaşıldı ki:

1) Sosyal medya kaygan bir zemindir, kamusal yerine kamusalımsı sayılması daha isabetlidir.

2) Davranış ve silah olarak bloklamanın kabul görmesinin pratik sonucu, zaten kamusalımsı olan sosyal medyanın iyice özelleştirilmesi ve Admin-Ağa denebilecek feodalimsi kurumlaşmalara teslim edilmesidir.

Continue reading

9 Comments

Filed under şey

Rüyalar ve Çince üzerine — Sigmund Freud

Çok çok eski olmasına rağmen hala 400 milyon kişinin kullandığı bir dil ve yazı Çincedir. Çinceyi anladığımı düşünmeyin, Çinceyle ilgili biraz bilgi topladım çünkü rüyaların tanımsızlığı ile Çince arasında bir analoji bulmayı umdum, ve beklentim karşılıksız kalmadı. Çin dili bizde telaş yaratabilen tanımsızlık örnekleriyle doludur. Bilindiği gibi Çince bir dizi hece sesinden oluşur, bunlar ya tek başına ya da çiftler halinde telaffuz edilirler. Temel lehçelerden birinde bu seslerden 400 tane vardır. Fakat bu lehçenin kelime haznesi tahminen 4000 sözcükten oluştuğuna göre bu seslerin her birinin ortalama on farklı anlama gelmesi gerekir – bazı sesler daha az anlama gelir, bazı sesler daha çok anlama gelir. Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Gerçek her zaman yerindedir — Jacques Lacan

Bir şey nasıl yerinde olmaz, olmadığı bir yer nasıl onun yeri olur? Gerçeğin bakış açısına göre bu kesinlikle anlamsızdır. Gerçek olan her şey her zaman ve ister istemez yerindedir, ona müdahale edildiğinde dahi. Gerçeğin en başat özelliği kendi yerini ayakkabısının topuğunda taşımasıdır. Gerçeği istediğiniz kadar bozun, bedenlerimiz paramparça olsa bile, o parçalar yerlerinde olmayı sürdüreceklerdir, her parça kendi yerinde olacaktır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Öyle ya da böyle — Blondie

Öyle ya da böyle seni bulacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni kazanacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni göreceğim
Seni bulucam bulucam bulucam bulucam
Bir gün, belki haftaya
Seni bulacağım, seni bulacağım, bulacağım

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

“Hudut namustur” sloganının asıl anlamı — Işık Barış Fidaner

Mülteci sorunu ile gündeme gelen “Hudut namustur” sloganında sinsice gizlenen ideolojik tuzakların bir bir ortaya serilmesine karşı çıkacak halimiz yok ama bu sloganda nihai ifadesini bulan duygunun da gerçek ve haklı bir korku olduğu inkar edilmemeli.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Sağlıklı sağduyunun okullu mantığı horgörmesi üzerine — G. W. F. Hegel

Bilimin başlangıcını oluşturduğunu belirttiğimiz ve hem kendi başına hem de sahi bilginin koşulu olarak büyük değer taşıdığını kabul ettiğimiz şeyin – yani kavramların ve kavram uğraklarının genel olarak ele alınmasının, düşünce belirlenimlerinin başlangıçta malzemeden farklı olup ona sadece iliştirilen biçimler olarak ele alınmasının – mantığın nesnesi ve amacı olan sahiliğin edinilmesi konusundaki mündemiç yetersizliği çabucak ortaya çıkar. Zira bu kavramlar ve uğrakları, içerikten ayrık salt biçimler olarak, onları sonlulukla damgalayan ve kendi içinde sonsuz olan sahiliği tutmaya elverişsiz kılan bir belirlenim içine girerler. Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri